

Sitemize hoşgeldiniz.
Tarih: 05-22-2012
Saat: 09:41
Veteriner AraVeteriner Hekim ve Hayvan Severlerin Buluşma Noktası |




(5,00 out of 5)



(3,50 out of 5)



(3,00 out of 5)



(2,83 out of 5)



(2,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)



(1,00 out of 5)
Yazar: ozde

MAYMUNLAR DÜNYASININ DEVLERİ
JİPONLAR ORANGUTANLAR ŞEMPANZELER VE GORİLLER
FİLİMLERDE seyrettiğiniz maceralar ne olursa olsun, »büyük insansı maymunlar» kimsesiz çocukları evlât edinmez, yahut yerli kadınları kagırmazlar. Bu yanlış zanlar ihtimal ki, bu insansı maymunlardan bazılarının insanlara fazlasiyle benzemesinin sonucudur, «Goril», «şempanze», «orangutan», «uzun kollu jîbon» ve «siamang» bu büyük insansı maymunlardandır.
Birazdan da göreceğiniz gibi, büyük insansı maymunlar’ın davranışları insanımsıdır. Çabuk öğrenirler ve muhakeme yürütmeye benzer içgüdüsel davranışlar gösterirler. Bu bakımdan öbür maymunlardan ileridirler. Esasen büyük insansı rnaymunlar’la öbür maymunların arasında görünüş itibariyle insansı maymunlarla insanların arasında olduğundan daha fazla fark vardır.
«Büyük insansı maymunlar» (Pongidae), ekseri maymunlardan daha gürbüz yapılı ve dayanıklıdırlar. Kuyrukları yoktur. Uzun kolları vücutlarının ağırlığına destek olur. Kollariyle omuzları, daha kısa olan bacaklarına kıyasla, fazla gelişmiştir. Bacakları bir uzun atlamada ağırlığına destek olabilecek kuvvette değilse de, insansı maymun, kollarının yardımiyle dallara asılarak yol alabilir.
Büyük insansı maymunlar da diğer maymunlar gibi güneşli bölgelerin hayvanıdırlar. Genel olarak otçul olmakla beraber, çoğu böcek de yer.
Büyük insansı maymunlar, rahatlarına düşkündürler. Çok kere geçici mesken olarak kendilerine bir yuva kurarlar. Bu yuvalar her hayvanın kendine aittir. Aile barınakları yoktur. Fakat dişi şüphesiz yavrusunu kendi yerinde büyütür. Bu yuvalardan bazıları ağaçların üzerindeki kaba saba bir plâtformdan ibarettir; bazılarının ise yağmurlara karşı üstü örtülüdür. Ağır vücutlu gorilin bile, yerde dahi olsa bir yuvası vardır. Maymunlar dünyası üyelerinden pek azı bu büyük maymunlar gibi kendilerine bir yatak tedarik etmeyi düşünürler.
Büyük insansı maymunlar’dan bazıları vakit vakit dik olarak yahut dike yakın yürürler. Fakat dört ayak yürürken, öbür maymunlar gibi ellerini yere basmazlar. Öyle yapacak yerde vücudun ağırlığını parmakların bükülü eklemleriyle ayak tabanlarının dış yanlarına dayarlar.Başparmaklarının eklem yapısıda insanlarınki gibidir.
Büyük insansı maymunlar yüzmesini bilmezler.Kazaen derin bir suya düşecek olurlarsa boğulurlar.
New York Hayvanat Bahçesi’nde su dolu bir hendeğe düşen goril kendini kurtarmaya teşebbüs bile etmemiş ve seyircilerin gözü Önünde bir, bir buçuk metre suda boğulup gitmişti. Fakat bu hayvanlara yavruyken yüzmeyi öğretmek kabildir.
http://www.hayvanansiklopedisi.com/Maymunlar-Dunyasinin-Devleri.html
Yazar: ozde
Eski Dünya Maymunları Hakkında Genel Bilgi
ASYA İLE AFRİKA’nın kuyruklu maymunları, Yeni Dünya’daki akrabalarından Bir bakıma çok daha fazla gelişmişlerdir. Aradaki farklar ilk bakışta size önemsiz görünse bile, zooloji mütehessıslarının göziyle çok manalıdırlar.
Bir kere Eski Dünya maymunlarında diş sayısı daha azdır: İnsanlar gibi sadece otuz iki dişlidirler. Burun delikleri de birbirine Amerika maymunlarmdakinden daha yakın olduğundan, bu özellikleriyle insana biraz daha fazla benzemiş olurlar. Eski Dünya maymunları ayrıca bir dereceye kadar renk de görürler, üstelik kuyruklariyle cisimleri tutma kabiliyetleri yoktur.
Makilerle, büyük gerçek maymunların dışındaki bütün Eski Dünya maymunları bu ailedendir. Bunları da iki gruba ayırıyoruz. Birinci grupta olanların yanaklarında yiyecek depo etmeye yarayan birer kese vardır. Hayvanat bahçelerinde çok görülen «Mona maymunu» ile «yeşil maymun» gibi türlerle başka küçük boylu ağaç sakinleri bu gruptandır. Bunların çoğu, maymunların en kalabalık tipi olan «genon»lardandır. Aynı gruba mensup daha iri maymunlar olan «babuin»lerle «mandril»ler yerde yaşarlar. Bu gruptan olanlar çeşitli meyvalarla bitkiler, böcekler, yengeçler, küçük kuşlar ve yumurtalarla beslenirler.
İkinci grup, yiyecek olarak yaprakları tercih eder. Bunların yanaklarında kese yoktur, fakat bitkilerin sindirilmesi için mideleri daha çapraşık bir durum almış ve birçok bakımlardan ineğinkine benzemiştir. «Langur», «gereza» ve burnu insanınkînden uzun olan «hortumlu maymun» bu gruptandır. Bunlar, hayatlarının en büyük zamanını ağaçların üzerinde geçirir ve pek ender olarak yere inerler.
Bilimsel adı: «Cercopithecidae» olan, Eski Dünya’nın bu ailesine, köpeğimsi yürüyüşlerinden ötürü «köpeğimsi maymunlar» denilmiştir, Kollariyle bacaklarının uzunluğu aşağı yukarı eştir. Dört ayak üzerinde yürürler. Bu arada eiin ayası yere yapışmış, fakat art ayağın topuğu havada olur. Bu hayvanlar ağaçların üzerinde hızla hareket eder, art ayaklarının kuvvetinden atlamakta faydalanırlar. Elleriyle geniş tırnakları insanınküere şaşılacak derecede benzer.
Dişi maymun, kadınlar gibi aybaşı görür. Arkasında, ilkaha müsait olduğu zamanlarda şişen bir «cinsel derisi» vardır. Bu şişme ne kadar fazla olursa, dişi maymun da erkeğinin gözünde o nispette güzel ve caziptir.
http://www.hayvanansiklopedisi.com/Eski-Dunya-Maymunlari-Hakkinda-Genel-Bilgi.html
Yazar: ozde

Şaşılacak bir hızla toprağı kazarak gözden kaybolan
Beş parmağı olan ekidne, (Bilimsel adı: Tachyglossus), Avustralya, Tasmanya ve Yeni Gine’nin ufak ve ürkek bir hayvanıdır. Tombul vücudunu kaplayan kahverengünsi kılların arasına kısa ve keskin dikenler de karıştığı için Avustralyalılar ona çok kere «kirpi» derler. Bu hayvancık müdafaaya geçtiği vakit düşmanına dikenleri ile gerçekten korkunç görünür.
Fakat Ekidne, düşmanıyla dövüşmek ve boğuşmak âdetinde değildir. Kendini kurtarmak için daha iyi bir çaresi vardır: Şaşılacak bir hızla toprağı kazarak gözden kaybolur. Dört ayağındaki kazmamsı pençeler o kadar hızla tünel kazabilir ki, hayvanı toprağın içinde yakalayabilmeyi ummak boşunadır. Toprağı kazan diğer hayvanlar gibi, baş önde olmak üzere kazmayıp yatay durumda toprağın içine gömülmesi de, bu hayvanın garip özelliklerinden biridir.
Yiyeceğini nasıl sağlar:
Dişleri olmadığı için, bu garip hayvan hep yumuşak şeyler yer. İnce bir gagaya benzeyen burun yapısının ucunda ağız deliği vardır. Ekidne’nin başlıca yiyeceği karıncalarla termitlerdir. Hayvan, karınca yuvasını kudretli pençeleriyle yarmakta, sonra ince ve uzun ağzıyla buranın minik sakinlerini kovalamaktadır. Derken yılana benzeyen uzun dili fırlayıp karıncaları yakalamakta ve onları damağına bastırarak ezmektedir. Ekidne’nin beslenme zamanı gecedir. Bu minik memeli hayvan gündüzleri saklanır.
Bebek ekidne’ler:
Ekidne’ler yavaş ürerler. Dişi, yılda genel olarak bir yumurta yumurtlar. Fakat bu hayvan kuşlar gibi yumurtasının üzerinde kuluçkaya oturmaz; kuluçka makinesi vücudunun içindedir. Bu, kamının üzerinde bulunan ve kangurunun kesesine benzeyen deriden bir ceptir. Yavrulara gıda temin eden süt bezleri de bunun içindedir.
Parşömenimsi yumuşak bir kabuğu olan yumurta birkaç gün içinde çatlar, yavru da büyüyen dikenleri anasını rahatsız edinceye kadar kesenin içinde yaşar.
Yavru ekidne ile yetişkin ekidne yalnız vücut yapısı itibariyle birbirinden farklıdır. Erkekle dişi arasında da görünüş farkı yoktur.
Evcil ve Yabani Ekidne’ler:
Ekidne’yi evcilleştirmek her halde aklınıza gelmezdi Öyle olmakla beraber bu hayvanların evcilleştirildiği çok olmuştur ve ürkekliğini yendikten sonra sokulgan bir hayvan olur.
Ekidne’nin uzunluğu ortalama 40 ilâ 50 santim arasıdır. Kuyruğu ufacıktır. Tasmanya ekidnesi, Avustralyalı akrabasından daha iridir, birkaç kısa dikeni ise kalın ve yünümsü kürkünün içinde gizlidir.
Yeni Gine ile onun civarındaki Salavati Adası dağlarında barınan «kavisli gagalı ve üç parmaklı ekidne» daha da büyüktür. Uzunluğu 75 santimi bulmaktadır. Gagası da epey uzundur. Bütün ekidne’ler kara hayvanlarıdır.