logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-23-2012
Saat: 04:57

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for kuru
reklam alani
yazarYazar: ozde |

A Vitamini Eksikliği Hastalığı Nedeni :

Başlıca nedenleri yeterince yeşil ot yedirilmemesi, kötü kaliteli kuru meralarda otlatma, yemlerin yüksek ısı, nem ve ışığa maruz kalmasıdır.

A vitamini eksikliği kışın kapalı ahır şartlarındaki sığırlarda ve özellikle dana ve buzağılarda daha çok görülür.

A Vitamini Eksikliği Hastalığı Belirtileri :

Başlangıçta gece körlüğü, daha sonraları gündüz körlüğü; kuru, kaba ve kepekli görünümde kıl örtüsü; kuru-kabuklu ve çatlamış tırnak yapısı, gelişmekte olanlarda büyümenin azalması ve yürümede koordinasyon bozukluğu, yetişkinlerde kilo kaybı ve yavru alamama problemleri ile seyreder.

A Vitamini Eksikliği Hastalığı Tedavi Yoları/ Sağaltım :

Hayvanlara yeşil ot yedirilmeli ve yemler uygun şartlarda işleme tabi tutulup saklanmalıdır. A vitamininin günlük asgari alınması gereken miktarı 40 IU/kg’dır. Bu miktar 60-80 IU/kg düzeyinde ve hatta gebelik, süt verimi gibi durumlarda bu düzeyin de %50 fazlası sağlanmalıdır.

İki ay ara ile 3000-6000 IU/kg dozunda A vitamininin adele içi uygulamaları yeterli olmaktadır.
tarimziraat

yazarYazar: ozde |

Temel Özellikleri
Günüüzde avikültürde yaygın olarak bulunan kırmızı önlü kakariki bir zamanlar vatanı olan Yeni Zelenda’da yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Bunun üzerine, Yeni Zelenda Hükümeti avikültüristlerle beraber bir üreme programı uyguladı ve başarılı oldu.

1953 yılında 103 olan kakariki nüfusu, 1964 yılında 2500′e ulaştı. O zamandan beri üretilen kakarikiler vahşi hayatla tekrar tanıştırıldı.

Beslenme ve Barınma
Muhabbet kuşu yemi, meyve ve yeşil gısa önerilir. Bazen un kurtlarını da yer, bunu özellikle yavru yetiştirirken yapar.

Dayanıklıdır, kuşhanede barındırılabilir. Zemini kuru ve temiz tutmaya özen gösterilmelidir, çünkü tıpkı tavuklar gibi yerleri eşelediklerinden bağırsak kurtlarına karşı hassasiyet gösterebilirler.

Üremeleri
çok az paraket kakarikilerden daha üretkendir. Kuluçkalarında dokuz kadar yumurta olması doğaldır. Genç kuşlara uygun şartlar sağlanmalıdır, çünkü çiftler yılda iki kez yuvalar.

Eğer mümkünse, fazla üreme zayıflatacağından, dişilerin bir sezonda iki kezden fazla yavrulamasını önlemek gerekir. Bu paraketlerin tarçın ve benekli dahil birçok renk mutasyonu geliştirilmiştir.

çeşitler
Sarı alınlı kakarikiler (Cyanoramphus Auriceps) avikültürde kırmızı alınlılara göre daha az yaygındır, fakat ihtiyaçları çok benzerdir, gerçi diğerleri kadar yerde o kadar çok vakit geçirmezler.

Kırmızı önlü kakarikilerde, dişiler erkek kuşlara belirgin olarak daha küçüktür, bu çiftlerin kolay bir şekilde fark edilmesini sağlar.

Diğer Adları: Cyanoramphus Novaezelandiae
Ortalama Boy: 28 cm

Ortalama Ömür: 6 yıl

Cinsiyet: Dişiler erkeklerden daha küçüktür.

Üreme: Kuluçka 19 gün sürer, tüylenme 42 gün sonra olur.

Genç Kuşlar: Başta kırmızı tüy azdır, kuyruk tüyleri daha kısadır.

Ayırt Edici Özellikleri: Baş: Baştaki kırmızı işaretler bu türleri belli eder, gerçi genç kuşlarda daha azdır. Tüyler: Vücut rengi birincil olarak koyu yeşildir. Ayaklar: Kakarikilerde kuşhanenin ağında aşağı yukarı koşma alışkanlığı vardır.

Kaynak : evcilkuslar

yazarYazar: ozde |

Temel Özellikleri
Bengal ispinozunun kökeni tam bir bilinmezdir. Vahşi hayatta bu kuş görülmez. Asırlar önce çin’de çizgili mannikin (Lonchura Striata) ve diğer benzer türlerden seçilen çapraz çiftleştirmelerden ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kayıtlar, bu kuşun 16. yüzyılda Japonya çevresinde var olduğunu ve iki saf beyaz bengal ispinozunun Londra hayvant bahçesinde sergilendiği 1860 yılında da batıda ilk kez görüldüğünü gösteriyor.

Daha sonra 1871′de ilk çukolata rengi Bengal ispinozunun açık kahverengi ve daha beyaz formları da izleyerek, doğudan Almanya’ya geldiğini görüyoruz. Günümüzde beğenilen bu kuşlar, dünyada halen mevcuttur. Gouldian ispinozları gibi Avustralya çim ispinozları da güvenilir bir ebebeyn olmadıklarından Bengal ispinozları bunların yavrularına ebebeynlik yaparlar. Bunun için çok değerlidir. özellikle Kuzey Amerika’da Bengal ispinozu cennet kuşu olarak bilinir.

Beslenme ve Barınma
Bengal ispinozu standart yabancı ispinoz yemi karışımı ve yeşil gıdaların verilmesini tavsiye ederiz. Doğada, olağan şartlarda dayanaklı ve sosyal bir kuştur, dolayısıyla diğer daha küçük ispinoz ve mumgagalarla beraber dış kuşhanelerde yaşayabilir.

Üremeleri
Ne zaman bir çift çiftleşmeye hazır gözükürse, onlara kuru ot, yosun veya hazır malzemelerden uygun bir yuvalama yeri temin edin. Bengal ispinozunu, diğer mannikinlerden uzak tutunuz aksi takdirde karışık üreme oluşabilir.

Diğer Adları: Lonchura Domestica
Ortalama Boy: 10 cm

Ortalama Ömür: 5 yıl

Cinsiyet: Bilimsel tespit gerekir, erkekler öter.

Üreme: Kuluçka 12 gün sürer, tüylenme 21 gün sonra olur.

Genç Kuşlar: Tüyleri ve alt kısımları erişkinlere göre daha mattır.

Ayırt Edici Özellikleri: Tüyler: Bu kuşun rengi kestanedir, çikolata en koyu rengidir. Benekler: Kuştan kuşa değişmekle birlikte, belli bir modeli yoktur. Kuyruk: Erkek kuyruk tüylerini üreme gösterilerinde yelpazeler.

.tarimziraat

yazarYazar: ozde |

Temel Özellikleri
Ara türlerinin en küçüğüdür, hahn arası gerçekte aralardan daha çok konurlara benzer, dikkat çekici yanı, gözü çevreleyen ve gagaya uzanan genişçe çıplak deridir. Bu aynı zamanda, gerçek kimlikleri hakkında şüpheye yer bırakmaz.

Beslenme ve Barınma
Bu kuşları çeşitlü meyvalarla ve uygun büyüklükte parçalara ayrılmış sebzelerle güçlendirilmiş papağan karışımı verilebilir. Kuru ve ıslak akdarı döküntülerine düşkündürler, eğer sezonuysa nardan da hoşlanırlar.

Bu kuşları, sağlam ahşap yapılı kuşhanerlerde barındırabilirsiniz, fakat ahşap yapı kuvvetli gaga darbelerinden korunmalıdır. Yıl boyunca follukta kalırlar, üremiyorlarken bile çiftler geceleri bunlara tünerler. Oldukça dayanıklıdırlar, fakat soğukta kuşhanenin açık bölümlerinde kalmalarına izin verilmemelidir, çünkü bacakları donabilir.

Üremeleri
Doğada sosyal olan kuşlardan iki çift, kuşhanede eğer yerleri uygun genişlikte ise başarıyla üreyebilirler. Yine de, saldırganlık emareleri gösterip göstermedikleri, özellikle ilk tanıştrılma esnasında gözlemlenmelidir.

Sağlam bir folluk ile çiftler bir üreme sezonunda birden fazla kez kuluçkadan yavru yetiştirirler. İlk yavruları, kendi başlarına beslenebilecek zamana geldiklerinde, vakit geçirmeden yuvadan alırsanız ve ebeveynler ilk neslin kuşhanede problemsizce yaşadıklarını bilirlerse tekrar yuvalayabilirler.

Her kuluçkadan dört yumurta beklenebilir, yani hahn araları yakın akrabalarına göre daha üretkendir.

Diğer Adları: Ara Nobilis
Ortalama Boy: 32.5 cm

Ortalama Ömür: 20 yıl

Cinsiyet: Bilimsel tespit gerekir.

Üreme: Kuluçka 25 gün sürer, tüylenme 55 gün sonra olur.

Genç Kuşlar: Tüyleri erişkinlerden daha mattır, başlarında biraz mavi tüy vardır. Yavrular tüylendiğinde biraz kırmızı tüy olur, gerçi bazen olmayabilir de.

Ayırt Edici Özellikleri: Gaga: Gaga bu alt türlerde siyahtır, fakat asil ara olarak bilinen alt türde sadece ucu siyah olmak üzere kahverengidir. Baş: Erkekler dişilerden daha yuvarlak ve daha iri başları vardır. Yüz: Yüzdeki belirgin çıplak deri alanı tüm araların ortak özelliğidir. Yüz genellikle beyazdır. Tüyler: Tünediklerinde tüyün çoğu yeşil olur, fakat kanat altındaki alan kırmızıdır.

Kaynak : evcilkusl

yazarYazar: ozde |

Hastalık Tanımı :
Erginler 5 – 6 mm uzunlukta olup kahverenginden griye kadar değişen renklerdedir. Baş küçük, petek gözlerden başlayarak uzamış ve hortum şeklini almıştır. Antenler dirsekli ve ucu topuzludur. Kanatlar bitişik dururken, bitişme hattında arkaya doğru daralan koyu renkli bir bant görünümü vardır.

İlk bırakıldığında saydam, limon sarısı, açık sarı renkte olan yumurtalar ovaldir. 0.4 – 0.6 mm boyundadır. Açılıma yakın renk koyulaşır.

Larvalar yeşil renkli ve baş siyahtır. Larva bacaksız olup sırtında uzunlamasına beyaz bir çizgi bulunur. Olgun larva 7-10 mm uzunluktadır.

Toprak yüzeyindeki bitki artıkları, bitki dal ve yaprakları, yabancı otlar üzerinde ördüğü kokonlar içindeki pupa serbest pupa tipinde olup, ortalama 5.0 mm boyundadır.

Yonca hortumlu böceği kışı, ergin halde, yonca tarlalarında veya kenarlarında bitki artıkları bitki kökleri civarında, toprak yarık ve çatlaklarında geçirir. İklime bağlı olarak mart ayının ikinci yarısından itibaren erginler tarlada »örülmeye başlar. Yumurtalarını bitki fonolojisi ile ilgili olarak başlangıçta kuru saplar içinde, yeşil gövdelere, yaprak sapının bitki gövdesi ile birleştiği yerlere, yaprak saplarına ve sürgün uçlarına açtıkları delikten içeriye 1-29 adet olarak bırakırlar. Bir dişi ortalama 1100 yumurta bırakır. Yumurtalar 2 – 3 haftada açılır. Larvalar 2 – 3 gün sap içinde beslendikten sonra yaprak ve tepe tomurcuklarına dağılırlar. İlk 2 larva dönemini tomurcuk içlerinde beslenerek geçirirler, üçüncü ve dördüncü larva dönemlerinde bitki üzerinde açıkta beslenirler. Tarlada kokon içindeki ilk pupaların görülmesi mayıs ayı ortalarına rastlar.

Yeni erginler yaz sıcaklıkları başına kadar beslenir. Daha sonra yazlamaya çekilirler. Sonbaharda tekrar hareketlenerek tarlalarda görülürler. Havaların soğumaya başlaması ile kışlamak üzere toprağa girerler. Yılda bir döl verirler.

 

Yaşayış :
Ergin zararı, larva zararına göre daha az olup, erginler genellikle yaprağın orta damarı hariç yan damarları, yaprak ayasını ve sürgün uçlarını yerler.

Larva zararı önemlidir. İlk iki dönem larvalar sürgün uçları ve yaprak koltukları arasında beslenirler. Tomurcuk ve sürgün ucu yediklerinden bitki gelişmesi yavaşlar. Son iki dönem larva yaprakları dıştan kemirerek yer, sadece orta damar veya yan damarlar kalır.

Larva zararı daima bitkilerin üst kısımlarından başlar, aşağıya doğru devam eder. Asıl zarar birinci biçime kadar olan zamandadır. Larva yoğunluğu fazla ise zarar gören yaprakların kuruması sonucu tarla boz, gümüşi bir görünüm kazanır. Sulama imkanı kısıtlı ve az biçimde yapılan yerlerde ekonomik önemi büyüktür. Türkiye’de bütün bölgelerde zararlı olmaktadır.

 

Kültürel Önlemler :
Kuvvetli ve sık yonca yetiştirmek

Böyle tarlalarda güneş ışıkları toprağa ulaşmadığından larva gelişimi yavaşlamaktadır.
Biçimden önce sulama

Sulama, tarla sıcaklığını bir kaç gün azaltmaktadır. Bu nedenle l hafta önce sulama ve biçimden 7-10 gün sonrasına kadar su vermemek ile toprak yüzeyine dökülen larvaların direkt, güneş ışığının etkisinde kalmaları ve büyük oranda ölmeleri sağlanmış olur.
Erken biçim

Yonca hortumlu böceği birinci biçime kadar olan mahsule zarar verir. Bu nedenle biçimi 10-15 gün evvel yapmak etken bir yoldur.
Hasat

Biçimi yapılan yoncaların tarladan hemen kaldırılarak bir başka yerde kurutulmaya bırakılmasının faydası büyüktür. Böylece kuruyan yoncaları terk eden larvalar beslenecek konukçu bulamazlar.

 

Kimyasal Mücadele :
Yeterli yoğunluğun olduğu alanla da tüm yoncalığın mütecanis bir şekilde ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.

 

İlaçlama Zamanı :
İklim şartlarına bağlı olarak ilk biçimden 10 – 20 gün önce m^’de 25 larva veya ergin bulunduğunda mücadeleye başlamak lazımdır. Bölgeden bölgeye ve yıldan yıla değişmekle birlikte nisan başından 15 mayıs’a kadar olan devrede kimyasal mücadele yapılmalıdır. Bu esnada bitki 15-30 cm boyundadır..tarimziraat

Sayfa 5/1312345678910...Son »