

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:27
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde
Angora tavşanının özelliği , tavşan özellikleri , tavşan çetişleri, ve angora tavşanı ile ilgili bilgiler.
Ankara tavşanının Ingiliz, Rus, Fransiz, Satin, Alman, Giant, Çin, Tanghang Ankara tavşanı gibi birkaç lokal tipi vardir. Fransiz ve Satin Ankara tavşanlari ile Alman ve Giant Ankara tavşanlari birbirlerine benzer özellikler gösterir. Ingiliz Ankara tavşanı en küçük yapida ve en ince elyaf yapisina sahip tiptir. Giant ve Tanghang Ankara tavşanlari en iri yapida olan tiplerdir.
Ayrica Ankara tavşanının 12 degisik rengi mevcuttur, ama en çok tercih edileni albino olan beyaz Ankara tavşanıdir. Diger renkler içinde en önemlileri siyah, mavi, sari, gri, kahverengi, sinsilla ve sincap renginde olanlardir. Beyaz olanlarin tüyleri sik, ipek gibi ince ve uzundur.
Disilerde canli agirlik erkeklerden daha fazladir. Entansif bakim kosullarinda Ankara tavşanlarinda ortalama ticari ömür dört yil kadardir.
Vücut agirligina bagli olarak Ankara tavşanından yilda elde edilen yün miktari, koyunun bir kg canli agirligina karsilik alinabilen yünün yaklasik dört kati kadardir (bir kg canli agirlik basina koyundan 50 ? 70 g yün alinirken, tavşandan 200 ? 250 gr. yün elde edilmektedir). Tavşan yününün ortalama % 98 saf yün orani göz önüne alinacak olursa, yün üretiminde koyundan 7 ? 8 kat üstün oldugu açikça görülmektedir.
Ankara tavşanı yetistiriciliginde et, gübre, deri gibi yan ürünler de isletmeye önemli bir ekonomik gelir saglamaktadir. Eti yenen hayvanlar içinde sellülozca zengin olan ve kolay sindirilemeyen yemleri en iyi degerlendiren hayvan tavşandir. Yedigi yemleri ete dönüstürme orani çok yüksektir. Tavşan eti proteince zengin, yag, kolesterol ve kalori orani çok düsüktür. Kolesterol miktari dana ve koyun etinde 71 mg/100 g, tavuk etinde 98 mg/100 g olmasina karsin, bu oran tavşan etinde 65 mg/100 g kadardir. Et üretimi için genellikle üç aylik tavşanlarin kesilmeleri önerilmektedir. Ayrica tavşan eti oldukça lezzetli bir ettir. Özellikle Ankara tavşanı kafeste yetistirildigi için eti diger tavşanlara göre daha yumusaktir. Tavşan eti çabuk piser ve hazmi kolay oldugu için özellikle yaslilara ve damar sertligi olan hastalara tavsiye edilebilecek bir yiyecektir. Kalorisi düsük oldugundan, sismanlatmadigi için bir rejim yemegi olarak tüketilmektedir. Tavşan eti, restoranlar, salam ve sosis üreten isletmeler, kedi ve köpek mamasi yapan kisiler tarafindan talep edilmektedir.
Tavşan gübresinin azot, fosforik asit ve potasyum orani yüksek oldugu için çiçek ve sebze yetistiriciligi için çok uygun bir gübredir. Tavşan gübresi bitki ve çimenleri yakmaz, kolayca topraga karisir. Gübre ya taze veya çesitli islemlerden geçirilerek, özelligini kaybetmeyip uzun süre kullanilabilen bir ürün haline getirilip, satisa sunulabilir.
Tavşan derisi, ayakkabi, terlik, oyuncak, eldiven, sapka ve güderi yapiminda kullanilmaktadir. Ayrica, iyi yolunmus tavşan derilerinden tutkal yapiminda da yararlanilmaktadir. Tavşan derisi degeri düsük olsa da kürk olarak kullanilabilir. Ancak, Ankara tavşanı postu kürkçülükte kullanilmamaktadir.
Bunun disinda, tavşan kanindan yem ve ilaç sanayisinde, tavşan beyni ve bazi dokularindan, ilaç hazirlanmasi amaciyla ilaç sanayisinde yararlanilmaktadir. Tüm dünyada oldugu gibi ülkemizde de tavşan kuyrugu ve arka bacaginin nazara ve sansa iyi geldigi düsüncesiyle, bu ürünler hediyelik esya olarak kullanilmaktadir.
Kaynak : angoramerkezi
Yazar: ozde

Rhode İsland Red ırkının kullanılırlığını arttırmak amacıyla yapılan çalışmalarda ABD’nin New Hampshire eyaletinde geliştirilmiştir. Rhode island Red ırkında erken gelişme, iri kahverengi yumurta verme, erken tüylenme, sağlamlık ve yüksek yaşama gücü gibi özelliklerde yapılan sürekli seleksiyonlar sonucunda elde edilmiş yumurta-et verim yönlü bir ırktır. Standart bir ırk olarak kabul edilmesi 1935 yılına rastlar. Hibrit üretiminin yaygınlaşmasından önce ABD’de bu ırktan et yönlü bir hat elde edilmiş; erken gelişme ve canlı ağırlık yönünde seleksiyon uygulamaları bu hatta yumurta verimini azaltmıştır. Broiler üretimi amacıyla New Hampshire tavukları et tipi horozlarla melezlenmiştir. Bir çok et hatlarının geliştirilmesinde kullanılmışlar ve halen de kullanılmaktadır. Yumurta verimleri yılda 220-230 adet, 60-65 gramlık yumurtaları kahverengi kabuklu, ortalama canlı ağırlıkları 2.5-3.8 kg’dır.
Ülkemize 1952 yılında ABD’nin Oregon eyaletinden getirilmiş, bunu 1954 yılında getirilen civcivler izlemiş ve ilerki dönemlerde giriş devam etmiştir. Çevreye uyumlarının iyi oluşu nedeniyle ülkemizde çok tutulmuşlardır.
tarimziraat
Yazar: ozde

Akdeniz çevresi keçi ırklarının en önemlisi olan Nubya keçisi, yüksek süt yağı ve kalitesi ile bilinen doğu orijinli, daha çok zarif ve mağrur bir süt keçisidir. Bu keçiler uzun bükülen kulakları, dışbükey (konveks) burunları ve parlak kaplı kıları ile tanınır. Nubya keçileri beyaz dan siyaha kadar değişen renk varyetesi vardır. Son yılarda Nubiya keçilerinde birörenk renge izin verildiğinden bu yana kolaylıkla ayırt edilen dışbükey (konveks) yüz profili ile güzler, burun, uzun ve çan seklinde kulaklar ile hemen tanınan bir ırktır. Kulaklar burunun 3 cm ötesine kadar sarkan uzunluktadır. Keçiler kısmen iri vücutlu ve sağlam yapılıdır (Resim 6.)
Verim özellileri :
Orta irilikte keçi ırklarından olan Nubya keçisinde canlı ağırlıklar erkeklerde 75-80 kg, keçilerde 55-60 kg arasındadır. Çidago yüksekliği keçilerde 70-75 cm erkeklerde 85-90 cm arasındadır. Irkın döl verimi yüksektir. Yılda iki doğum yapabilir ve ikiz ve üçüzlük sık görülür. Sütçü bir keçi olması nedeniyle meme çok iyi gelişmiş ve vücuda olan bağlantısı sağlam, meme başları uzun ve simetriktir. Ortalama laktasyon süt verimi 600-700 kg ve uzunluğu 250-280 gündür. Nubyan keçilerinin sütünün yağ oranı diğer keçi ırklarından yaklaşık olarak iki kat daha fazladır. Sütteki yağ oranı yaklaşık %7-8?dir ve bir laktasyonda 880 kg süt vermektedir.
Kaynak : ayhanceyhan.blogcu
Yazar: ozde
Hastalık Tanımı :
Ergin boyu 2-3 mm’dir. Genel renk görünümü siyahtır. Başı, ilk göğüs halkasından daha geniştir. Petek gözleri iri olup, yanlara doğru yarım küre biçiminde çıkıntı yapar. Antenler alın kısmından çıkar ve 10 halkalıdır. İlk halkalar kalın, sonrakiler ince ve ip gibidir. Göğüste sarımsı lekeler bulunur. Kanatlar vücut uzunluğunun 1.5 katı kadar uzunlukta olup, saydam görünümlü ve belirgin damarlıdır. Bacakların 4. ve 5. parçaları sarımsı gri renklidir.
Yumurtası 2 – 3 mm uzunlukta ince bir sap ile bitki dokusuna dik durumda bağlı bulunur. Oval biçimde olmakla birlikte sap tarafı daha dardır ve bir yanda hafif olarak basık bir şekilde görülür. Koyu sarı renklidir, açılmaya yakın turuncu olur.
Larvası ilk dönemde biraz hareketli olur, sonra hareketsiz bir durum alır. Çok yassılaşmış oval bir biçimde olmakla birlikte, çevresi kısa ve sık uzantılarla saçaklıdır. Gelişme dönemine göre, 1 – 3 mm boyda ve koyu sarı beyazımsı sarı arasında değişen bir renkte olur.
Dünyada ve Ülkemizde bu zararlının yaşayışı ile ilgili bir çalışma yapılmamış olduğundan yaşayışı bilinmemektedir. Ancak erginlerin Doğu Anadolu Bölgesinde haziran ayında ortaya çıktıkları, dişilerin yumurtalarını bitki gövdesi, yaprak sapı veya arasına kısa aralıklarla tek tek bıraktıkları, 5 – 7 gün sonra çıkan larvaların yumurtaların bırakıldığı yerlerden fazla uzaklaşmadan beslendikleri ve dört kez gömlek değiştirdikten sonra ergin oldukları, laboratuarlarda (20-25°C) bir dölün 18-25 günde tamamlandığı ve çoğalmasının yaz ayları süresince devam ettiği gözlenmiştir.
Yaşayış :
Erginlerin ve özellikle larvaların yapraklarda beslenmesi sonucunda soğan yapraklan kıvrılır. Geniş yapraklı bitkilerin yapraklarında ise buruşma, sertleşme ve renk değişikliği görülür.
Bitkiler ilk gelişme dönemlerinde yoğun bir larva saldırısına uğrayacak olursa, tamamen kuruyabilir ve tarla boş bir görünüm alır. Gelişmiş bitkilerde, yapraklardaki şekil bozuklukları dışında, zararlının şiddeti azalır.
Şimdiye kadar Erzurum, Erzincan ve Sivas illerinde bulunduğu saptanmıştır.
Kültürel Önlemler :
Ekim veya dikimden önce, başlangıçtaki çoğalma ortamı durumunda olan çevredeki yabancı otlar yok edilir.
Sebze ekim veya dikimi mümkün olduğu kadar erken yapılırsa bitkiler zarar periyodunda zarara direnç gösterebilecek büyüklüğü almış olurlar.
Bitkilerin ilk gelişme dönemlerinde hızlı gelişmelerini sağlamak amacı ile iyi bir gübreleme, düzenli sulama ve çapa işlemleri yapılır.
Kimyasal Mücadele :
Uygulama için günün rüzgarsız ve çok sıcak olmayan saatleri tercih edilir Bitkilerin toprak üstü bölümlerinin her tarafı özenle ıslatılır. İlacın bitki yüzeyinde kalması için yapıştırıcı ilavesi yararlı olur.
İlaçlama Zamanı :
Sebze ekim veya dikiminden itibaren tarla gözlem altında bulundurulur. Yoğun olarak yumurtalara ve ilk zarar gören bitkilere rastlandığında ilaç uygulaması yapılır. 10 gün sonra ilaçlama tekrarlanır.
.tarimziraat
Yazar: ozde
Hastalık Tanımı :
Erginlerin kanat açıklığı 35 – 45 mm’ dir. Ön kanatlar gri- kahverengi zemin üzerinde karışık şekilde açık sarı çizgilerle süslü, arka kanat beyaz renkli, vücuda yakın yerler açık gridir. Dişi ve erkek kelebekler arasında belirgin bir fark yoktur. Sadece dişiler erkeklere oranla biraz daha büyüktürler.
Yumurtalar 0.4 mm çapındadır. Genellikle 2 katlı olmak üzere yaprağın alt ve üst yüzüne paketler halinde bırakılır. Yumurtaların üstü dişi tarafından salgılanan deve tüyü renginde tüylerle örtülüdür. Yumurtaları bu haliyle tanımak oldukça kolaydır.
Yumurtadan yeni çıkan larvaların hep birlikte beslenmeleri karakteristiktir. Bir süre sonra yaprağın altına geçmek üzere dağılırlar, l. dönem larva açık yeşil renkli ve vücudu uzun kıllıdır. Baş iri ve siyahtır. Vücudun önden 4. halkadaki ve sondan 2. halkadaki birer çift leke tanımada önemlidir. Larvalar büyüdükçe bu lekelerde büyür ve farklı renklerde görülür. Ortada vücut boyunca kirli sarı bir bant uzanır. Larvalar genel olarak koyu kahverengi veya siyahımsı kadife görünüştedir. Gelişmesini tamamlamış larva 40 – 50 mm uzunluğundadır. Pupa, 16-18 mm uzunluğundadır.
Zararlının belirli bir kışlama durumu yoktur. Güney Anadolu Bölgesinde besin bulabildikleri sürece zararlının her dönemini görmek mümkündür. Dişi yumurtalarını birkaç defada 200 – 300′lük paketler halinde yaprak üzerine bırakır. Bir dişi ömrü boyunca 1200 yumurta bırakır. Geceleri aktif olan kelebekler yazın 7 – 8 gün yaşarlar. Kışın bu süre daha da uzundur. Pamuk yaprak kurdu kelebekleri pamuk mevsimi sonuna doğru sebzelerde görülmeye başlar. Yapraklara paket halinde bırakılan yumurtalar 2-4 gün sonra açılır. Bu süre sonbaharda 7-10, kışın 15-20 gündür. Çıkan larvalar yaprak, çiçek ve meyvede beslenirler. Beş gömlek değiştirerek 6. dönemin sonunda olgun larva olurlar. Tüm larva dönemi sıcaklığa bağlı olarak 17-23 günde tamamlanır. Yazın bu süre 16-20 gündür. Dönemini tamamlayan larva 5 – 8 cm derinliğinde toprağa girerek kendine bir yer hazırlar ve içinde pupa olur. Pupa süresi sıcaklığa bağlı olarak 6-10 gün arasında değişir.
Yazın uygun sıcaklık ve orantılı nemde bir dölünü 25-30 günde tamamlar. Yılda 5-6 döl vermektedir.
Ege Bölgesinde döl sayısı 4-6 olarak belirtilmektedir.
Yaşayış :
Çeşitli sebzelerin yaprak, çiçek ve meyvelerinde beslenir. Meyveleri delerek iç kısmına girerler. Yapraklan yiyerek elek haline getirirler. Sebzelerdeki zararı pamuktan sonra çok fazlalaşır. Pamuk alanlarından sebzelere hücum ederler. Bu nedenle eylülden itibaren sebzenin önemli zararlısı durumuna geçerler. Zararlının salgın yaptığı yıllar önemli ürün kayıpları olmakta, domates, patlıcan, biber gibi sebzelerin meyveleri pazar değerini kaybederek atılmaktadır.
Adana, İçel, Antalya?ya Hatay illerinde, Ege Bölgesinde Muğla (Dalaman, Fethiye) ilinde yayılmıştır.
Kültürel Önlemler :
Ekim veya dikim usulüne uygun olarak yapılmalı, zamansız ve fazla sulamadan sakınılmalıdır.
Kimyasal Mücadele :
İlaçlama rüzgarsız havada, erken saatlerde, toz ilaçlarda ise çiğ kalkmadan önce yapılmalıdır. İlaçlama sırasında bitkinin her tarafının ilaçlanmasına özen gösterilir.
İlaçlama Zamanı :
Sebze bahçelerinin köşegenleri yönünde yürüyerek, 100 bitkide 1-2 yeni açılmış yumurta paketi veya 4-5 larva görüldüğünde zararlı ile mücadele gereklidir. Sürvey aynı tarlada 10-12 gün arlıklarla tekrarlanmalıdır. Eşiğin üzerinde bir zararlı populasyonu görülmesi halinde ilaçlamalar yinelenmelidir. İlaçlama larvalar dağılmadan yapıldığında sonuç daha iyi olacağından ilaçlama zamanına özen gösterilmelidir.tarimziraat