logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:45

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for kist
reklam alani
yazarYazar: admin |

Hydatidosis (Cystic echinococcosis), erişkin şekli başta köpekler olmak üzere çeşitli etçillerin ince bağırsaklarında yaşayan Echinococcus türlerine ait larva şekillerinin insan ve hayvanlarda oluşturduğu zoonotik bir hastalıktır.

Bu hastalık hakkında ilk bilgiler, Hippokrat’ın sığır ve domuzlarda gördüğü hidatik kist keselerini “su kesesi” olarak tanımlaması ile başlamıştır. Hippokrat, karaciğerde gördüğü bu keseler hakkında “eğer bu su keseleri karaciğeri tamamen kaplarsa hasta ölür” demiştir.

Daha sonra 1695 yılında Hartman, köpeklerde E.granulosus’un erişkinini tanımlamış, 1852 yılında da Von Siebold, larvaları köpeğe yedirerek erişkin paraziti elde etmiştir. 1951 yılında Rausch ve Schiller E.multilocularis’in ayrı bir tür olduğunu ortaya koymuşlardır. 1963 yılında Diesing tarafından E.oligarthrus, 1972 yılında da Rausch ve Bernstein tarafından E.vogeli türleri tanımlanmıştır.

Günümüze kadar Echinococcus cinsine bağlı en az 15 türün varlığı bildirilmiştir. Ancak daha sonra bunlardan çoğunun geçersiz veya birbirinin sinonimi olduğu anlaşılmıştır.

Bugün Echinococcus cinsinde E.granulosus, E.multilocularis, E.vogeli ve E. oligarthrus olmak üzere 4 farklı tür bulunmaktadır.

TÜRLER
E.granulosus E.multilocularis E.vogeli E.oligarthrus
Boy (mm) 2-7 1.2 – 4.5 3.9-5.9 1.9-2.9
Halka sayısı 3 – 4 2 – 6 3 3
Testis sayısı 32 – 68 14 –35 50 – 67 15 – 46
Testis dağılımı Genital deliğin ön ve arka tarafında Genital deliğin arka tarafında Genital deliğin ön tarafında Genital deliğin arka tarafında
Genital delik yeri Halka arka yarısında Halka ön yarısında Halka arka yarısında Halka ön yarısında
Uterus şekli Dallı Dalsız Dalsız Dalsız
Ovaryum şekli Böbrek şeklinde Üzüm salkımı gibi At nalı gibi
Çengel sayısı 34 – 38 14 –34 28 –36 26 – 40
Çengel büyüklüğü (mikron) B: 31 – 49K: 22 – 39 B: 20 – 21K: 25 – 35 B: 49 – 57K: 30 – 47 B: 28 – 45K: 43 – 60
Yumurta sayısı 200 – 800 250 – 400
Sonkonak Köpek ve diğer karnivorlar Tilki, kedi, köpekDiğer karnivorlar Köpek Puma, jaguar, yabani kedi
Arakonak Omnivorlar, karnivorlar, insan Kemiriciler, insan Kemiriciler, insan Kemiriciler
Larva formu Uniloküler Multiloküler Polikistik Polikistik

Ancak gerek erişkin parazitlerin DNA yapılarındaki farklılıklara, gerekse ara konaklardaki farklı kist oluşumlarına bakılarak E.granulosus türünün:

A) E.g.granulosus (kanide – koyun, insan vs.)

B) E.g.equinus (kanide – at vs.)

C) E.g.canadensis (kanide – yabani çift tırnaklı ve insan)

D) E.g.borealis (kanide – servide ve insan) olmak üzere 4 alt türünün;

E.multilocularis türünün ise,

A) E.m.multilocularis

B) E.m.sibiricensis olmak üzere 2 alt türünün bulunduğu bildirilmiştir.

Türkiye’de hem insanlarda, hem de hayvanlarda hidatidozdan (cystic echinococcosis) sorumlu asıl tür E.granulosus’dur.

E.multilocularis ülkemizde hayvanlarda çok nadir görülmekte olup, şimdiye kadar bir tilkide erginine, bir mandada da larvasına rastlanmıştır. İnsanlarda bu türden ileri gelen alveoler (multilokuler) hidatidoz olayları daha çok Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri’nden bildirilmiştir.

Bazı araştırıcılar birbirine çok benzemesi nedeniyle E.granulosus’un multikistik (multiveziküler) larva formlarının çoğu kez alveoler kistlerle karıştırıldığını ve E.multilocularis larvası olarak bildirildiğini kaydetmişlerdir.

Echinococcus granulosus’un gelişiminde kırsal ve ormansal olmak üzere iki biyolojik çember vardır. Kırsal çember köpek ile başta koyun olmak üzere keçi, sığır, domuz, at gibi çeşitli evcil hayvanlar ve insanlar arasında; Ormansal çember ise kurt, çakal, tilki gibi yabani etçiller ile geyik, karaca gibi yabani ruminantlar arasında seyreder. İnsan ve hayvan sağlığı açısından daha çok kırsal çember önem taşır. Çünkü insan ve hayvanlar için esas bulaşma kaynağı köpekler, köpekler için ise bulaşma kaynağı kist hidatikli kasaplık hayvanlardır.

Tablo 1. Türkiye’de köpeklerde E.granulosus’un yaygınlığı

Yıl

Araştırıcı

Yer

Enfeksiyon %

1924

İ.H.Çelebi

Ankara

0.32

1957

Yaşarol

İstanbul

0.58

1959

Mimioğlu ve ark.

Ankara

4

1963

Merdivenci

İstanbul

22.7

1969

Selçuklu

Konya

59.2

1977

Güralp ve ark.

Elazığ

18.09

1981-1982

Doğanay

Ankara

44

1981-1982

Taşan

Elazığ

4

1987-1989

Tınar ve ark.

Bursa

36

1989

Üner

İzmir

5.5

1990

Saygı ve ark.

Sivas

16

1990

Zeybek –Tokay

Ankara

54.5

1993

Ekinci ve ark.

Kayseri

24

1995-1997

Umur -Arslan

Kars

40.05

· E.granulosus’un köpeklerdeki yayılışı %0.32–59.2 arasında değişen oranlarda bildirilmiştir.

Tablo 2. Türkiye’de kasaplık hayvanlarda kist hidatiğin yaygınlığı

Yıl Yer Hayvan Türü Enfeksiyon % si
1956 Ankara,İ stanbul,İzmir, Mersin, Adana sığır, koyun 50
1956-1957 Erzurum, KarsAğrı sığırkoyun 25-9015
1957 İstanbul sığırkoyun 47.442.3
1961 ErzurumAnkaraÇorlu koyunkoyunkoyunkeçi 30.79.432.40.9
1966-1968 AnkaraİstanbulKonya, Erzurm sığırkoyunkeçi 30.517.719.25
1967 Değişik yöreler koyunkeçi 15.717.2
1971-1972 Tüm EBK kombinaları sığır, mandakoyun, keçi 11.2414.76
1973 Antalya keçi 7.84
1975-1976 Türkiye geneli sığırmandakoyunkeçideveat, eşek 2.83.73.92.011.72.1
1987-1988 Van sığırkoyunkeçi 19.432.94.5
1990 Ankara koyunkeçisığırmanda 42.411.831.841.1
1992 Kars koyunsığır 48.3526.5
1992 Konya koyunkeçisığır 51.8929.2611.20

· Hidatidozun evcil kasaplık hayvanlardaki yayılışı ise %1–90 arasında değişen oranlarda bildirilmiştir.

Maliyet

Kist hidatiğin çiftlik hayvanlarında neden olduğu ekonomik kayıpların şekli şu başlıklar altında özetlenebilir.

1. Et, süt ve yapağının kalite ve miktar olarak azalması, doğum oranının düşmesi

2. Büyümenin geçikmesi3. Başta karaçiğer ve akçiğer olmak üzere yenilebilir organların imhası 4. Enfekte organ ve ölmüş hayvanların imha masrafı5.Enfekte hayvan ve organların ihracatının yasak olması ve buna bağlı dolaylı ekonomik kayıplar.Enfekte koyunlarda yaklaşık %7-10 oranında süt verimi kaybı, %5-20 oranında karkas ağırlığı kaybı, %10-40 oranında yapağı verimi kaybı oluştuğu ve enfekte koyunlardan doğan kuzuların doğum ağırlığının enfekte olmayanlardan doğanlara göre %20-30 oranında daha az olduğu belirlenmiştir.

Hidatidoza Karşı Mücadele ve Korunma Yolları

Bir taraftan halk sağlığını ciddi olarak tehdit eden hidatidoz, diğer yandan da koyun, keçi, sığır gibi kasaplık hayvanlarda et, süt, yapağı ve döl veriminin azalmasına, ayrıca başta karaciğer ve akciğer olmak üzere kistli organların imhasına ve vücut direncinin kırılarak diğer hastalıklara yakalanma riskinin artmasına neden olarak ülke ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir.

Hastalığın giderek daha büyük sağlık ve ekonomik sorun haline gelmemesi için ivedilikle eradike edilmesi gerekmektedir.

Hidatidozla savaş ve korunma yöntemlerini;

1. Köpeklere yönelik önlemler 2. Eğitim çalışmaları 3. Örgütlenme

olarak üç ana başlık altında toplayabiliriz.

1. KÖPEKLERE YÖNELİK ÖNLEMLER

Hidatidozla mücadelede en önemli nokta parazitin biyolojik çemberinin kırılmasıdır. Bu da ancak E.granulosus’un başlıca son konağı olan ve insanlarla bir arada bulunan köpeklerin kontrol altına alınması ile mümkündür. Bunun için aşağıdaki önlemler alınmalıdır.

a) Köpek sayısı ve hareketinin kontrolü

Tüm köpekler kaydedilmeli ve kayıtlı olduğuna dair tasma taşımalıdır. Bu işlemleri yaptırmayan hayvan sahiplerine ciddi cezalar uygulanmalıdır.

Sahipsiz başıboş dolaşan köpekler belirli alanlarda (Köpek koruma merkezlerinde) toplanarak mutlaka kontrol altına alınmalıdır. Buralarda sağlık kontrolünden geçirilen ve tedavi edilen köpekler isteyen vatandaşlara ücretsiz olarak verilmelidir.

İl ve İlçelerde kısırlaştırma birimleri kurularak köpeklerin aşırı üremelerine engel olunmalı, bu işlem veteriner hekimler tarafından ücretsiz olarak yapılmalıdır.

Köpeklerin, insanların toplu olarak bir arada bulunduğu okul, oyun bahçesi, park, alışveriş merkezi, toplu taşıma aracı gibi yerlere girmeleri mümkün olduğunca engellenmelidir.

b) Köpeklerin parazitlerden arındırılması

Ergin parazitleri elimine etmek için köpekler, periyodik olarak her yıl en az 4 kez (Üçer ay ara ile) uygun bir antelmentikle ilaçlanmalıdır. İlaç verildikten (6–8 saat) sonra köpeklerin çıkardıkları dışkılar toplanarak gömülmeli yada yakılmalıdır. Bu işlemler mutlaka bir veteriner hekim gözetiminde yapılmalıdır. İlaçlama köy ve kasaba gibi kırsal alanlarda, hatta yeterli mali kaynak sağlanabilirse şehirlerde ücretsiz yapılmalıdır.

Bu ilaçlamalar yasal olarak zorunlu hale getirilmeli ve köpek sahiplerine istenildiğinde göstermeleri için ilaçlamaların yapıldığına dair karne verilmelidir.

c)Köpeklerin yeni enfeksiyonlardan korunması

Mezbahalar mümkün olduğu kadar yerleşim yerlerine uzakta kurulmalı ve çevresi köpeklerin ve diğer etçillerin giremeyeceği şekilde duvar yada tel örgü ile çevrilmelidir.

Kesimler mutlaka veteriner hekim denetiminde yapılmalı, kaçak kesimler önlenmeli ve kaçak kesim yapanlara caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

Kesim sonrası kalan kistli organ atıkları yakma fırınlarında imha edilmelidir. Yakma fırını olmayan mezbahalarda ise kist hidatikli organlar köpek ve diğer etçillerin ulaşamayacağı 4-5 metre derinlikteki çukurlara gömülmelidir.

Köpeklerin beslenmesinde mümkün olduğunca çiğ et veya sakatattan kaçınılmalı, eğer verilecekse pişirildikten sonra yedirilmelidir.

2. EĞİTİM

Diğer tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi hidatidozla savaşta da halkın, sosyoekonomik durumunun iyileştirilmesi ve toplum sağlığı konusunda bilinçlendirilmesi büyük önem taşır. Hastalığın ciddiyeti ve sosyoekonomik boyutları halka anlatılmadan ve yeterli destek alınmadan hiç bir kontrol programı yürütülemez.

Bunun için; Radyo, televizyon gibi kitle iletişim araçları ile sürekli olarak halkın anlayacağı düzeyde hastalığın önemi, bulaşma ve korunma yolları anlatılmalıdır.

Kahve, gazino, çay bahçesi gibi halkın toplu olarak bulunduğu yerlere hastalıkla ilgili eğitici bilgiler içeren afişler asılmalıdır.

Özellikle kurban bayramlarında kurban kesecek vatandaşlar, kist hidatikli organları köpeklere yedirmemeleri, çevreye atmamaları, bunları derince açılmış çukurlara gömmeleri konusunda her türlü iletişim aracı ile uyarılmalıdır.

Okullarda çocukların anlayacağı şekilde hastalıkla ilgili bilgiler çarpıcı yönleriyle verilmeli, çocukların sahipsiz köpeklerle oynamalarına izin verilmemelidir.

Başta kasaplar ve hayvan yetiştiricileri olmak üzere toplum, köpeklere kistli et ve sakatat yedirmemeleri konusunda uyarılmalıdır.

Kişisel hijyenik tedbirlerin alınması konusunda halk aydınlatılmalıdır.

3. ERADİKASYON PROGRAMI İÇİN ÖRGÜTLENME

Yukarıda bahsedilen mücadele ve korunma yöntemlerinin ciddi olarak hayata geçirilip hastalığın eradike edilebilmesi ancak iyi bir organizasyonla mümkündür.

Bu amaçla Üniversitelerin Tıp ve Veteriner fakültelerindeki konunun uzmanı kişiler öncülüğünde; Tarım Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Belediyeler ve konuyla ilgili çeşitli meslek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan bir Hidatidoz Eradikasyon Programı Kurulu oluşturulmalıdır. Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Dünya Tarım ve Gıda Teşkilatı (FAO) gibi uluslar arası kuruluşlardan eradikasyon prpgram için destek sağlanmalıdır.

Sayfa 4/41234