

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:39
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde
Doğmasal , edinsel ve çevresel çeşitli faktörlerin etkisiyle erkek kedilerin dölleme yeteneğinin olmaması durumuna kısırlık denilir.
Erkek kedilerde kısırlığın oluşumun da,
Genetik nedenler
Hastalıklar
Anomaliler
Beslenme ve yaş gibi çevresel faktörler rol oynar.
Erkek kedilerde; kötü şartlar veya alışık olmadığı ortam gibi psikolojik nedenlerle çiftleşme isteğinin olmaması en sık görülen faktördür.
Seksüel isteksizliğin nedenleri genel olarak fiziki ve psikolojiktir. Bu nedenle olumsuz şartlar düzeltildiğinde ve hormon tedavileri ile kolaylıkla giderilebilir ve kalıcı bir infertilite şekillenmez.
Çiftleşme yeteneğinin olmamasının nedenleri de genellikle edinsel nedenlerdir ve kalıcı bir infertilite söz konusu değildir. Erkek de çiftleşme isteği olmasına karşın ağrıya neden olan penis yarası veya aşırı kilo gibi nedenlere bağlı olarak çiftleşmekten sakınabilir. Sebepler giderildiğinde yavru alınabilir.
İnfertilite nedenleri arasında spermin dölleme yeteneğinin olmaması tespiti en güç olan faktördür.
Çünkü erkekte çiftleşme isteği ve çiftleşme var olduğu halde spermin dölleme yeteneğinin olmaması , az sperm üretimi veya hiç sperm üretilmemesi gibi bir nedenden dolayı bir kısırlık söz konusu olabilir. Bu nedenlerin oluşumunda erkek genital organlarında özellikle de testislerde kalıcıda olabilen fonksiyonel bozukluklar söz konusu olduğundan oluşan kısırlığın giderilmesi mümkün olmayabilir.
Erkeklerde kalıcı kısırlığın şekillenmesinde en etkin olan neden anomalilerdir. Çoğunlukla doğmasal olarak şekillenirler ve hemen hemen geri dönüşümleri imkansızdır.
Kriptorşidizm anomali olarak şekillenir ve ancak tek taraflı şekillendiği durumlarda yavru alınabilir.
Ancak testislerin hiç olmaması, gelişmemesi veya sonradan atrofiye olması, doğuştan tek testis olması, kanalların yapışık veya dar olması, sperm üretiminin olmaması gibi doğmasal veya edinsel nedenlere bağlı olarak gelişen anomaliler de genellikle yavru almak mümkün değildir.
Ayrıca ender görülmekle beraber hermaphroditismus (çift cinsiyet) olaylarında kalıcı bir infertilite şekillenebilir.
Anomalilerde genellikle çiftleşme isteği ve çiftleşme vardır ancak yavru almak pek mümkün değildir.
Yetersiz beslenme ve buna bağlı olarak gelişen zayıflık gibi bir metabolik yetersizlik libidonun düşük olmasına neden olur. Ayrıca beslenmenin sperm üretimi ve miktarı üzerine direk etkisi vardır. Özellikle protein ve fosfor yönünden zayıf gıdalarla beslenen erkeklerde sperm üretimi düşüktür.
Yaşlanma ile vücudun genel olarak tüm fonksiyonlarında görülen azalma üreme yeteneğinde de düşmeye neden olur. Endokrin bezlerin faliyetindeki azalmalar, testesteron salgılanmasındaki azalmalar ve yaşlanma ile artan eklem hastalıkları fertilitenin azalmasına neden olabilir.
Juen Pet Bilgi Portalı
Yazar: ozde
Kedinizde yaşlanma ile oluşabilecek fizyolojik farklılıkları bilmeniz bu konularda gerekli önlemleri alarak onun yaşam sürecenin uzun ve sağlıklı olmasına olanak sağlayacaktır. Yaşlanan kedinin gereksinimleri yaşına bağlı olarak değişecektir. Artık daha farklı bir beslenme şekline geçilmeli artan ve azalan ihtiyaçları gözetilmelidir.
Yaşlı bir kediniz varsa düzenli diş kontrollerini ihmal etmemelisiniz. Zamanla azalan diş sayısı daha yumuşak gıdalara geçişi zorunlu kılacaktır.Unutulmamalıdırki beslenme ağız ile başlar. Hücresel yaşlanmalar deri ve tüy yapısındaki değişimlerle kolayca gözlemlenebilir. Deri elastikiyetini kaybeder ve tüyler matlaşarak cansızlaşır. Bu nedenle hücre yaşlanmalarını geciktirmek amacı ile C, E vitamini ve Taurin ilaveleri faydalı olacaktır. Özellikle C vitamini iştah artırıcı ve üriner asitleştirici etkisi olduğundan yaşlılık döneminde kullanımı faydalı olacaktır.
Yaşlı kedilerde böbrek problemleri genç kedilere oranla daha fazla görülür. Ayrıca kalsiyum oksalat ve struvit taşlarına karşı aşırı duyarlılık daha fazla olacağından gıdasındaki fosfor miktarına dikkat edilmeli ve fosfor oranı daha düşük gıdalarla beslemelidir.
Yaşlanma ile birlikte hareketliliği azalan kedinizin yediği miktara dikkat ederek aşırı kilo almasını önlemeniz, eklem hastalıkları, kalp ve damar sistemi hastalıkları gibi pekçok metabolik hastalığın önlenmesi açısından önemlidir.
Yaşlanmanın doğal sonucu olarak görülen metabolik değişimler zamanla immun sistem üzerinde de etkin olacaktır. Hastalıklara karşı vücudun direnci azalabileceği gibi ilaçların da vücut tarafından değerlendirilebilme oranı düşecektir. Bu durumda hastalıklara karşı duyarlılık ve geç iyileşme gibi sorunları beraberinde getirecektir. Yaşlı kedilerin dengeli bir şekilde beslenmesi gerekli olan temel gıdaların alınması vücut direncini ve yaşam kalitesini artıracaktır.
Yaşlanma ile birlikte solunum sistemide etkilenir. Soluk alışlar sıklaşır ve bu durum özellikle böbrek yetmezliği olan yaşlı kedilerde özelliklede sıcak havalarda dehidrasyona neden olabilir. Bu nedenle kedinizin önünde bol ve temiz su kabını sürekli bulundurmanız faydalı olacaktır.
Böbrek fonksiyonlarının azalmasına bağlı olarak protein oranı düşük gıdaları tercih ederek filtrasyon oranı yavaşlamış olan böbreklerin yükünü azaltmak gerekmektedir. Bu nedenle kolay sindirilebilir protein içeren gıdalar tercih edilmelidir. Yağlar enerji kaynağı olması ve yağda eriyebilen vitaminlerin kolay alınmasını sağlaması yönünden gıdalarında yeterli düzeyde bulunmalıdır. Karbonhidrat oranının yüksek olması yaşlı kedilerde şişmanlık ve şeker hastalığını artırıcı etki yapabileceğinden gereğinden fazla Karbonhidrat gıdalarda bulunmamalıdır.
Yaşlılıkla birlikte bağırsak hareketlerinin de yavaşlaması konstipasyonlara ve diğer sindirim sistemi problemerine neden olabilir. Bu nedenle lif oranı daha yüksek olan gıdalara ağırlık verilmelidir. Yaşlılıkla beraber kedinizde çevresel değişimlere adaptasyon yeteneğinde azalma, kemik yapısında dejenerasyonlar, görme ve işitme kaybı gibi pek çok fonksiyonel bozukluklar gelişebilir. Dengeli ve düzenli bir beslenme ile, yaşlılığın doğal sonucu olarak gelişen bir çok bozukluğu önlemek ve geciktirmek mümkün olabilir.
Böylesine özen isteyen bir dönemde gereken özel mamalar piyasada profesyonel firmalar tarafından kedi sahiplerine “Senior” mamalar olarak sunulmaktadır. Pek çok firmanın çok değişik lezzetlerde sunduğu bu mamalar kedinizin bu dönemde yaşam kalitesinin daha yüksek olmasını sağlayacaktır.
Juen Pet Bilgi Portalı
Yazar: ozde
Özellikle kedi beslenmesi söz konusu olduğunda daha dikkatli olmak bir zorunluluk halini almaktadır. Çünkü kediler daha seçicidirler ve bu nedenle onları belli diyetlere uydurmak oldukça zordur. Yapıları gereği kediler daha fazla protein tüketmek zorundadırlar. Yine yapıları gereği bazı maddeleri (Taurin, A vitamini, Arakidonik asit gibi) hayvansal kökenli gıdalardan karşılamak zorundadırlar. Ayrıca kediler köpeklerden daha sık yemek yeme ihtiyacındadırlar.
Örneğin yetişkin bir köpek günde bir veya iki öğün yemek yiyerek yaşamını sürdürürken bu kedilerde 4-5 öğün olmak zorundadır. Ayrıca kedilerin enerji ihtiyacı vücut ağırlıklarına kıyaslandığında çok fazladır. Yavru bir kedinin enerji ihtiyacı ise yetişkin bir kediye göre daha fazladır.
Yeni doğan yavruların beslenmesi
Doğumun hemen sonrasında annenin memelerinden salgılanan kolostrum, içerdiği antikor ve diğer immun maddeleri ile yavru kedi ve köpeklerin hastalıklara karşı korunmasına yardımcı olur. Bu koruyucu maddeler sadece ilk 24 saat içerisinde yavrunun barsaklarından emilebildiğinden, doğumdan hemen sonra anne tarafından emzirilmeleri gelecek günler için büyük önem taşımaktadır. Doğumu takiben ilk 24 – 72 saat içerisinde annenin sütü kolostrumdan normal süte dönüşür. Yavrular ilk 3 – 4 hafta boyunca, günde minimum dört yada altı kez emzirilmelidir. 4 haftalığa ulaşıncaya kadar anne sütü normal gelişim için yeterlidir. Bu sürenin sonunda anne sütü yavrunun artan yüksek miktardaki kalori ihtiyacını tek başına karşılıyamayabilir. Bu yüzden yavrulara anne sütünün yanı sıra takviye olarak yavrular için hazırlanmış süt tozlarından ve takriben 5 haftalıktan sonra yumuşak mamalardan verilebilir.
Ancak doğum sonrası herhangi bir nedenle anne sütü sağlanamıyorsa o zaman beslenme dışardan karşılanmalıdır. Bunun için hemen hemen anne sütüne yakın biyolojik yararlılık sağlayan hazır yavru kedi süt tozları vardır. Bunların kullanılması yavrunun sağlıklı gelişimini sağlayacakdır. Bu durumda dikkat edilmesi gereken şey anne olmadığı için yavrunun dışkısı, idrarı takip edilmeli ve varsa gazı giderilmelidir.
8 hafta – 12 ay arası beslenme
Bir çok yavru en geç 8 haftalıkken sütten kesilirler. Bu döneme gelindiğinde yavrular yavaş yavaş sütten kesilmeli ve mamalara geçiş yapılmalıdır. Bu mamalar yavrunun tüm ihtiyacını karşılayacak biçimde olmalıdır. Sık sık , azar azar verilmeli yine dışkı kontrolu yapılmalı ishal veya kabızlık gibi sorunlar derhal çözülmelidir. Mamalara geçişle beraber temiz ve taze içme suyu sürekli olarak önünde bulundurulmalıdır. Daha öncede belirtildiği gibi yetişkin olana kadar geçen süre içinde beslenme çok büyük önem taşır ve bu nedenle kedinize vereceğiniz gıdaların özenle seçilmiş olması gerekir. Yavru kediler erişkinlere oranla üç kat daha fazla enerji ihtiyacına ve besine ihtiyaç duyarlar. Fakat küçük ağız, diş ve mide yapıları aldıkları ve sindirdikleri gıdanın miktarını büyük oranda kısıtlar.
Bu nedenle yavru kedilerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek yüksek sindirilebilirliğe sahip hayvansal kaynaklı gıdalar ile beslenmeleri faydalı olacaktır.
Juen Pet Bilgi Portalı
Yazar: ozde
Meraklı ve oyuncu bir karaktere sahip olan kediler, genellikle bitkilere karşı özel bir ilgi duyar. Toprağıyla oynamak, yapraklarını yemek onlar için oldukça keyifli bir oyundur. Ancak bu bitkilerden sadece bir kaçı onun için zararsızdır. Kedi çimi, kedi nanesi (catnip) ve isveç sarmaşığı gibi bitkiler onun yiyebileceği sayılı bitkilerdir.
Doğada bulunan pek çok çiçek ve bitki kediniz için zehirli olabileceği gibi evde saksı içinde yetiştirilen bitkilerde kediler için aynı oranda tehlikelidir. Bu nedenle, çiçeklerinizi onların ulaşamayacağı bir yere koymalısınız. Aksi halde koma, hatta ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenme vakaları yaşayabilirsiniz. Evinizdeki bitkilerin zehirli olup olmadığı konusunda şüpheleriniz varsa, bu konuda veteriner hekiminize danışabilirsiniz.
Kedinizin zehirli bir bitki yediğinden eminseniz zaman kaybetmeden veteriner hekiminizi aramalı yada en yakın veterinere gitmelisiniz. Kedinizin zehirli bir bitkiyi yediğinden şüpheleniyorsanız, öncelikle ılık tuzlu su içirerek kusturmanız faydalı olacaktır. Daha sonra kedinizi gözetim altında tutmalı, zehirlenmeye ait bulgulara ( kusma, kasılma, titreme, salya artışı gibi) rastladığınız taktirde hekiminize danışmalısınız.
Kediniz için zehirli olabilecek bitkiler
