logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:35

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for Kedi
reklam alani
yazarYazar: ozde |

Tanım

Hastalık gram(-) bir basilin neden olduğu zoonoz karekterli enfeksiyöz bir hastalıktır.
İnsanlarda çoğunlukla iyi huylu olan, sınırlı lenfadenopati ile karekterize olan hastalık çocuklarda yaygın olarak görülür ve sadece kedi tırmalamasıyla değil , kedi veya köpek ile temasdan sonra da görülebilir. Ancak kedi tırmalamasından sonra görülme oranı daha yüksek olduğundan kediler enfeksiyon kaynağı olarak tanınmaktadır.
Hastalığın nedeni nedir?

Hastalığın etkeni konusunda değişik fikirler savunulmasına karşın Cat scratch disease geçiren hastalarda son zamanlarda Bartonella henselae ve Bartonella quinata adlı bakteriler hastalığın sebebi olarak teşhis edilmiştir.
Hastalığın gelişimi nasıldır?

Hastalık subakut bir hastalıktır. Bulaşmadan sonra yaklaşık 2 hafta içinde papül şeklinde lezyon şekillenir. Özellikle baş ve boyun çevresindeki lenf yumrularında gelişen bölgesel lenfadenitis söz konusudur. Genellikle iyi huylu olan bu lenfadenopatiler yaklaşık olarak 1-2 ay süreyle varlığını sürdürdükten sonra sekunder bir etken yoksa kendiliğinden iyileşme sürecine girer ve bir kaç ay sonra etkinliğini kaybeder.

Ancak AIDS hastalığının söz konusu olduğu durumlarda tedavi yapılmazsa hastalık daima kötüye doğru gelişir ve hayati tehlike oluşabilir.
Bulaşma nasıl olur?

Kedilerde hastalığa sebep olan değişmez etken Bartonella henselae’dir ve özellikle mayıs aylarında pireler tarafından taşınır. Bartonella quinatanı ise kaynağı bilinmemektedir.
İnsanlara bulaşma nasıl olur?

İnsanlar bu hastalığı kedi tırmalaması veya ısırması ile alabilir. Ayrıca köpeklerin de hastalık etkenlerini taşıyabileceği ve bulaşmaya neden olabileceği bildirilmiştir.
Risk yaratan faktörler nelerdir?

Hastalığın erken yaşlarda görülme oranı yüksektir. Özellikle yavru kediler hastalığın taşınmasında etkin rol oynar.

İnsanlarda da gençler ve özellikle çocuklar hastalığa daha duyarlıdır.

Pireler bakterilerin taşınmasında aracılık ettiğinden aşırı pire enfestasyonu görülen kediler daha fazla risk oluşturabilir.

Açık yaraların varlığı, yalama sonucu bulaşma olabileceğinden riski artıran diğer bir faktördür.

Erkekler hastalığa kadınlardan daha duyarlıdır.

Mayıs aylarında bu hastalığın görülme riski fazladır.

Bağışıklık sistemini zayıflatan ağır seyirli enfeksiyonlar örneğin, AIDS hastalığının seyri sırasında şekillenen bulaşmalarda risk daha fazladır.
Hastalığın kedilerde belirtileri nelerdir?

Hastalık etkenini taşıyan ve bu etkenleri insanlara bulaştırabilen enfekte kedilerde genellikle hastalığa ait bulgular görülmez. Kediler etkeni taşıyıcı görev yaparlar.
Hastalığın insanlarda belirtileri nelerdir?

Klinik olarak ilk gözlenebilen belirti tırmalanan veya ısırılan bölgede oluşan yara ve bunu takiben şekillenen deri lezyonlarıdır. Bu lezyonlar kırmızı renkte yuvarlak ve kabukludur.

Hastalığın insanlarda görülen en karekteristik belirtisi ise lenfadenopatidir. Öncelikle boyun bölgesi lenf yumrularında görülen bu değişikliğe mandibular, inguinal ve thorakal (çene, kasık ve göğüs) lenf yumrularında da rastlanabilir. Elle yapılan muayenelerde lenf yumrularındaki bu şişkinliği tespit etmek mümkündür.

Ayrıca yüksek ateş, iştahsızlık, halsizlik, mide bulantısı ve kusma gibi genel belirtilerin yanısıra dalakta büyüme, farenjit ve paratroid bezinde büyüme gibi spesifik bulgularda görülebilir.

Bu spesifik belirtiler yanında daha az oranda olsada encephalit, felç, saldırganlık, yüz kaslarında felç, koma gibi sinirsel belirtiler ve diş etinde, ağız içinde yaralar, ağrısız şişkinlikler tarzında konjunktival granulomlar gözlenebilmektedir.
Hastalık nasıl teşhis edilir?

Hastalığın teşhisinde dikkat edilmesi gereken en önemli konu her vakada deri lezyonlarının görülmeyebileceğidir.

Teşhis için en doğru sonuçlar laboratuvar testleri ile mümkündür. Bu amaçla, deri lezyonlarından örnek alınarak patolojik incelemeler yapılabilir.Kan tahlili ile de enfeksiyonun varlığı tespit edilebilir. Ayrıca biopsi yapılabilir.

Kedi tırmığı hastalığının teşhisinde en önemli adım ise kişinin hikayesinin araştırılmasıdır. Kedi ile temasın olup olmadığının öğrenilmesi kesin teşhisin konulmasında yardımcı olan temel unsurdur.
Tanım

Enfekte kediler uzun süre ( 30 gün veya daha fazla) tedavi edildiğinde Bartonella henselae elimine edilebilir.

İnsanlarda da antibiyotik tedavilerine büyük oranda olumlu sonuç alınmaktadır. Çoğunlukla medikal tedaviler ile kısa sürede iyileşme görülen bu hastalık her hangi bir tedavi uygulanmadan kendiliğinden iyileşebilir. Nadir olarak tedavi uygulanmayan bazı vakalarda kötü bir gelişme izlenebilmiştir. Ancak bu durumun bağışıklık sistemi ile ilgisi olduğunu düşündüren bulgularda gözlendiğinden direk olarak kötü seyrin nedeninin Cat Scratch Disease olduğunu düşünmek yanlış olabilir.

Lenfadenopati insanlarda sık karşılaşılan bir durumdur. Ancak bu durum kedi tırmığı dışında enfeksiyonlar ve bazı kanser hastalıklarının seyri sırasında da sık görüldüğünden tanısının konulması ve nedenin iyi araştırılması gerekmektedir.
Kedi tırmığına bağlı olarak şekillenen lenfadenopatiler çoğunlukla tümöral karekterli değildir.

yazarYazar: ozde |

Kedilerin bir veya birden fazla ayağında şişme, taban yastıklarında yara ve ülserle seyreden, nedeni tam olarak anlaşılamamış bir hastalıktır. Plazma hücreleri aktive edilmiş lenfositlerdir ve taban yastığında birikmesiyle yangı oluşturduğu için yangı hücreli pododermatit denir. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemini aktive eden bir etkenin (FIV, FeLV, allerjen gibi) varlığından şüphe edilirse de nedeni tam olarak ortaya konulamamıştır.

KLİNİK BELİRTİLERİ

Her yaş ve türden kedilerde görülür. Bir veya birden fazla patide şişme, bazen ülseratif ve kanamalı yara şeklinde görülür. Ağrılı durumlarda topallıkla seyredebilir.

TANI VE TEDAVİ

Görünümü Plazma cell pododermatit için tipik olsa da, Eozinofilik granulom komplex, kimyasal madde ve deterjanla temasta da benzer tablo oluşabilir. Bu yüzden ayırıcı tanıya gidilmelidir. Asıl teşhis biyopsi ile konur. FIV, FeLV test yapılmalı, pire ve gıda allerjisi için koruyucu damla ve hipoallerjik diyet uygulanmalıdır. Gerekirse kumu değiştirilmelidir.

Tedavi için, ağır vakalarda kortizon kullanımı önerilir. Hafif vakalarda pentoxifylline, doxycyline kullanılabilir.

FIV-FeLV

FeLV (FEline Leukemia Virus)ve FIV(Feline immundeficiency Virus) direkt yada indirekt olarak kedi populasyonlarında bir çok kedinin ölümüne neden olan 2 retrovirustur.Amerikada 2004 yılında 18000 nin üzerinde kedide yapılan araştırmada kedilerin % 2.3’ nün FeLV ( +) ,% 2.5’ nin  FIV ( + )olduğu saptanmıştır.Hastaların görülme sıklığı dışarı çıkan kedilerde  ve hasta kedilerde daha fazladır.Ağız ve diş eti hastalığı olan 9000 kedi üzerinde yapılan çalışmada % 14.2 nin FeLV ( + ) ,% 7.3 ‘nün FIV ( + ) olduğu görülmüştür.Ayrıca abse ve ısırk yarası olan 900 kedi üzerinde yapılan testlerde ledilerin % 8.8 FeLV ( +) ,% 12.7 FIV ( +) olduğu görülmüştür.Bütün bu çalışmalar bizlere özellikle ağız ve diş eti hastalıklarında ayrıca abse ve ısırık yaralarında FIV ve FeLV virüslerinin etkinliğini göstermesi açısından oldukça önem taşır.

Bulaşma:FeLV  salya,idrar,süt vb vücut sıvılarında bulunur ve enfekte kedinin  vücut sıvılarının enfekte olmayan kedi tarafından alınmasıyla hastalık bulaşır.Bulaşma genelde vücut sıvılarının yalanması sonucu ağız yoluyla oluşur.Bunun dışında hamilelik boyunca intrauterin yolla bulaşmada söz konusu olabilir.Kan nakillerinde virüslü kedi kanının virüs bulunmayan kediye nakil edilmesi de diğer bir bulaşma yoludur.

FIV enfekte kedinin salyasında yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve özellikle kavga sırasında ısırılma yoluyla geçer.Bunun dışında kan nakilleri ve intrauterin ( anne karnındaki yavruya kan yoluyla bulaşma) yolla bulaşma da nadir olsa da görlür.

Hastalık:

FeLV e maruz kalan kedilerin bir kısmı virusu elemine eder ve virüse karşı etkili bir immun yanıt geliştirirler.Bu tür kediler rutine testlerde ( -) verirler.Çok hassas ve moleküler bir tanı yöntemi olan PCR yöntemi ile hastalığın ( + ) olduğu saptanabilir.Bu tür kediler için iyi haber nadir olarak hastalık belirtilerinin ortaya çıkması ve virüsü saçmalarıdır.İmmun yanıt

oluşturamayan kediler her türlü testte pizitif sonuç verirler.Bu tür kedilerde virüs kemik iliğine sıçrar ve kemik iliğini tahrip eder.Buna bağlı olarak anemi iştahsızlık antibiyotiğe cevap vermeyen yüksek ateş gibi semptomlar açığa çıkar.İlerleyici ve tahrip edici hastalık belirtileri virusun işgal ettiği tüm dokularda oluşabilir.( ekleme yerleşen virüsün burayı tahrip etmesi sonucu topallık,diş etlerinde enfeksiyon,lenf yumrularında büyüme ve lenf kanseri vb).Yada virüsün immunsupresiv etkisinden dolayı( bağışıklık sistemini baskılamasından dolayı) tekrarlayan veya geçmeyen ikincil enfeksiyonlar açığa çıkar.Bağışıklık oluşmayan bu tür kedilerde birkaç yıl içerisinde FeLV le bağlantılı hastalık semptomlarının  açığa çıkması muhtemeldir( Lenf yumrularında şişlik yüksek ateş kilo kaybı geçmeyen veya tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ,mide barsak enfeksiyonları,kulak enfeksiyonları,göz ve deri enfeksiyonları)

FIV:Virüsün vücuda girmesiyle oluşan akut enfeksiyon sonrası bir çok kedi uzun zaman ( seneler sürebilir) boyunca semptom göstermeksizin yaşamlarına devam edebilir.Bağışıklığın düştüğü durumlarda hastalık alevlenir ve semptomlar açığa çıkar.Tıpkı FeLV virusu gibi bağışıklık sistemi hücrelerini tahrip eder ve virusun tahrip ettiği organla alakalı belirtiler ortaya çıkar.Yüksek ateş,kansızlık,diş etleri ve ağızda enfeksiyon,göz enfeksiyonları,sinir sistemi enfeksiyonları,üst solunum yolları enfeksiyonları deri enfeksiyonları vb .FIV pozitif kedilerin teşhisinden sonra yaşam süreleri ortalama 5 senedir.FeLV  pozitif kedilerde ise bu süre 2 yıla kadar iner.

Teşhis:Fiziksel muayene bulguları hastalıktan şüphelendirirse de hastalığın kesin teşhisi için kliniklerde de uygulanan snap testler gereklidir.Bazı durumlarda kemik iliği biopisisi( özellikle FeLV için) veya PCR gibi özel testler gerekebilir.Test meteryali olarak kesinlikle kan kullanılmalıdır.Test sonucu negatif olsa dahi özellikle yavru kedilerde ısırık yarası olan veya abseli kedilerde 60 gün-90 gün sonra tekrar test önerilmektedir.Hala şüpheli durum söz konusu ise PCR ile doğrulanmalıdır.

Tedavi:Myeloproliferativ veya losemi gelişen hastalarda tedavi şansı oldukça zordur.Lenfomalı ( lenf kanseri ) hastalara kemoterapi uygulanır. Tedavide amaç bağışıklığı desteklemek ,sekonder enfeksiyonları önlemek ve destekleyici tedavi yapmaktır.

Hastalığın Önlenmesi:Özellikle kediler daha yavruyken FeLV-FIV testi yapmak ( sonuç negatif çıksada 60-90 gün sonra 2. test yapılmalı) ve risk taşıyan kedilere (  dışarı çıkacak kedilere)aşı yapmak hastalığın yayılmasını önemli ölçüde azaltacaktır.Kısırlaştırma özellikle erkek kediler arasındaki kavgaları azaltmaya dolayısıyla hastalığın yayılmasını önleyen diğer bir yöntemdir.Hastalığın teşhis edildiği kedilerin dışarı çıkarılması yasaklanmalı diğer başka kedilerle birlikte yaşıyorsa diğer kedilerle teması önlenmeli ve bu kedilere de test yapılmalıdır.

yazarYazar: ozde |

Anne kediler, bebekleri doğduğu andan itibaren yavrularının tuvalet ihtiyaçlarını genital bölgelerini yalayarak giderirler. Yavru kendi başına besleneceği yaşa geldiğinde tuvalet ihtiyacını da kendi görebilir.

 Yavru kediniz henüz tuvalet ihtiyacını gideremeyecek bir durumdaysa bu konuda ona yardımcı olabilecek tek kişi sizsiniz. Yavru kedilerin tuvalet ihtiyaçları giderilmediği takdirde zehirlenirler ve bu zehirlenme onları ölüme götürür. Bir çok kişinin 1 aylıktan küçük yavru kediler konusunda yaptığı en büyük hata tuvalet ihtiyacını kendi kendine görebileceği düşüncesidir.

 Yavru kedinin her beslenmesinden 15-20 dakika sonra mutlaka idrarının ve dışkısının yaptırılması gerekir. Söylediğimiz gibi anne kediler yavrularının tuvalet ihtiyaçlarını dilleri vasıtasıyla sağladıklarından dolayı sizin de yavru kediye yapacağınız uygulama buna benzer olacaktır.

 Beslenmeden sonra, ılık suyla ıslatılmış bir parça pamuğu kedinin genital bölgesine nazikçe ve yuvarlak hareketlerle temas ettirmeniz gerekir. Eğer uygulamayı doğru yaparsanız kediniz hemen idrarını yapmaya başlayacaktır. Çok küçük kediler genellikle sıvıyla beslendiklerinden dolayı çoğunlukla idrar yaparlar. Ama dışkıları da sıvı şekilde çıkar ve genellikle idrarla karıştırılır. Katı mama ile beslenmeye başladıkları zaman dışkıları da katı olmalıdır. Eğer ishal söz konusu ise, dışkısını yapmakta zorlanıyorsa ya da kabız olmuş çok az miktarda dışkı yapıyorsa vakit kaybetmeden veterinerinizle kontak kurmalısınız. Özellikle ishal yavru kediler için ölümcül olabilir.

 Eğer yavru kedi 3 günden fazla bir zamandır idrar veya dışkı yaptırılmamışsa her an zehirlenme başlayacak demektir. Bu duruma veterinerden başkası müdahale edemez. Genellikle lağman ve serum uygulaması yapılır ama 1 haftalık civarındaki yavru kedilere lağman uygulaması risklidir. Serum da henüz damarları bulunamayacağından dolayı sadece deri altına verilebilir. Deri altına verilen serum, damardan verilen seruma oranla 4-5 saat daha geç etkisini gösterir.

 Doğumdan sonra ilk birkaç hafta boyunca yavru kedilerin her beslenmesinden sonra gazlarının çıkarılması gerekir. Sırtına ve karnına nazikçe masaj yapmak gazın çıkarılmasına yardım edecektir. 4 haftadan büyük yavru kediler bir çok engeli aşmış demektir. Size ihtiyaç duymadan halınıza ya da yatağınıza kakasını yapması artık tuvalet eğitimini alabileceği anlamına gelir.

 Tırmanabileceği yükseklikte bir kaba koyacağınız bir miktar ince kumu, kedinize bir iki kez göstermeniz tuvalet ihtiyacını çözdüğünüz anlamına gelir. Kediler tuvalet ihtiyaçları konusunda en kolay öğrenen hayvanlardır. Kum kabı yerine gazete kağıdı da kullanabilirsiniz. Kum kabı kullanan yavru kediler genellikle ilk bir kaç hafta çok beceriksiz olup her yerlerini kirletebilir, patileriyle dışkılarını kum kabının dışına taşıyabilirler. Bu durumu kabullenmeniz gerekir. 1.5 aylık olduktan sonra çok temiz bir şekilde kum kabını kullanmayı öğrenecektir

yazarYazar: ozde |

Bulduğunuz yavru kedi çok kirli bir durumdaysa ve bu durumu beslenmesini engelleyecekse onu hemen temizlemeniz gerekir.

 Yavru kedilerin yıkanması, üşüyeceğinden dolayı çok risklidir. Yavruyu önce sıcak bir ortama alın, ılık suyla ıslattığınız bir parça pamukla önce gözlerine çok yaklaşmadan, yüzünü ve ağzının kenarlarını temizlemeye çalışın. Göz çevresi için asit borik ya da soğumuş çayla ıslattığınız bir parça pamuk kullanabilirsiniz.

 Yüzünü temizlenebileceği kadar temizlendikten sonra vücudunu silebilirsiniz. Patilerinin altını ve tırnaklarını ılık suyla yıkayabilirsiniz. Temizlik işlemi bittikten sonra kediyi mutlaka çok iyi kurulamalı ve sıcak ortamdan çıkarmamalısınız. Korkutmamaya çalışarak saç kurutma makinesini çok fazla yaklaştırmadan kurutabilirsiniz. Tüm temizliğini bir kerede bitirmeye çalışmamalısınız. Yapacağınız ilk temizlik müdahalesi onu çok fazla rahatsız edecek, zarar verebilecek ve beslenmesini engelleyecek kirlerden arındırmak olmalıdır.

 Kedide pire, vs bulunması çok normaldir. Pireleri kediden uzaklaştırmak için ya ense damlası kullanmalı ya sprey kullanmalısınız. Banyo yaptırarak pireleri kediden uzaklaştıramazsınız. Tam aksine pirelerin evin her yerine kaçışmasını sağlarsınız ve bir süre sonra kaçan pireler kedinizi yine bulur. Hatta evde başka kedileriniz varsa onlara da bulaşır. Evdeki diğer kediler için ense damlası uygulamanız tamamen güvende olmalarına yetecektir.

 Besledikten sonra dinlenmesini sağlamalısınız. İlk müdahalede temizliğini bitiremediyseniz günde bir kez aynı işlemleri uygulayabilirsiniz.

 Kedinin yaşı uygunsa (1 aylıktan küçük değilse), herhangi bir rahatsızlığı yoksa, pireler için bir ilaç uygulamadıysanız ve veterineriniz onayladıysa ancak o zaman yıkamalısınız.

 Temin edebiliyorsanız bir kedi şampuanı alın. Ama bir kere yıkandığı zaman temizleneceğinden eminseniz kozmetik olmayan bir şampuan da bir kere kullanılabilir.

 Banyonuzu ve banyodan sonra kediyi çıkaracağınız odayı ısıtın. Yaralanma ihtimalinize karşı tırnaklarını kesebiliyorsanız kesin. Kesemiyorsanız eldiven kullanmayı deneyin.

 Kediler sprey duştan hoşlanmazlar. Ya bir kaba kullanacağınız suyu doldurmalı ya da sprey duşun altına elinizi tutmalısınız. Sprey duşu ancak pire larvalarını uzaklaştırmak için kullanabilirsiniz. Kullanacağınız suyun sıcaklığını tıpkı bebeklerdeki gibi dirseğinizle ölçebilirsiniz. Su dirseğinizi ne yakmalı ne de ılığa yakın olmalıdır. Bütün bunlar için mutlaka birisinden yardım isteyin. 

Kedinin boynundan aşağısını ıslatıp şampuanlamaya başlayın. Yuvarlak ve nazik hareketlerle yıkayın ve iyice durulayın. Birden fazla şampuanlamayın. Bir kerede temizlenmeyecekse daha sonra bir banyo seansı daha gerçekleştirebilirsiniz. Durulama işlemi bittikten sonra kulaklarına su gelmeyecek şekilde, çok dikkat ederek kafasını ıslatın ve gerekiyorsa şampuanlayın. Durularken de çok dikkat etmelisiniz. Avucunuzla su alarak durulamanız daha güvenli olabilir.

 Banyonuz biter bitmez hemen havluya sarın ve bir süre banyoda kalın. Dikkatlice kuruladıktan sonra saç kurutma makinesi ile kurutabilirsiniz.

 Banyodan sonra mutlaka sıcak bir ortamda kalmasını sağlayın. En az 12 saat cam açmayın, oda değiştirmeyin, dışarı çıkarmayın. Banyodan sonra ne kadar dikkat ederseniz edin gazı olacaktır. Bu durumda da biraz masaj yaparak gazını çıkarabilirsiniz.

 Bütün bu işlemleri veterinerinize danışmadan yapmamanız, kedinin sağlığı için çok önemlidir

yazarYazar: ozde |

Kedi ve köpek sahiplerinin evcil hayvanları ile ilgili en yaygın şikayetlerinden birisi şüphesiz tüy dökülmesi.

 Çoğu kez normal ve sağlıklı gerekçelerden kaynaklanan tüy dökülmesi bazen de önemli hastalıkların sonucunda ortaya çıkabilir.

 Kedi ve köpeklerin tüyleri insan saçından farklı olarak değişik periyotlarda ve farklı bir denge içinde uzar ve dökülür. Bu periyotlar beslenme, hormonlar, sağlık koşulları ve en çok da çevre ısısı ve gün ışığı seviyesine göre oluşur. Türkiye’nin de bulunduğu kuzey yarımkürede yaşayan köpekler genelde yılda iki kez tüy değiştirir. İlkbahar ve sonbaharda gerçekleşen bu tüy değiştirme döneminde en önemli sebep, çevre ısısı ve gün ışığındaki değişiklikler.

 Evde yaşayan kedi ve köpeklerde bu durum biraz daha farklı. Çünkü onların yaşam çevrelerindeki ısı ve ışık mevsimsel olarak belli aylarda değil her gün gerçekleşir. Çünkü onun için ısı farkı gezinmeye çıkardığınızdaki dış ısı ile ev ısısı arasında gün içinde oluşur. Aynı şekilde aydınlatmanın süresine göre de değişiklik gösterir. Bu yüzden evde yaşayan kedi ve köpeklerde tüy değiştirme ve tüy dökülmesi mevsimsel olmaktan daha ziyade tüm yıla yayılmış bir periyotta ve düzende seyreder.

 Eğer kedi veya köpeğinizde tüy dökülmesinin aşırı olduğunu ve sağlık sorunundan kaynaklandığını düşünüyorsanız mutlaka veteriner hekiminize başvurmalısınız. Herhangi bir sağlık sorunu yoksa ve tüy değişimi tamamen normalse aşağıdaki öneriler işinize yarayacaktır :

 Dengeli ve tam beslenme sağlayan mama kullanın. Bunlar omega yağ asitleri gibi, tüy dökülmesinin aşırı olmasını engelleyen besin maddelerini daha dengeli oranda içerir.

 Petinizi düzenli olarak tarayın ve fırçalayın. Bunu köpeğiniz eve girmeden önce yaparsanız tüylerin çoğunu ev dışında bırakmış olursunuz.

 Köpeklerin düzenli olarak yıkanması ve uygun şampuan kullanılması tüy değişimi ile ilgili sıkıntıları asgariye indirir. İnsan için üretilen şampuanları kullanmayın.

 Stres, kedi ve köpeklerde de tüy dökülmesini artıran faktörlerden birisidir. Hamilelik, doğum ve emzirme dönemlerinde de kedi ve köpeklerinizin tüyleri etrafta fazlaca uçuşmaya başlayacaktır.

Sayfa 5/7912345678910...Son »