logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 10:19

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for hep
reklam alani
yazarYazar: ozde |

avcı

AMANSIZ BİR AVCI

Kurdun beslenme şekli hakkında çok şey söylenmiş ve yazılmıştır. Aç kurdun, karnını çamurla doldurduğunu, kurtların dolunay zamanında şişmanlayıp ay ufaldıkça zayıfladıklarım, kıtlık zamanlarında ön ayaklarını emmek suretiyle hayatta kaldıklarını ve avlarının kanını emdiklerini belki siz de duymuşsunuzdur. Bu söylenenlerin hiçbirinin gerçekle   ilgisi   yoktur.
Kurt   genel   olarak   sürü   halinde
avlanır. Fakat bu sürü, hikâyelerde anlatıldığı gibi, yüzden fazla canavardan meydana gelmez. Kurt sürüsü genel olarak hepsi aynı ailenin üyesi bir düzine hayvanı içine alır. Anne, baba ile yavrularından başka yetişkin birkaç akraba da birlikte avlanabilir.
Bu hayvanların genellikle belki yüz elli kilometre uzunluğunda bir avlanma alanları vardır. Buralarda gezerek geyik, dağ koyunu, ren geyiği ve mus geyiği gibi hayvanları öldürürler. Amerika bizon sürülerini kovalayıp hasta ve yaşlı hayvanları, ayrıca geride kalan yavruları paraladıkları görülmüştür. Yerine göre sıhhatli hayvanları da saatte 30-32 kilometre hızla kovalarlar. Kanada’nın bir bölgesinden, bir yıl içinde dört yüz bin ren geyiğinin kurtlar tarafından parçalandığı bildirilmiştir. Bu uzak bölgedeki kurtların nüfusu otuz beş bine yakın tahmin  edilmektedir.
Kurt, insanların bulunduğu bölgelerde evcil hayvanlardan koyunlara, sığırlara ve atlara pusu kurar. Tavşanlar, kemiriciler, hatta hayvan leşleri de kurdun yiyecek listesinde yer alırlar. Kurt yerine göre böğürtlen ve olgun karpuz gibi meyvaları bile yer. Kurtların haftada bir tek öğün yemekle yetindikleri olur. Fakat hayvanların kuvvetten düşmemesi için bu öğünün gayet bol olması gerekir. Kurt bir defada ağırlığının beşte biri kadar yiyebilir. Bazen artan eti toprağa gömer.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Amansiz-Bir-Avci.html

yazarYazar: ozde |

deniz kaplumbağası

DENİZ KAPLUMBAĞALARI

DENİZ KAPLUMBAĞALARI» çoğunlukla «

» ailesine girerler. Etleri ve bağaları en makbul kaplumbağalar bu gruptadır. Bütün su kaplumbağalarında olduğu gibi, bunlarda da kabuk yassılmıs, bacaklar ise yüzgeç halini almıştır. Yüzgecin içinde parmak varsa da bunlar pençeden yoksundur.
Bu kaplumbağaların, genellikle sıcak denizlerde dolaşan, fakat deniz akıntılarıyle sürüklenerek Akdenize ve Kuzey Atlantiğin Avrupa ve Amerika kıyılarına varan üç türü bilinmektedir.
«Yeşil deniz kaplumbağası» veya öbür adiyle «çorba kaplumbağası» (Chelonia mydas) 120 santim uzun luğunda ve 150 kilo ağırlığında olabilir. Ender olarak 425 kiloluklarına bile rastlandığı söylenmektedir. Yosunlarla ve başka deniz bitkileriyle beslenen bu tür, meşhur «kaplumbağa çorbası» nın yapımına yarayan etinin nefasetiyle tanınmıştır. Dişi 350-500 yumurtasını geceleyin ıssız adacıkların kumsalına üç defada yumurtlar. Avcııar da  bu kaplumbağa nın  aynı  kumsala on beş gün ara ile üç defa geleceğini bilerek onu yakalayacakları zamanı buna göre hesaplarlar.
«Karet kaplumbağası» (Caretta caretta), renginin yeşil yerine esmer olması ve otçul yerine etçil olmasıyle öncekinden ayrılan, eti yenilebilir bir başka deniz kaplumbağasıdır.
Bu tür, balıklar, yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Uzunluğu bir metreyi geçmeyen bu kaplumbağanın eti yeşil kaplumbağa’nmki kadar makbul değildir.
«Kiremitli kaplumbağa» ya (Ghelonia imbricata), İngilizcede gagasının çengelli oluşundan dolayı «atmaca gagalı kaplumbağa» denilir. Kabuğunun uzunluğu 85 santimi geçmediğine göre, deniz kaplumbağalarının en küçüğü budur. Karet kaplumbağası gibi bu da etçildir. Bu kaplumbağa, gagasından başka, sırt kabuğundaki kaim bağa levhaların kiremit gibi üst üste binişinden de kolaylıkla tanınır. Bu levhalar, öldürüldükten sonra hayvanı kaynar suya daldrımak suretiyle sökülür. Bir tek kaplumbağadan 2-5 kilo bağa elde edilir. Bağa’dan bilhassa Japonya ile Lâtin Amerika’da tarak, bilezik, süs iğnesi gibi eşyalar yapılır.
«Derili Kaplumbağa» (Dermochelys coriacea) ise, hepsi garip yaratıklar olan deniz kaplumbağalarının en garibidir. Esmer bir deri ile kaplı gibi gözüken bu tür kabuktan yoksundur, daha doğrusu, derinin içine gömülmüş olan ve alttaki iskeletle bağlantısı olmayan kemik levhacıkları kabuğun yerini almıştır. Şekilleri düzensiz olmakla beraber, bunlar birbirlerine mozayık gibi uyarlar. Sırtı kateden yedi sıra çıkıntının, hayvanın suda dengesini sağlamasında bir rolü olsa gerektir. Şimdiye kadar ele geçen en iri derili kaplumbağalar 250 santim uzunluğunda ve 400-600 kilo ağırlığındaydı.
Bu kaplumbağanın bir başka  anatomik özelliği de ağzı ile yemek borusunun iç cidarının koni biçiminde . çıkıntılarla kaplı olmasıdır. Bunların, kaplumbağanın, ağzına doldurduğu yiyecekler için mükemmel bir süzgeç vazifesi gördüğüne şüphe  yoktur.
Bir kumsalda derili kaplumbağa’yı görebilenler, ön ve arka yüzgeçlerinin iriliği arasındaki oransızlığa dikkat etmişlerdir. Aynı zamanda da gözlerinden daha doğrusu gözyaşı bezlerinden, gözleri tuzlu sudan koruyan yapışkan bir salgının aktığını görmüşlerdir.
Derili kaplumbağalar yaygın olmalarına .ve başka türlerden daha kuzeysel enlemlere çıkmalarına rağmen, sayıca bol değillerdir. Bu kudretli yüzücü derin suları tercih etmekte ve ancak yumurtlamak için karaya çıkmaktadır. Dişi, her defasında 90 – 150 yumurta olmak üzere yılda birkaç kere yumurtlar.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Deniz-Kaplumbagalari.html

yazarYazar: ozde |

ekidne

Şaşılacak bir hızla toprağı kazarak gözden kaybolan

EKİDNE

Beş parmağı olan ekidne, (Bilimsel adı: Tachyglossus), Avustralya, Tasmanya ve Yeni Gine’nin ufak ve ürkek bir hayvanıdır. Tombul vücudunu kaplayan kahverengünsi kılların arasına kısa ve keskin dikenler de karıştığı için Avustralyalılar ona çok kere «kirpi» derler. Bu hayvancık müdafaaya geçtiği vakit düşmanına dikenleri ile gerçekten korkunç görünür.
Fakat Ekidne, düşmanıyla dövüşmek ve boğuşmak âdetinde değildir. Kendini kurtarmak için daha iyi bir çaresi vardır: Şaşılacak bir hızla toprağı kazarak gözden kaybolur. Dört ayağındaki kazmamsı pençeler o kadar hızla tünel kazabilir ki, hayvanı toprağın içinde yakalayabilmeyi ummak boşunadır. Toprağı kazan diğer hayvanlar gibi, baş önde olmak üzere kazmayıp yatay durumda toprağın içine gömülmesi de, bu hayvanın garip özelliklerinden biridir.

Yiyeceğini nasıl sağlar:
Dişleri olmadığı için, bu garip hayvan hep yumuşak şeyler yer. İnce bir gagaya benzeyen burun yapısının ucunda ağız deliği vardır. Ekidne’nin başlıca yiyeceği karıncalarla termitlerdir. Hayvan, karınca yuvasını kudretli pençeleriyle yarmakta, sonra ince ve uzun ağzıyla buranın minik sakinlerini kovalamaktadır. Derken yılana benzeyen uzun dili fırlayıp karıncaları yakalamakta ve onları damağına bastırarak ezmektedir. Ekidne’nin beslenme zamanı gecedir. Bu minik memeli hayvan gündüzleri saklanır.

Bebek ekidne’ler:
Ekidne’ler yavaş ürerler. Dişi, yılda genel olarak bir yumurta yumurtlar. Fakat bu hayvan kuşlar gibi yumurtasının üzerinde kuluçkaya oturmaz; kuluçka makinesi vücudunun içindedir. Bu, kamının üzerinde bulunan ve kangurunun kesesine benzeyen deriden bir ceptir. Yavrulara gıda temin eden süt bezleri de bunun içindedir.
Parşömenimsi yumuşak bir kabuğu olan yumurta birkaç gün içinde çatlar, yavru da büyüyen dikenleri anasını rahatsız edinceye kadar kesenin içinde yaşar.
Yavru ekidne ile yetişkin ekidne yalnız vücut yapısı itibariyle birbirinden farklıdır. Erkekle dişi arasında da görünüş farkı yoktur.

Evcil ve Yabani Ekidne’ler:
Ekidne’yi evcilleştirmek her halde aklınıza gelmezdi Öyle olmakla beraber bu hayvanların evcilleştirildiği çok olmuştur ve ürkekliğini yendikten sonra sokulgan bir hayvan olur.
Ekidne’nin uzunluğu ortalama 40 ilâ 50 santim arasıdır. Kuyruğu ufacıktır. Tasmanya ekidnesi, Avustralyalı akrabasından daha iridir, birkaç kısa dikeni ise kalın ve yünümsü kürkünün içinde gizlidir.
Yeni Gine ile onun civarındaki Salavati Adası dağlarında barınan «kavisli gagalı ve üç parmaklı ekidne» daha da büyüktür. Uzunluğu 75 santimi bulmaktadır. Gagası da epey uzundur. Bütün ekidne’ler kara hayvanlarıdır.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Ekidne.html

Sayfa 6/6123456