logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-23-2012
Saat: 06:43

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for yol
reklam alani
yazarYazar: ozde |

Su kaplumbağaları pet hayvanı olarak çok yaygın bir şekilde tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz insanları tarafından da beslenmektedir. Maalesef bakımları birçoğumuzun zannettiği kadar kolay ve basit değildir. Çoğu zaman yetersiz bakım koşulları sonucunda çeşitli sağlık problemleri ortaya çıkmaktadır.Ülkemizde bulunan ve evlerimizde baktığımız su kaplumbağaları genelde Kırmızı Yanaklı Su Kaplumbağası ya da Singapur Kaplumbağası olarak bilinen “Trachemys scripta elegans”dır. Her ne kadar Singapur Kaplumbağası olarak bilinse de anavatanları Kuzey Amerika’nın güney bölgeleri olan, Florida ve Meksika’dır. Kafalarının yan kısımlarında bulunan kırmızı veya turuncu renkte şeritler karakteristik özellikleridir.Ortalama 1,5 kg’lık bir ağırlığa ulaşırlar. Dişiler 35 cm, erkekleri ise 25 cm’e kadar bir uzunluğa ulaşabilir. Sağlıklı bir ‘kırmızı yanaklı’ kaplumbağa akvaryumda beslendiğinde 30 yıl gibi uzun bir ömre sahip olabilir. Bu sürede içerisinde yavaşça büyür ve gelişir. Yaşamının ilk yılında 5-7cm büyür. İkinci yılında ise 7-11cm bir uzunluğa ulaşır. Üç yaşa gelince erkek 8-12cm, dişi ise 9-15cm büyüklükte olur. Dördüncü yılında ise erkek 10-14cm, dişi ise 13-18cm uzunluğa ulaşır. Beş yaşında bir erkek kaplumbağa 13cm, dişi ise 17cm büyüklüktedir. Büyüme hızı doğru bakıma ve beslenmeye bağlıdır. Ancak belirttiğimiz bu gelişim değerleri beslenme, bakım koşulları ve güneş görme ile oldukça büyük farklılıklar gösterebilir. Erkek ve dişi su kaplumbağaları, genel olarak erkeklerin daha uzun pençelerinin olmasıyla ayrılır. Çiftleşme sırasında erkek kaplumbağanın dişiyi tutmasında ve çoğu kez çiftleşme öncesi kur davranışlarında da bu uzun tırnaklar önem taşır. Kaplumbağalarda dişiyle erkeği ayırt etmenin bir diğer yolu da, “plastron” adı verilen alt kabuğun yapısıdır. Dişilerde biraz daha düz yapılı olan plastron, erkeklerde hafif içbükey yapıdadır. Bu da, yine çiftleşme sırasında dişinin üst kabuğuna uyum sağlamak için gelişmiş bir özelliktir.Dişilerde kloaka kuyruk kökünde bulunurken erkeklerde daha uzaktadır ve erkeklerin kuyrukları dişilere göre daha kalındır.Bununla beraber kaplumbağalar 10-12 cm’e ulaşmadan, yani kaplumbağa ortalama 2 ila 4 yaşına gelene kadar cinsiyetini anlamanız oldukça güçtür.  Su Kalitesi: Su kaplumbağasının sağlıklı olması için kesinlikle en önemli kriterlerden biridir. Düşük su kalitesi, kabuk enfeksiyonlarına veya ölüme bile sebebiyet verebilir.Dibi boş bir havuz kullanabilirsiniz. Dibi çakıl havuz veya akvaryumların temizlenmesi zor olabileceği gibi, küçük taşların yutulması ciddi sağlık problemlerine neden olabilir (dekor için büyük taşlar koyabilirsiniz tercih sizin).Yapacağınız havuz veya akvaryum iyi bir filitrasyon sistemine sahip olmalıdır. Filtre türünü, sahip olduğunuz akvaryumun büyüklüğüne ve sahip olduğunuz kaplumbağa sayısına göre seçmelisiniz. Filtrenin içini düzenli olarak değiştirmeyi ve temizlemeyi unutmayın.İyi bir filitrasyona bile sahip olsanız düzenli olarak akvaryumun suyunu değiştirmeyi unutmayın. Eğer su kokmaya başlıyorsa suyunun değiştirilmeye ihtiyacı var demektir.Periyodik olarak akvaryum camlarını fırçalayıp yıkamalı ve iyice durulamalısınız. Böylece bakteri üremesini engellemiş olursunuz.
Su değişimlerinden sonra akvaryum suyunun ısınması ve ideal sıcaklığa ulaşması için beklemeli ve ondan sonra kaplumbağaları koymalısınız. Aksi taktirde ani sıcaklık değişimleri kaplumbağanıza zarar verebilir. Sıcaklık: Su sıcaklığı sabit tutulmalıdır. Su sıcaklığının uygun değerleri 24-27 dereceler arasındadır. Su sıcaklığını, standart bir akvaryum ısıtıcısı kullanarak sabit tutabilirsiniz. Fakat bir termometre koyarak sıcaklığı kontrol etmeyi unutmayın.Güneşlenme Bölgesi: Su seviyesinin üzerinde kuru bir alan yapmanız çok önemlidir. Bu alan bir çok tipte olabilir fakat kaplumbağanızın sudan üstüne çıkabileceği tipte olması gerekir. Yapacağınız bu bölgede, kaplumbağanız dinlenme ve güneşlenme ihtiyaçlarını karşılayacaktır, ki bu çok önemlidir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, su seviyesinin üstüne yapacağınız bölgenin, kaplumbağa üzerine çıkarken veya üzerindeyken yıkılıp devrilmemesidir. Bu bölgenin hava sıcaklığı dışarıya ve suya göre biraz daha sıcak olmalıdır (ortalama 27-29 dereceler arası).Işıklandırma: Doğal yaşam ortamlarındaki güneş ışınlarını taklit etmek için güneşlenme bölgesinde UV (ultraviyole) ışık kullanmalısınız (bu hayvanınızın daha iyi gelişmesini ve daha sağlıklı olmasını sağlar). Bölgenin ısıtma işlemini projektör lamba kullanarak yapabilirsiniz. Işıklandırma süresi ise ortalama 8-12 saat kadar olmalıdır.

Besinler:

Akvaryum Bitkileri

Marul, Kıvırcık Salata

Pişmiş Tatlı Patates, Brokoli

Muz, Çilek

Kavun, Karpuz

yazarYazar: ozde |

TEMİZLİK VE BAKIM 

    Uzun kürklü ırklar koli veya uzun tüylü alman Çobanı gibi köpekler günlük ve daha geniş zamanda yapılan bakıma ihtiyaç duyarlar.her gün ilk önce fırça ile taramaya başlayın daha sonra düz fırça ile ve son olarak geniş aralıklı tarak ile tarayarak kürkü temiz ve düzenli bir hale getirin.
* Kıvrık tüylü köpekler sert ve sıkışık dış kürk ile hassas alt kürke sahiptir.bu tip ırklar içinde günlük tarama ve fırçalama gereklidir.Ölü tüylerin tarak veya el ile alınırak yeni çıkan tüylere yol verilmesi gerekir.
* Kaniş ve terier gibi küçük kıvrık ve fazla dökülmeyen kürk tipi için fırçalamaya gerek yok diye düşünebilirsiniz. Yanlış yapmayın.Her ırktan köpek kürkün temiz ve düzgün görünmesi için düzenli fırçalanmaya ve bakıma ihtiyaç duyarlar. * İpeksi kürke sahip olan ırklar Yorkshire terrier veya Afgan tazısı gibi yine günlük fırçalanmaya ihtiyaç duymaktadırlar. Düz ve kaygan nitelikli bir fırça kullanınız, kürkü parlatmak için sık aralıklı fırçanızı ve son olarak da geniş aralıklı tarağınızı kullanınız.
* Son kürk tipi ise çok fazla taramaya ihtiyaç duymamaktadır. Bu ırklardan labrador günlük fırçalamaya ihtiyaç duyar iken diğer ırklar Boxer ve Dalmaçyalı ise elimize giydiğimiz lastik veya kauçuktan yapılmış fırçalar ile hızlı bir şekilde taranabilir.

KOLAYLIKLAR

 

* Köpeğinizi taramak ve banyo yapmak için sakin ve rahat zamanını seçiniz. Yürüyüşten sonra veya enerjisini harcadığı oyundan sonra daha sakin duracaktır.
* Rahat durmasını öğretmek için yanınızda sevdiği bisküvilerden bulundurun ve ödül olarak verin.
* Köpeğinizi bir masanın üzerinde (köpek ırkına bağlı) taramanız daha kolay olur. Masanın dengeli olduğundan ve kaymadığından emin olun.
* Köpeğiniz rahat durmuyor veya bakım yapmakta zorlanıyor iseniz yardım isteyin.
* Tararken vücudunu kontrol edin. Ur, şişlik, sivilce, çizik, kızarıklık, dokununca acıyan bir bölge ,kanama,iltihap,tüy dökülmesi,pire, kene ve yabancı cisimler gözünüze çarpıyor mu?

yazarYazar: ozde |

Tanım

Striknin Hindistan, Güneydoğu Asya ve kuzey Avusturalyada yetişen Kargabüken bitkisinin tohumlarından elde edilen bir alkaloid maddedir.

Suda çözünmeyen kristalize bir tozdur. En çok striknin sülfat tuzu şeklinde bulunur ve kullanılır.

Rat zehiri olarak kullanılan striknin özellikle sokakta yaşayan köpeklerin öldürülmesi amacıyla belediyelerin sık kullandığı bir zehirdir. Kediler de çok nadir görülmekle beraber, zehirlenmiş farelerin yenilmesi sonucu oluşabilir.
Gelişimi nasıldır?

Striknin, ağız yolu ile alındıktan sonra sindirim sisteminden emilimi ve vücutta yayılması çok hızlıdır. Vücutta herhangi bir dokuda birikmez ancak karaciğer ve böbrekte daha yüksek yoğunluğa erişebilir.

Zehirlenmenin gelişimine etki eden en önemli faktör alınan zehirin miktarıdır. Yüksek dozlarda alınması, midenin dolu veya boş olması da zehirin toksititesine etki eden faktörlerdir. Boş mide de emilim daha çabuk olacağından zehir etkisini kısa sürede gösterebilir.

Striknin, merkezi sinir sisteminde sinir hücreleri üzerine etki ederek omurilik ve beynin refleks uyarımlarında artışa ve bu nedenle çırpınmalara yol açar.

Özellikle solunum kaslarında şekillenen aşırı uyarım ve kasılmalar sonucu görülen solunum yetmezliği ölüm sebebidir.
Klinik belirtileri nelerdir?

Zehirin alınmasından kısa süre sonra klinik belirtileri görmek mümkündür. Klinik belirtiler alınan zehirin miktarı ile ilişkili olarak değişiklik gösterebilir. Çok az miktarda bir zehir alımı söz konusu ise gözlenebilen belirtiler huzursuzluk ve kas titremeleridir. İlerleyen zamanlarda titremeler sıklaşarak aralıklı kasılmalar, solunumun hızlanması ve boyun tutulmaları gibi belirtiler görülebilir.

Yüksek miktarda zehir alınması halinde titremeler ile başlayan, aralıklı nöbetler halinde gözlenen kasılma ve çırpınmalar karekteristiktir. Tüm kaslarda kasılma söz konusudur. Özellikle bacaklar ve boyun kasılmış halde yerde yatar. Kasılmalar arasında gevşeme dönemleri olabilir. Bu dönemlerde en hafif uyarıya karşı dahi refleks verir ve tekrar kasılabilir.

Kalp atım sayısında ve solunum sayısında artış, pupillalarda büyüme ve solunum güçlüğü de gözlenebilen belirgin bulgulardır.

Kaslardaki sertliğin artması, solunumun engellenmesi ve kanın oksijeni tutma kapasitesinin düşmesine bağlı olarak dokularda siyanoz şekillenebilir.

Kasılmaların sıklaşması ve şiddetinin artması, solunum güçlüğü ve siyanoz kötüye gidişi gösteren bulgulardır.
Sonuç

Oral yolla alındıktan sonra yaklaşık 16- 24 saat içinde vücuttan atılan stiriknin zehirlenmelerinde bu süre atlatıldığında yaşama şansı artabilir.

Ölüm solunum yetmezliği sonucu görüldüğünden zehirlenme durumunda ilk olarak solunumu rahatlatıcı önlemlerin alınması faydalıdır. Ancak bunun yanında zehirin vücuttan kısa sürede uzaklaştırılması da büyük önem taşımaktadır.

Kedilerde zehirin direk alımı nadir görülmekle birlikte öldürücü dozu aşması durumunda ölüme neden olabilir.

yazarYazar: ozde |

Sasalı ve Çevresinde Yoğunlaşan Trafik Rahatlatmasına Karşın Ahmet Piriştina Caddesi’nde Yetersiz Işıklandırma ve Aniden Çıkan Hayvan Sürüleri Nedeniyle Yol, Bir Yılda Araç Sürücüleri ve Bölge Sakinleri İçin Büyük Tehlikeye Dönüştü.

İZMİR Sasalı’da Doğal Yaşam Parkı ve Kuş Cenneti’ne ulaşımı sağlayan Ahmet Piriştina Caddesi, ışıklandırma eksikliği, yola aniden çıkan at, eşek, köpek, inek gibi hayvanlar ve aşırı sürat nedeniyle ölümle kazaların meydana geldiği en tehlikeli yollardan birine dönüştü. İzmirliler, son olarak bir lise öğrencisinin hayatını kaybettiği yolda Büyükşehir Belediyesi’nden bir an önce önlem almasını istedi.

Sinyalizasyonlar

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin kuzey bölgesinde cazibeyi arttırmak için Sasalı’ya Doğal Yaşam Parkı ve Piknik alanı projesini yaptı. Bu bölgeye artacak ilgiyi de dikkate alan Büyükşehir Belediyesi, gidiş-geliş olan 7.5 kilometrelik yolu iki gidiş-iki geliş olarak yeniden düzenledi. Yol boyunca yapılan kavşaklara sinyalizasyon sistemi yerleştirildi. Ahmet Piriştina Caddesi adı verilen yo, Aralık 2008’de Doğal Yaşam Parkı’yla aynı gün trafiğe açıldı.

Hayvanlar çıkıyor

Sasalı ve çevresinde yoğunlaşan trafiği rahatlatmasına karşın yol, bir yıl içinde araç sürücülerin ve bölge sakinleri için büyük bir tehlikeye dönüştü. Yol boyunca ışıklandırma olmaması, caddenin iki yanında reflektör bulunmaması, otlamaya bırakılan inek, koyun, at ve eşek, sokak köpekleri ve hatta yaban domuzu gibi hayvanların aniden araçların önüne çıkması ölümlü kazalara neden oldu. Sasalı ve çevresinde son yıllarda binlercesi yapılan lüks villalarda oturanlar için yol tehlike geçidine dönüştü.

Önlem alınsın

Yolu kullanan İzmirliler, Büyükşehir Belediyesi’nden bir an önce önlem almasını, öncelikle ışıklandırılmasını talep etti. Bölgedeki bir sitede yöneticilik yapan Kemal Kutlu, “Yol geceleri zifiri karanlık ve özellikle yabancı sürücüler güzergahı seçemiyor. Başıboş hayvanlar tehlike yaratıyor. Yağmurda yolda biriken su araçları savuruyor. Ölümlü kazalar gündeme geliyor ama güzergahta çok sayıda hasarlı ve yaralamalı kazalar da oluyor” dedi.   

ÖLÜMLÜ KAZALAR

Ahmet Piriştina Caddesi’nde 5 Haziran 2009 tarihinde Piknik Alanı kavşağında kırmızı ışık ihlali nedeniyle meydana gelen kazada servis minibüsü tankere çarptı. Kazada lise birinci sınıf öğrencisi Seniha Nur Demirtuğ yaşamını yitirdi, 11 kişi yaralandı.

Aynı cadde üzerinde 5 Mayıs’ta eşeğe çarpmamak için direksiyon kıran İlkay Karayalçın’ın aracı ağaca çarptı. Karayalçın yaşamını yitirdi.

Ocak 2010’da bu kez önlerine çıkan domuza çarpmamak isterken direksiyon hakimeyetini kaybeden araçta bulunan 17 yaşındaki Erkin Uçak yaşamını yitirdi. İki kişi yaralandı.

yazarYazar: admin |

4 Çoban Köpeğini Etle Zehirleyip Boğaları Çaldıİstanbul Yenibosna’dan çaldığı 34 TB 3196 plakalı kamyonet ile önceki akşam Çorlu’daki E.E.’ye ait hayvan çiftliğine gelen Mahmut T. içeriye yürüyerek girdi. Önce yanında getirdiği zehirli etleri çiftlikteki 4 çoban köpeğine atan Mahmut T., köpekler ölünce ahırdaki 7 boğayı kamyonete yükleyip kaçtı.

Sabah E.E’nin başvurusuyla yol kontrolleri yapan jandarma, Mahmut T.’yi hayvanlarla birlikte TEM otoyolu Çorlu gişesi yakınlarında yakaladı.

Mahmut T., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Çorlu Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Sayfa 5/2312345678910...Son »