logo

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 09:58

Veteriner Ara

Veteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası
Site Map iletisim anasayfa

Üye Panelİ

Anket

REKLAM

clubvet petmania

Sayaç ve Dost Sİteler

TAKVİM

Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Nis    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  

SON YORUMLAR

  • orhan: bu ilaçtan 1 dekara ne kadar kullanılacak?
  • admin: üretici kedi ve köpeklerde kullanımı ile ilgili aşağıdaki bilgiyi vermektedir. Köpek ve kedilerde:...
  • ferdi yaldız: kedi veya köpeklerde kullanılabilirmi çok acil cevap yazarsanız çok memenun olurum
  • Eness: Bizde Sansar iskeleti Bulduk ılk gordugmuzde kedi sanılmıstı ınternetten arastırınca sanasar oldugnu anladık
  • ismet: çok kötü bir site beğenmedim
Yeriniz: Ana Sayfa » Archives for beyin
reklam alani
yazarYazar: ozde |

YAVRU EĞİTİMİ

Köpeğin hayatında ilk onaltı hafta oldukça önem taşımaktadır.İlk yirmibir (21) gün boyunca yavrunun hafıza kabiliyeti neredeyse sıfır durumundadır.Yavrunun duyuları (görme,işitme,koklama ve ilk sosyal temaslar) ilk yirmibir(21) ve yirmisekizinci(28) günler arasında gelişmeye başlar,bu an içerisinde yavru kardeşlerine ve çevreye cevap vermeye başlar.Yirmisekizinci (28) günde yavrunun hafızası ve beyin fonksiyonları gelişmeye başlar. Yirmisekiz (28) ile kırkdokuzuncu(49) günler arası ise yavrunun sinir sistemi ve beyin formu erişkin bir köpeğin sahibi bulunduğu biçimi alır.Yedi (7) ile sekizinci (8) haftalar sevimli yavrunun kardeşlerinden ayrılarak yeni sahibine ve eve alışması için en uygun zaman olmaktadır.

Yavru köpek mutlaka annesinin ve kardeşlerinin yanında kalması, köpek olduğunu hatırlatan kuralların ve köpek davranışlarını öğrenmesi gerekmektedir.Eğer yavruyu annesinden ve kardeşlerinden çok erken ayırır isek yavrunun temeli olmadığı için hayata adepte olmakta zorlanacak ve sorunlar ortaya çıkacaktır.Bunu önlemek için yavru köpeğinizi mutlaka 7-8 haftalık iken alınız.Bu süre içerisinde annesi ve kardeşleri ile birlikte minimum dört,beş (4-5) hafta.Geri kalan üç( 3) haftanın ise kardeşlerinin yanında oyun oynarak geçirdiğinden emin olunuz.

yazarYazar: ozde |

Genellikle kist aşısı diye bilinen bu uygulama aslında bir antiparaziter ilaçlamadır. Bu uygulama iç parazitlerinden (dahili parazitler) kaynaklı enfestasyonların engellenmesine ve sağaltımına yöneliktir. Halkalı (tenya), kancalı parazitler ve şeritler bu iç parazitlere örnektir.

Bu uygulama hayvan sağlığı açısından olduğu gibi insan sağlığı açısından da önemlidir. Bilindiği gibi kediler tüy döken canlılardır. Bu tüylerin üzerine bulaşmış parazit yumurtaları özellikle de echinococ yumurtaları insan sağlığı açısından önemlidir. Bu parazit kedilerin ince bağırsağında yaşar ve yumurtalarını dışkıyla dış ortama çıkarır. Bulaşma, parazite karşı aşılanmamış kedilerin, tüylerine bulaşan yumurtaların veya enfekte hayvanın dışkısıyla kontamine olmuş yiyeceklerin (marul, maydanoz…), insanlar tarafından herhangi bir şekilde ağız yoluyla alınması sonucu olur. Bu echinococ yumurtalarının ağız yoluyla alınması sonucunda da insanlarda hidatik kist şekillenir. Kistler karaciğer, böbrek, kalp, pankreas, beyin ve göz gibi organlara yerleşir, değişik boyutlarda kistler oluşturur ve yerleştiği organlarda işlevsel bozukluklara neden olurlar. İlerlemiş olaylarda kistin patlaması ölüme neden olabilir.

Bu nedenle kediler parazitlere karşı düzenli olarak ilaçlanmalıdır. Kist aşısı kedinin yaşadığı ortam, dışarıya çıkıp çıkmaması, hastalığa yakalanma riski gibi faktörler gözönüne alınarak 3, 4 veya 6 aylık aralıklarla tekrarlanır. Parazitin çok yoğun olduğu bölgelerde uygulama sıklığı daha da artırılabilir.

Kist aşısının enjektable (iğne) formu yağlı bir eriyik olduğundan dolayı yakıcıdır. Bu nedenle yapıldığı yerde ağrı veya şişlik oluşabilir.

yazarYazar: ozde |

Hastalık etkeni nedir ?

Hastalığın etkeni toxoplazma gondii’dir.Toxoplasma yumurtaları asitlere ve deterjanlara dayanıklıdırlar. Ancak yüksek ısı ve amonyak ile temas halinde canlılığını yitirerek enfeksiyon yapma kabiliyetini kaybeder.
Hastalık nasıl bulaşır ?

Hastalığın bulaşması oral yolla olmaktadır.Parazitin yumurtaları ile enfekte çiğ etlerin yenilmesi ile olabildiği gibi paraziti taşıyan kedilerin dışkısı ile bulaşmış gıdaların yenilmesiyle de olabilir. Kediler ara konakcıdırlar fakat kendileride hastalığı alabilirler.
Hastalık nasıl gelişir ?

Parazit oral yolla alındıktan sonra kısa sürede bağırsak epitellerine yerleşerek çoğalmaya başlar. Daha sonra kan ve lenf yolu ile akciğer, karaciğer,lenf yumruları,beyin ve plasenta gibi organlara yayılarak buralarda yerleşip çoğalırlar. Bu organlarda yerleşerek canlılıklarını devam ettirebilecekleri gibi yangısel reaksiyonlara da neden olabilirler.
Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastalık kedilerde çoğu zaman klinik belirti göstermez. Klinik belirti görülebilenlerde ise;
Ateş,
İştahsızlık,
Göz ve burun akıntısı,
Solunum güçlüğü,
Gastroenteritis,
Felç ve kaslarda spazm ,
Yavru atma gibi semptomlara rastlanabilir.
Nasıl önlem alabiliriz?

Parazitin kist ve yumurtalarının oral yolla alınarak bulaşma şekillendiğinden çiğ veya az pişmiş etlerin yenmesine izin verilmemelidir.
Ayrıca periyodik olarak yapılacak analizlerle parazitin erken teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması hastalığın yayılmasını önlemek açısından faydalıdır.
Sonuç;

Hastalığın tespiti oldukca zordur. Bu nedenle klinik tanı için gerekli testleri yapmak şarttır. Kedi dışkılarında eğer toxoplazma etkeni varsa ve insana bulaşması durumunda insan sağlığı için risk oluşturur.

yazarYazar: ozde |

Köpeklerin beyni duyuların sağladığı bilgileri sentezler, yorumlar ve onlara göre harekete geçer. Bu yaşamsal organın iyi çalışabilmesi için önemli miktarda kanla beslenmesi gerekmektedir ve kalpten oksijenlenmiş kanın geldiği büyük bir atardamar bu hizmeti yerine getirir. Beyin ve omurilik beraberce merkezi sinir sistemi olarak bilinir, kafatasının ve omurganın sağlam kemikleri tarafından korunurlar. Sinir reseptörlerinin organlar ve dokulardan sağladığı duyusal bilgiler periferal tarafından omuriliğe, ardından da beyne taşınır.

Tüm köpekler köpekgil beyninin sınırları dahilinde davranır ama bunun anlamı köpeklerin sadece içgüdüleriyle hareket ettikleri değildir. Her köpeğin kendine özgü karakteri , toleransı, eğitilebilirliği ve zekası vardır. Köpeğin zihni genişlemiş bir ailenin, yani sürünün sosyal bir üyesinin zihnidir. Bir anlamda, köpeğin zihni bizimkine benzer. Kişiliği özgün olarak hem genetik kalıtım, hem de öğrenme ve erken deneyimlerle oluşur. Eğitilebilirlik çeşitli köpek cinsleri arasında farklılık gösterir. Alman Çoban Köpekleri inanılmaz derecede çabuk öğrenirler ve yeni görevleri kolaylıkla yerine getirirler.

yazarYazar: ozde |

Kedilerde Horner’s Sendromu yüz bölgesindeki belirli kasları uyaran ve çalıştıran sinirlerin çalışmaması sonucunda ortaya çıkan belirtiler grubuna verilen genel bir isim.

 Bu belirtiler, yüzü kontrol eden bu sinirlerin yaralanması veya hastalanması sonucunda ortaya çıkar. Özellikle beyin, omuriliğin üst kısımları ve omurilik ile yüz bölgesi arasındaki sinirlerde oluşan yaralanmalar sonucunda gözlemlenir.

 Kedilerde Horner’s Sendromu birçok sebepten görülebilir:

 Horner’s Sendromu görülen kedilerin yaklaşık yüzde 40’ında bu belirtiler bilinen bir sebebi olmaksızın spontan olarak ortaya çıkar.

 Trafik kazası veya yüksekten düşme sonucu kafa, boyun ve göğüs bölgesinde oluşan travmalar

Isırık yaraları

İleri düzeyde orta kulak iltihaplanmaları

Omurilik tümörleri.

 Kedinizde bu semptomlar varsa Horner’s Sendromu’ndan şüphelenebilirsiniz:

 Gözbebeğinin küçülmesi

Üçüncü göz kapağının büyümesi ve gözün üstüne doğru kayması

Üst göz kapağının aşağı sarkması

Gözün içeri çökmüş gibi durması

Yüzün bu belirtilerinin gözlendiği tarafında daha fazla sıcaklık hissedilmesi.

 Veteriner hekiminiz fiziksel ve sinir sistemi muayenesi, radyografi, kan tahlilleri ve MR gibi teşhis yöntemleri ile kedinizde Horner’s Sendromu’na yol açan sebebi bulabilir. Tedavi, bu belirtilere sebep olan travma, ısırık ya da enfeksiyon gibi asıl hastalıkların tedavi edilmesi ile ortadan kalkar. Sebepsiz olarak ortaya çıkan hastalıkta ise genellikle belirtiler 6-8 hafta içinde kendiliğinden ortadan kalkar. Ancak beyin ve omurilik yaralanmalarından kaynaklanan durumlarda iyileşme oranı oldukça düşük.

Sayfa 1/71234567