

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-23-2012
Saat: 06:42
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde
Kediler arasında oldukça yüksek oranda bulaşıcı olan viral bir hastalıktır. Kedilerde , özellikle yavrularda ölüme yol açan virüs kusma, iştahsızlık ve çoğunlukla kanlı bir ishalle kendini belli eder. Tek korunma yöntemi aşılamadır.
Ülkemizde oldukça yaygın olan bu hastalık çok bulaşıcıdır. Yetişkin kediler için ölümcül bir tehlike taşımamakla birlikte yavru kedilerde ölümlere neden olabilir. Tek korunma yöntemi aşılamadır.
Kedilerde ağız ülserlerine neden olan hastalık bulaşıcıdır. Tek korunma yöntemi aşılamadır.
Adından da anlaşılabileceği gibi karma aşı, yukarda saydığımız hastalıklara karşı bağışıklık oluşturan maddeleri içermektedir. Hastalıklara karşı verilen bağışıklık sürelerinin yavrunun anneden aldığı maternal antikor seviyesine bağlı olarak değişiklikler gösterebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle karma aşı uygulamasına yavru 6-7 haftalık olduğunda başlanmalı, aşı 3-4 haftalık aralıklarla yavru 15-20 haftalık yaşa ulaşıncaya kadar tekrarlanmalıdır. Bu programla yavruların yaklaşık %95’inde güvenli bir bağışıklık oluşturulabilmektedir. Karma aşı yıllık olarak tekrar edilir.
Yazar: ozde
Hastalığın nedeni nedir?
Derinin epidermis yani yüzlek katının yangısı olarak bilinen ekzemanın oluşumunda derinin duyarlılığı önemli bir faktördür. Bazı literatürlere göre ekzama allerjik derinin yangısı olarak tanımlanmaktadır.
Ekzemanın oluşumunda allerjen maddelerin deriye içten veya dıştan olan etkisi söz konusudur.
Ekzemanın şekillenmesine neden olan bu etkenler
Endojen (iç) etkenler
Eksojen (dış) etkenler olarak tanımlanabilir.
Endojen etkenler; derinin duyarlı hale gelmesine neden olan, tek yölü beslenme, iç parazitler, sarılık, karaciğer ve böbrek hastalıkları, hormon yetersizlikleri ekzamaya yol açabilir.
Eksojen etkenler; deriyi etkileyerek duyarlı hale gelmesine neden olan kimyasal, mekanik ve paraziter nedenlerdir
Deride kir birikimi, yetersiz tarama gibi deride tahrişe neden olan durumlarda ekzama oluşabileceği gibi aşırı sıcak ve soğuk, yağ tabakasına ve deriye zarar veren kimyasal maddeler, aşırı kaşınmaya bağlı sürtünmeler de ekzama şekillenmesine neden olabilir
Ekzama oluşumunda etken olan ve en sık karşılaşılan eksojen etken ise uyuz ve pire gibi dış parazitlerdir.
Özellikle pire ısırıkları sonucuda görülen ve deride allerjik reaksiyon dolayısıyla hassasiyet oluşturan F.A.D (Flea Allergy Dermatitis-Pire Alerjisi) ekzama şekillenmesinde etkin bir rol oynar.
Hastalığın gelişimi nasıldır?
Yavaş bir gelişim gösteren hastalık akut ve kronik olarak gelişebilir. Kedilerde az görülen bir hastalıktır.
Etkene bağlı olarak başlangıçta deride oluşan hassasiyet nedeniyle kızarıklık ve ödem (erythem) şekillenir. Daha sonra papüller ve içleri sıvı dolu değişik büyüklükte olabilen veziküller oluşur. Veziküllerin patlaması sonucu bölgede sulu kırmızı bir alanın oluşması karekteristik bir görünümdür. Zamanla kuruma ve kabuklaşmalar görülür.
Tedavi edilemeyen akut olgular kronik bir hal alır.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Ekzemanın başlangıç evresinde kızarıklık, ödem ve kaşıntı görülebilecek en belirgin bulgudur. Çoğunlukla kaşıntıya bağlı olarak tüy dökülmeside görülebilir.
Veziküllerin şekillenmesi ve daha sonra patlaması ile deri nemli veya sulu bir görünüm kazanır. Hastalık ilerledikçe sulu ve kızarık alanlarda kurumalar ve kabuklanmalar oluşur. Elle yapılan muayenede bu lezyonlar küçük düğümcükler şeklinde hissedilebilir.
Genellikle baş bölgesinde, göz, kulak çevresi, ayaklar ve kuyruk kökünde şekillenen lezyonlar uzun tüylü kedilerde yaygın olarak vücudun her yerinde oluşabilir.
Kronikleşen durumlarda; deride kepeklenme, kaşıntı ve tüy dökülmeleri görülebilir. Ekzemanın tüm vücutta yaygın olarak şekillendiği şiddetli olaylarda huzursuzluk ve beden ısısında artış görülebileceği gibi, uzun tüylü kedilerde tüylerde keçeleşmeler de sıklıkla görülebilir.
Sonuç
Kedilerde az görülen bir durum olmasına karşın yaygın olarak şekillendiği durumlarda tedavi uzun sürebileceğinden korunma önemli bir faktördür. Bu amaçla özellikle uzun tüylü kedilerde günlük tüy bakımının düzenli olarak yapılması faydalıdır.
Yazar: ozde
Paratroid bezlerinin aşırı çalışması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Paratroid bezinin vücuttaki görevi calsium fosfor dengesinin düzenliliğini sağlamaktır.
Hastalığın oluşumundaki sebep ise paratroid bezlerinin, tümör veya herhangi bir sebepden dolayı gereğinden fazla üretim yapmasıdır.
Uyuşukluk ve halsizlik,
İştahsızlık,
Sık su içme ve sık işeme,
Romatizma benzeri bulgular,
Kemik yoğunluğunda azalma ve kolay kemik kırılması,
Pelvis ve omurgada normal olmayan gelişmeler,
Hastalık erken dönemlerde tespit edilebildiğinde tedavi komplikasyonsuz ve kolay bir şekilde elimine edilebilir.
Bu hastalıktaki amaç öncelikle kan kalsiyum seviyesinin düşürülmesidir. Özellikle yavrularda çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü calsiyum fosfor seviyesindeki dengesizlikler yavrunun gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir. Kalsiyum seviyesinin düşük olduğu durumlarda paratroid bezleri devreye girecek ve kemiklerden kalsiyum çekecektir. Bu durumda kemik yapısı zayıflayacak ve deformasyonlara yol açacaktır.
Bu hastalığa bağlı olarak oluşan deformasyonları düzeltmek çok zordur. Bu yüzden gıdaya bağlı olarak şekillenebilen sekunder hyperparathyroidizm’in önlenebilmesi için gıda düzenlenmesinin bilinçli yapılması gerekir.
Paratroid tümöründen kaynaklanan hyperparathyroidizm de yapılabilecek tek şey operasyondur. Ancak operasyon sonrası kalsiyum seviyesinde ortaya çıkan düşmeler hypoparathyroidizm için bir neden olabilir. Bu yüzden operasyon geçiren hastalarda kalsiyum seviyesi sık sık kontrol edilerek eksiklikler giderilmelidir.
Yazar: ozde
Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni virüstür. ( Retrovirüs )
Hastalık nasıl bulaşır?
Virüsün bulaşması genelde uzun süreli yakın temaslar sonucu olur. Virüs dezenfektanlar karşısında çok dirençsizdir.
Hastalık nasıl gelişir?
Genel olarak hastalık küçük yaşlarda bulaşır. Hastalık vücutta tümör oluşumlarına yol açar ve kedilerin kemik iliğini baskı altına alarak bağışıklık sistemlerinin çökmesine neden olur. Vücut savunması güçlü kedilerde hastalık korkusu fazla değildir. Ancak bağışıklık sistemi yeterince güçlü olmayanlar hastalığı alabilir ve bağışıklık sistemi iyice azaldığında hastalık kendisini gösterebilir.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Üreme bozuklukları
İdrar kaçırma
Alt çene kemiği lenf yumrularında lymphadenopati
Sekunder enfeksiyonlar nedeni ile immunosuppresion
Geri dönüşümsüz anemi
Loykosarcom oldukça sık olarak görülür.
Kemik iliğinde ciddi azalma
Nasıl önlem alabiliriz?
Aşılamaların zamanında ve düzenli olarak yapılması gerekir.
Hasta kedileri diğer enfeksiyonlardan, ısırık yaralarından ve solunum hastalıklarından korumak gerekir.
Bağışıklık sistemi zayıflamış kedileri inaktif aşılarla aşılamak gereklidir. Aksi halde aşının kendisi hastalığa neden olabilir.
Sık sık doktor kontrolünden geçirilmeleri gerekir. ( sistemik enfeksiyonlar yönünden )
Sonuç;
Hastalık çoğu kez yavru döneminde bulaşır. Ayrıca stres yavruların hastalığa yakalanma risklerini artırır. Bu yüzden yavruların aşılamaları bitmeden dışarı bırakılmaları sakıncalıdır. Hastalık genelde çok uzun süreli bir seyir izler. Hastalıktan ölüm sebebi bağışıklık sistemi zayıf olduğu için sekunder enfeksiyonlardır. Bu yüzden oluşabilecek tüm semptomlar gözlenerek hemen önlem alınmalıdır.
Yazar: ozde
Köpeğiniz patilerini sürekli olarak ve şiddetli bir şekilde yalıyorsa deri problemleri ile karşılaşabilirsiniz.
Sık rastlanan bu problem genellikle ön patilerin alt bölgelerinde ortaya çıkar. Köpeğin sürekli olarak bu bölgeyi şiddetli bir şekilde yalaması sonucunda önce buradaki tüyler dökülür, sonra deri kalınlaşmaya başlar. Yalamanın devam etmesiyle birlikte zaman içinde yaralar oluşabilir. Yaraların kaşınması ile yalama şiddetlenir, yalama artınca yaralar kötüleşir ve problem bir kısır döngü şeklinde devam eder.
Bu problem birçok köpek ırkında görülebilir ama Doberman, Pincher, Labrador Retriever, Golden Retriever, Great Dane, İrlanda Seteri, Alman Çoban Köpeği ve Boxer gibi büyük ırk köpeklerde çok daha sık ortaya çıkmaktadır.
Ayak bölgesini yalamaya bağlı deri problemleri eğer herhangi bir sağlık sorunundan kaynaklanmıyorsa, köpeğin o bölgeyi yalayarak kendini mutlu hissetmesini sağlayan ve yalama sırasında salgılanan endorfin hormonunun olduğu düşünülüyor. Endorfin hormonunun etkisiyle kendisini iyi ve mutlu hisseden köpek, ayaklarını yalama huyu edinebilir.
Ön ayaklarda görülen alerjiler, deri parazitleri, mantar enfeksiyonları, eklem problemleri, travmalar, ayağa batan küçük yabancı cisimler, tümörler ve bazı sinir sistemi hastalıkları da sürekli olarak köpeğin patilerini yalamasına ve aynı problemin ortaya çıkmasına neden olur. Sıkılma, stres ve ayrılık kaygısı gibi psikolojik sorunlar da sürekli yalama huyu ortaya çıkarabilir.
Deride oluşan problemlerin tedavisi ve bu huyun giderilmesi için mutlaka veteriner hekiminize danışmalısınız. Hastalığın tedavisinde en etkili yöntem, şiddetli yalamaya yol açan gerçek sebebin tedavi edilmesi. Elizabeth tasması gibi köpeğin ayaklarını yalamasını engelleyen yakalıklar ve köpeğin yalamasını engelleyen kötü tatlı spreyler köpeğin o bölgeyi yalamasını önleyerek rahatsızlığın artmasını engeller. Psikolojik kaynaklı ayak yalama problemlerinde veteriner hekiminizin vereceği bir anti-depresan kullanmanız gerekebilir.