

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:23
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde
Genellikle kist aşısı diye bilinen bu uygulama aslında bir antiparaziter ilaçlamadır. Bu uygulama iç parazitlerinden (dahili parazitler) kaynaklı enfestasyonların engellenmesine ve sağaltımına yöneliktir. Halkalı (tenya), kancalı parazitler ve şeritler bu iç parazitlere örnektir.
Bu uygulama hayvan sağlığı açısından olduğu gibi insan sağlığı açısından da önemlidir. Bilindiği gibi kediler tüy döken canlılardır. Bu tüylerin üzerine bulaşmış parazit yumurtaları özellikle de echinococ yumurtaları insan sağlığı açısından önemlidir. Bu parazit kedilerin ince bağırsağında yaşar ve yumurtalarını dışkıyla dış ortama çıkarır. Bulaşma, parazite karşı aşılanmamış kedilerin, tüylerine bulaşan yumurtaların veya enfekte hayvanın dışkısıyla kontamine olmuş yiyeceklerin (marul, maydanoz…), insanlar tarafından herhangi bir şekilde ağız yoluyla alınması sonucu olur. Bu echinococ yumurtalarının ağız yoluyla alınması sonucunda da insanlarda hidatik kist şekillenir. Kistler karaciğer, böbrek, kalp, pankreas, beyin ve göz gibi organlara yerleşir, değişik boyutlarda kistler oluşturur ve yerleştiği organlarda işlevsel bozukluklara neden olurlar. İlerlemiş olaylarda kistin patlaması ölüme neden olabilir.
Bu nedenle kediler parazitlere karşı düzenli olarak ilaçlanmalıdır. Kist aşısı kedinin yaşadığı ortam, dışarıya çıkıp çıkmaması, hastalığa yakalanma riski gibi faktörler gözönüne alınarak 3, 4 veya 6 aylık aralıklarla tekrarlanır. Parazitin çok yoğun olduğu bölgelerde uygulama sıklığı daha da artırılabilir.
Kist aşısının enjektable (iğne) formu yağlı bir eriyik olduğundan dolayı yakıcıdır. Bu nedenle yapıldığı yerde ağrı veya şişlik oluşabilir.
Yazar: ozde
Hastalık etkeni nedir?
Hastalık etkeni clostridium tetani bacterisidir. Hastalık sıcakkanlı canlılarda local veya genel kas spazmlarına ve bunların sonucunda da ölümlere yol açar.
Hastalık nasıl bulaşır?
Enfeksiyon deriyi delen hemen hemen her tür yaralanmalarda, bazende steril ortamlarda yapılmayan cerrahi yaralarda aneorebik şartlarda yaraya yerleşir.
Hastalık nasıl gelişir?
Tetanoz , bakteri exotoksininin kedinin merkezi sinir sistemine yapmış olduğu etkinin sonucudur.
C.tetani 3 toksin üretir.
Tetanospasmin, tetanoz hastalığının klinik semptomlarını yaratır.
Hemolysin, lokal dokuda nekroza ve c.tetaninin yayılmasına uygun ortam hazırlar.
Spazmatik olmayan toksin, bu toksin hakkında tam bir bilgi olmamakla birlikte periferal felç oluşmasında katkısı olduğu düşünülmektedir.
Kedide tetanoz oluşması riski insan ve atlara göre daha azdır.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
İlk semptomlar organizma vücuda girdikten 5-21 gün sonra görülür.
Kas spazmları genellikle temporal kaslarda başlar ve kedi tetanoz kasılmasına girene kadar devam eder.
Temporal kaslardaki kasılmalar üçüncü göz kapağının düşmesine, üst göz kapaklarının yükselmesine, dudakların gerilmesine ve kulakların büzülmesine neden olur.
Spazmlar ilerleyerek nefes alma, yutkunma zorluğu ve ağız açma zorluklarına neden olur.
Yutma güçlüğü, kas felci ve uzun süre haraketsizlik sonucu beslenme yetersizliği, su ve elektrolit dengesinde bozulma ve pneumoni gibi ikincil hastalıklar ortaya çıkabilir.
Nasıl önlem alabiliriz?
Oluşan derin yaralanma ve berelenmeler hemen temizlenmeli ve yaranın üzeri mümkünse kapatılmadan hemen doktorla irtibata geçilmelidir.
Sonuç;
Hastalık genelde 4 hafta içinde iyileşir. Ancak kaslardaki sertlik bir süre daha kalıcıdır.
Hasta bir kere iyileştikten sonra kalıcı hiç bir nörolojik semptom kalmaz.
Eğer semptomlar genelleşmişse hastanın yaşama şansı lokal semptom gösteren hastanın yaşama şansından daha düşüktür.
Yazar: ozde
Hastalık etkeni nedir ?
Hastalığın etkeni toxoplazma gondii’dir.Toxoplasma yumurtaları asitlere ve deterjanlara dayanıklıdırlar. Ancak yüksek ısı ve amonyak ile temas halinde canlılığını yitirerek enfeksiyon yapma kabiliyetini kaybeder.
Hastalık nasıl bulaşır ?
Hastalığın bulaşması oral yolla olmaktadır.Parazitin yumurtaları ile enfekte çiğ etlerin yenilmesi ile olabildiği gibi paraziti taşıyan kedilerin dışkısı ile bulaşmış gıdaların yenilmesiyle de olabilir. Kediler ara konakcıdırlar fakat kendileride hastalığı alabilirler.
Hastalık nasıl gelişir ?
Parazit oral yolla alındıktan sonra kısa sürede bağırsak epitellerine yerleşerek çoğalmaya başlar. Daha sonra kan ve lenf yolu ile akciğer, karaciğer,lenf yumruları,beyin ve plasenta gibi organlara yayılarak buralarda yerleşip çoğalırlar. Bu organlarda yerleşerek canlılıklarını devam ettirebilecekleri gibi yangısel reaksiyonlara da neden olabilirler.
Hastalığın belirtileri nelerdir?
Hastalık kedilerde çoğu zaman klinik belirti göstermez. Klinik belirti görülebilenlerde ise;
Ateş,
İştahsızlık,
Göz ve burun akıntısı,
Solunum güçlüğü,
Gastroenteritis,
Felç ve kaslarda spazm ,
Yavru atma gibi semptomlara rastlanabilir.
Nasıl önlem alabiliriz?
Parazitin kist ve yumurtalarının oral yolla alınarak bulaşma şekillendiğinden çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesine izin verilmemelidir.
Ayrıca periyodik olarak yapılacak analizlerle parazitin erken teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması hastalığın yayılmasını önlemek açısından faydalıdır.
Sonuç;
Hastalığın tespiti oldukca zordur. Bu nedenle klinik tanı için gerekli testleri yapmak şarttır. Kedi dışkılarında eğer toxoplazma etkeni varsa ve insana bulaşması durumunda insan sağlığı için risk oluşturur.
Yazar: ozde
1. Hazır bir mama seçerken “AAFCO” garanti ibaresini arayınız. AAFCO üretim standartlarını sağlamış ise bu mama daha güvenilir bir mamadır.
2. “by products” ya da “meat and bone meal” ibaresi bulunan mama tercih etmeyiniz. Bu tip protein kaynakları ucuzdur ve üreticiden üreticiye kalitesi ile içeriği değişebilmektedir.
3. Genelde hayvansal protein kaynağı olarak “ by products” şeklinde ibareli mamalardan kaçının. Çünkü bunlar insan tüketiminde kullanılmayan organ ve diğer vücut kısımlarından elde edilir.
4. Veteriner hekiminiz önermedikçe “light”, “senior”, “special formula”, “hairball formula” gibi mamaları siz seçerek vermeyiniz. Bu mamalar asitleyici ajanlar, aşırı lif ya da yetersiz yağ içerir ki bu da uzun süreli kullanımlarda ya da bireysel özelliklere göre deri ve tüy problemi ile diğer bazı sağlık problemlerine yol açabilir.
5. Genelde mamalar “Natural” ibaresini kullanmaktadırlar. Bunlar daha mükemmel olmasa da çoğu mamadan iyidir ve sentetik koruyucu maddeler yerine E ve C vitamini gibi doğal koruyucular içerir.
6. Son kullanma tarihini mutlaka kontrol ediniz.
7. Açık olarak satılan kuru mamaları asla satın almayınız. Bu mamaların son kullanma tarihinden ve içeriğinden emin olmanız söz konusu değildir. Bu mamalarda özellikle küf mantarları üreyebilir ve bakteriyel bulaşma olabilir.
8. Aldığınız mamanın ambalajını açtığınızda koklayınız. Ekşi, küflü bir koku varsa değiştiriniz.
9. Mamayı serin ve kuru yerlerde mümkünse ağzı kapalı kutularda saklayınız. Konserve mamaları kendi kutusundan çıkarıp cam ya da seramik kaplarda saklayınız.
10. Kedinizde ya da köpeğinizde gıda maddelerinin azlığı ya da çokluğu ile oluşabilecek problemlere karşı 3-4 ayda bir marka ve tat değişikliği yapınız.
11. Kuru mama değiştirirken ¼ yeni mama ile ¾ eski mamayı karıştırın ve her gün yeni mama miktarını artırın. 2 haftada yeni mamaya geçin.
12. Eğer kediniz ya da köpeğiniz reçete maması dediğimiz hastalık durumlarında veteriner hekiminizin önerisiyle tedavinin bir parçası olarak verilmiş bir diyetle besleniyorsa 6 ayda bir veteriner hekim kontrolünü yaptırınız.
13. Özellikle kedilerde böbreklerin daha iyi işlevini yerine getirmesi ve idrarın seyreltilmesi için kuru mama dışında konserve mama yemesi yerinde olacaktır. Bu oran %50 olabilir.
Son olarak hangi şekilde ve hangi diyetle beslenirse beslensin kedinizi ya da köpeğinizin en az senede bir defa detaylı bir check-up’tan geçmesine özen gösterin. Bu özellikle 5 yaşından sonra daha da önemlidir. Check-up evcil hayvanlarda insanlardan daha önemlidir. Çünkü onlar ne yazık ki konuşamıyorlar ve problemlerini önceden bize haber veremiyorlar.
Yrd. Doç. Dr. E. Güçlü GÜLANBER
Derleme
Veteriner Hekim Adayı
Cemil Şahin
Yazar: ozde
Kısırlaştırma için en ideal zaman yavru altı aylığı geçtikten hemen sonradır. Bu yaşın seçilmesinin nedenleri aşağıda verilmiştir :
Dişi için: Faydaları
Regl dönemlerinde kanlı lekelere son
Çiftleşme ve istenmeyen yavruların doğma ihtimali ortadan kalkar
Çiftleşme dönemlerindeki davranış değişiklikleri (huzursuzluk, saldırganlık, gezinme istekleri ve sızlanma) önlenmiş olur.
Öströjen hormonunun yokluğu meme kanseri oluşumunu engeller. İkinci regl döneminden önce kısırlaştırılan köpeklerin ileriki yaşlarda meme kanseri olma olasılığı % 95 azalmaktadır.
İdrar yolu ya da rahim kanseri riskinden kurtulma
İstenmeyen yavruların doğumunun engellenmesinde önemli bir faydanız dokunacaktır. Her yıl binlerce köpek bakacak kimseleri olmadığından uyutulmaktadır.
Dezavantajları :
Mama tüketimine dikkat edilmediğinde kilo alımı söz konusu olabilir.
Kısırlaştırılmış bir dişiyi üretemez ya da show’lara çıkaramazsınız.
Bazı köpeklerde aktivite azalması olabilir.
Bazı ırklar anesteziye duyarlı olduğundan köpeğinizin kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda danışmayı unutmayın.
Erkekler için:
Bir yaşına geldiklerinde erkeklerin kısırlaştırılma kararı verilebilir. Altıncı ayında çoğu erkeğin fiziksel özellikleri gelişmiş olduğundan kısırlaştırma büyümelerini engellemeyecektir.
Faydaları :
Testisler alındığından testesteron hormonu üretilmez olur ve erkek köpeğin davranışları daha kontrol edilebilir bir hal alır. Bölgesini işaretlemez, diğer erkeklere saldırganlığı azalır, dominantlığı azaldığından itaati artar, eş aramak için gezinme gereksinimi duymaz ve insan ve diğer objelerle seksüel hareket içinde bulunmayı keserek kimseyi utandırmaz.
Testis kanseri engellenir.
Tüm prostat hastalıkları engellenir.
Çoğu insan kısırlaştırılmış erkek köpeği daha uygun bir ev köpeği bulur.
İstenmeyen yavruların doğumuna engel olmada faydalı olursunuz.
Dezavantajları :
Mama tüketimine dikkat edilmediğinde kilo alımı söz konusu olabilir.
Kısırlaştırılmış bir erkeği üretemez ya da show’lara çıkaramazsınız.
Bazı köpeklerde aktivite azalması olabilir. Bu yavru koruma, iş ya da yarışmalar için eğitilecekse bir problem olabilir.
Bazı ırklar anesteziye duyarlı olduğundan köpeğinizin kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda danışmayı unutmayın.