

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-23-2012
Saat: 05:15
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde
Canlıların çevrelerindeki bütün olaylara ve değişikliklere tepki göstermelerinde en büyük rolü duyuları oynar. İnsan, köpek, fil gibi memelilerde beş temel duyu vardır; bunlar görme, koklama, dokunma, tatma ve işitme duyularıdır. Örneğin bir köpek adını işittiğinde dönüp bakar ya da kuyruğunu sallar. Bir bebek acı bir ilacın tadını aldığında yüzünü buruşturur. Hayvanat bahçesindeki bir fil elinizdeki çöreği görünce hortumunu uzatır. Parlak ışıkta gözbebeğinin büzülmesi, bacak bacak üstüne atmış bir insanın dizinin hemen altına vurulduğunda ayağının birdenbire ileri fırlaması da duyuların birer tepkisidir.
Daha basit yapılı canlıların duyuları bu kadar gelişmiş olmadığı için tepkileri de daha değişiktir. Örneğin bir solucana yüksek sesle bağırıp sıçramasını beklemek boşunadır, çünkü solucanın kulağı yoktur. Ama ona dokunursanız ya da karanlıkta üzerine ışık tutarsanız hemen büzülür.
Bitkilerin tepkileri genellikle çok daha yavaştır. Hemen her bitkinin kökü aşağıya, toprağın derinliklerindeki suya doğru, dalları ve sürgünleri ise yukarıya, yani ışığa doğru uzanır. Çiçeklerin çoğu geceleri bütün taçyap-raklarını kapatır. Bezelyenin ya da üzüm asmasının sülük denen sarılıcı uzantıları yakınındaki bir dala ya da sırığa değdiğinde bu desteğe dolanarak sarılır. Bataklıklarda yetişen güneşgülünün yapraklarındaki yapışkan tüycüklere bir böcek değdiği anda, bu tüycük-ler hemen üstüne kapanarak böceği hapseder.
Oysa cansız bir varlık, örneğin bir taş parçası dokunma, ışık ya da ses gibi dış etkilere hiçbir tepki göstermez. Bir çekiç vuruşuyla taşı parçalayıp biçimini değiştirebilirsiniz; ama taş bu vuruşun ardından, canlıların yaptığı gibi, dışarıdan gelecek yeni bir etkiyle yeniden değişmek üzere bir daha eski biçimine dönemez.
Cansız varlıklar arasında, canlıların gösterdiği tepkilere çok benzer şeyler yapabilen tek örnek belki de makinelerdir. Örneğin bir otomobilin marşına basıldığında motoru çalışır ve debriyaj pedalı ile vites kolu devreye sokulduğunda otomobil harekete geçer. Bazı makineler bir fabrikanın işleyişini otomatik olarak denetleyebilir; bir bilgisayar kendisine sunulan herhangi bir sorunu inceleyerek en uygun çözümü bulabilir.
Yazar: ozde
Evlerimizde hepimizin severek yetiştirdiği bazı bitkiler kediler için zehirli olabilmektedir. Kedinizin bu tür bitkileri kemirme veya yeme eğilimi varsa ona göre tedbirinizi almalısınız.
Kediler olağüstü cambazlardır. Genellikle evdeki kırılacak eşyaların arasında inanılmaz bir hız ve zerafetle yürürler fakat zarar vermezler. Ancak onların da ara sıra sakar olanlarına rastlanmaktadır. Eğer kediniz eşyalarınızı kırıp dökmeye başladıysa “sakar” olarak kabul edilebileceği için, değerli ve kırılabilir eşyalarınızı kapalı bir dolaba kaldırmanız faydalı olacaktır.
Hep kedi ile köpeğin düşman olduğu düşünülür. Aslında her ikiside doğuştan birbirine düşman değildirler. Bugün sokakta bir çok kedi ve köpek birlikte yaşamakta ve aynı yemeği paylaşmaktadır. Sadece ilk başta kedi, köpekle karşılaştığında içgüdüsel olarak korkabilir. Ancak köpekden bir zarar gelmiyeceğinden emin olduğunda o da dostca davranır.
Bugün bir çok evde kedi ve köpek birlikte yaşamaktadır. Kedi ve köpek evde birlikte yaşayacaksa ikisininde yavru olarak alınması en iyisidir. Eğer evde yetişkin bir köpek varsa, kedi seçimi yapılrken bilhassa yavru olmasına özen gösterimelidir.
Yazar: ozde
Yavru kedilerde tüy bakımı ve fırçalama çok önemlidir..Kediler yılda en az 2 kez tüylerini değiştirirler. Ancak bu ölü tüylerden sizin yardımınız olmadan kurtulmaları çok uzun zaman alabilir. Bu yüzden uygun bir fırça edinip (çoğu zaman uzun tüylüler için tel fırça, kısa tüylüler için eldiven fırçalar) onu fırçalamak tüylerinin çabuk yenilenmesi ve ona yardımcı olmak açısından gereklidir. Bu aynı zamanda evinize daha az tüy dökülmesi demektir.
Çoğu kedi fırçalanmaktan pek hoşlanmaz. Bu alışkanlığı kazanabilmesi için onu mümkün olduğu kadar erken yaşlarda fırçalamaya alıştırmalısınız. Fırçalamanın sabah akşam yapılması tüylerin daha sağlıklı ve canlı olmasını sağlayacaktır.
Her gün kedinizi fırçalarken aynı zamanda rutin kontrollerini yapmayı ihmal etmeyin. Kulaklarının içini, derisindeki değişiklikleri, gözlerini, dişlerini ve dişetlerini olabildiğince dikkatli bir şekilde kontrol edin. Olası problemler veya size yanlış gelen durumlarda mutlaka Veteriner hekiminize danışmayı ihmal etmeyin.
Yazar: ozde
Yaşamını yemek tabağı ile yatağı arasında geçiren bir kedi, zaman içinde can sıkıntısından ve aşırı kilolardan patlama aşamasına gelir. Şişko kedinizi zarif bir avcıya dönüştürmek için günde 15 dakikanızı ayırın.
Kıpırdayan her cisme tepki gösterdiği, her hareketinizi oyuna çevirdiği günler geride kaldı. Artık siz de eskisi gibi onunla oynamıyorsunuz. Tehlikelerden korumak için sokağa çıkartmıyorsunuz. Kedinizin yaşamı iyicene monotonlaştı. Uyku süreleri arttı. Mama kabıyla yatağı arasına sıkışan bir yaşam biçimi vücudunu deforme etmeye başladı. Kasları yumuşadı. Hareketleri hantallaştı. Giderek kilo alan kediniz, zaman içinde sağlığını etkileyecek şişkoluk sınırına gelip dayandı.
Kedinizin içindeki avcıyı uyandırmanın tam zamanı.
O eski oyun günlerine yeniden dönmeniz tahmininizden çok kolay olacak. Birazcık sabır, birkaç oyuncak, her gün ona ayırdığınız 15 dakika aranızdaki bağları kuvvetlendirecek.
Asabi bir kediye sahipseniz, öfkesini oyuna yöneltip onu yumuşatmanız hiç de imkansız değil.
Kedi nüfusu fazla olan evlerde, oyun ve egzersizler, sık sık birbiriyle dalaşan kediler arasındaki kavgalara son verecek. Kediniz hızla kilo kaybetmeye başlayacak. Kas yapısı güçlenecek. Kürkü güzelleşecek. Daha düzenli yemek yiyecek. Günlük temizliğini daha iyi bir şekilde yapacak. Kısacası, doğal yaşam ortamından koparılıp eve kapatılan kedi, oyunlar ve egzersizlerle uyanan avcı ruhu sayesinde normale dönecek.
Mama kabına bile üşengeç adımlarla giden şişko kedinizi öyle şıp diye harekete geçirebileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Yılların tembelliği üzerine çökmüş kedicik, gözünün önünde salladığınız oyuncağa miskin miskin bakıp, yeniden uykuya dalabilir.
Kedinizin dikkatini çekebilmek için, onun bir avcı, elinizdeki oyuncağın ise bir av olduğunu kabul edin. Dikkatini çekebilecek kadar uzak köşelerde, mesela yatağına yakın bir dolabın yanından, sopanın ya da ipin ucuna bağlanmış oyuncağı av gibi hareket ettirin. O tepki gösterdikçe, avını yavaş yavaş tırmanacağı, atlayacağı mekanlara, masanın üzerine, koltuğun arkalığına taşıyın. Püsküllü oyuncağının peşinden koşarken yaptığı sıçrama ve uzanmalar, zaman içinde kedinizde müthiş bir etki yaratacak. İmkanınız varsa ona, birden fazla yükseltisi olan kedi evi alın. Kedi evinin katlarına tırmanmak, ip ya da halı kaplanmış bölümlerinde tırnaklarını bilemek, omuz ve sırt kaslarını güçlendirecektir. Karton kutuları yan yana getirip, aralarında tüneller oluşturarak, kediniz için bir antrenman sahası hazırlayabilirsiniz.
Bu seanslar sırasında ping pong toplarını sakın unutmayın. Hızlı seken ping pong topları, kediniz için bulunmaz bir av olacak. Topların peşinden koşarken, kediniz çoktan yitirmeye başladığı hız ve dengesine yeniden kavuşacak.
Yazar: ozde
Kedilerde 230 adet kemik bulunur.İnsanlarda bulunan kemik sayısından 24 fazladır.
- Kedilerde köprücük kemiği yoktur.Bu sayede başının sığdığı her yere girebilir.
- Kedilerin işitme duyusu insanlarınkinden ve köpeklerinkinden hassastır.
- Kendi boyutlarındaki bütün memeliler arasında en büyük gözlere kediler sahiptir.
- Kedinin görüş acısı 185 derecedir.
- Kediler dakikada 20 ile 40 nefes alırlar.
- Kedinin normal vücut sıcaklığı 38.6 derecedir.
- Normal bir evcil kedi 49.6 km/h hızla koşabilir.
- Kendi yüksekliğinin 5 katı yüksekliğe sıçrayabilir.
- Mırıltı sesi çıkaran tek hayvan kedidir.
- Kediler bayanlarla daha iyi anlaşır. Çünkü bayanların sesi daha incedir.
- Çok eski dönemlerde mısırda kedi öldürmek ölümle cezalandırılırdı.
- Ortalama kedi ömrü 15 – 16 yıldır.
- Kediler memeliler içerisinde en fazla uyuyan canlılardır. Günde ortalama 16 saat uyurlar.
Kaynak : Kedi Bakımı – Mustafa Akay
Not : Felçli, otistik, tansiyon hastası, kalp hastası gibi çeşitli hastalıklara kedi okşamak iyi geliyormuş, hatta ismini hatırlayamayacağım İngiltere’de bir hastanenin demirbaş kedisi varmış, o kucak senin, bu kucak benim hastalara okşaması için veriyorlarmış, herkes ona “Doktor Felix” diyormuş, işin en komiği doktorlar bile “doktor felix” diyorlarmış! Kediler harikadır, olağanüstüdür. Kedileri sevmemek imkansızdır.