‘ tek ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Deniz Kabukları

28 Haziran 2010

Denizaltının tam olarak keşfedilmemiş çok renkli dünyasında, balıklar ve mercanların yanı sıra, gizemli şekilleri, renkleri ve yaşam biçimleriyle deniz kabukları birer mücevher gibi yer alır. Çoğu insanın sadece deniz kıyısında dolaşırken veya yaz tatili için kıyı bölgelerine gittiği zaman gördüğü, kumsaldan toplayıp evinin bir köşesinde süs eşyası olarak kullandığı bildik deniz kabuklarından başka, az bilinen ve insanı hayretler içerisine düşürecek güzellikte binlerce çeşit deniz kabuğu daha var. İstiridye kabukları içinde küçücük bir kum tanesinin gösterişli bir inci haline gelmesi veya birbirinden farklı iki tür deniz minaresinin yan yana gelişi, farklı güzellikler ve şaşırtıcı zariflikler yaratır. Çeşitleri yüz bini bulan deniz kabuklarının bazıları hoşa giden renk ve zarafetlerinden ötürü eski devirlerde para yerine kullanıldığı gibi, günümüzde de pek çok evde süs eşyası olarak en hatırlı köşelere oturtulur.

Tılsımlı Kabuklar

Deniz kabuklarının bir başka özelliği ise bilinen en eski büyülerde kullanılması. Kabuklarla tılsım yapmanın binlerce yıl öncesine dayanan bir tarihi var. Deniz kabuklarını her dönemde pek çok konu ile ilişkilendirebilen insanoğlu, onu hem nazara karşı koruyucu, hem de doğurganlığı temsil eden bir sembol olarak kullanmış. Kabukların güçlü bir doğurganlık sembolü olarak düşünülmesi nedeniyle, doğum sancıları ve kısırlığa karşı yaygın olarak kullanıldığı da biliniyor. Araştırdıkça, deniz kabuklarının sadece basit bir güzellikten ibaret olmadığı, her birinin mücevher değerinde ve hassasiyetinde olduğu ortaya çıkıyor. Malakoloji adı verilen kabuklu canlılar bilim dalında yapılan araştırmalarla literatüre her gün yeni türler ekleniyor. Deniz kabukluları, formlarına göre ana ve alt familyalar olarak sınıflandırılıyor.

Devamını oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

BANDIRMA KOYUNU

10 Mayıs 2010

Bandırma’daki Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü’nde yapılan çalışmalarla ‘Bandırma’ ismi verilen yeni bir koyun ırkı yetiştirildi.

Balıkesir İl Genel Meclisi üyeleri, Bandırma’da bulunan Marmara Hayvancılık Araştırma Enstitüsü’nü ziyaret ederek kurumun çalışmaları hakkında bilgi aldılar.

Türkiye’nin en büyük hayvancılık araştırma enstitüsü olan kurumlarının Türkiye geneline keçi ve koyun satışı yaptığını, yeni koyun ve keçi ırkları yetiştirdiğini belirten Müdür Akpolat, ayrıca nesilleri tehlikede olan hayvan ırklarının genlerinin korunması konusunda çalıştıklarını da söyledi.

Enstitüde yapılan çalışmalar sonucunda ‘Bandırma’ ismiyle yeni bir etçi koyun ırkı yetiştirdiklerini de belirten Akpolat, “Kurumumuz Türkiye geneline kendi alanında tektir ve aynı zamanda bir araştırma enstitüsüdür. Bu nedenle özelleştirme kapsamına alınacağını düşünmüyorum. Kurumumuza bağlı bulunan arazilerimiz tamamen çiftliğin malıdır çünkü bu arazi döner sermaye tarafından satın alınmıştır. Ege, Akdeniz ve Tekirdağ bölgesi dahil her yerden damızlık satın alabilmek için bizlere başvuruda bulunuluyor. Damızlık hayvanlarımızın sayıları belirli olduğu için satışlarımızı açık arttırma usulü yapıyoruz. Zane keçisinde Türkiye’nin tek kuruluşuyuz. Enstitümüzde üretilen zane süt keçisi 6 litreye kadar süt verebilen merada yayılabilen ve yemle beslenebilen tamamen süt üretimine yönelik bir keçidir ve üretimi enstitümüzde yapılmaktadır. Marmara hayvancılık enstitüsü bir süredir yaptığı çalışmalar sonrasında Bandırma’ya özel bir koyun türü üretti. Bir süredir enstitü bünyesinde yapılan çalışmalarla Bandırma ve bölge şartlarına uygun ortamda beslenebilen ve et ihtiyacına yönelik Bandırma türü olarak anılan koyun üretildi. Eti diğer koyunlara oranla daha lezzetli olan ancak 200-300 gr. Arası süt verebilen bu koyun tamamen enstitümüz tarafından üretilerek önümüzdeki günlerde Türk hayvancılığının hizmetine sunulacak” dedi.

Devamını oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Karma Aşı

10 Mart 2010

Felin Panlökopeni

Kediler arasında oldukça yüksek oranda bulaşıcı olan viral bir hastalıktır. Kedilerde , özellikle yavrularda ölüme yol açan virüs kusma, iştahsızlık ve çoğunlukla kanlı bir ishalle kendini belli eder. Tek korunma yöntemi aşılamadır.

Feline Rhinotracheitis

Ülkemizde oldukça yaygın olan bu hastalık çok bulaşıcıdır. Yetişkin kediler için ölümcül bir tehlike taşımamakla birlikte yavru kedilerde ölümlere neden olabilir. Tek korunma yöntemi aşılamadır.

Feline Calicivirüs

Kedilerde ağız ülserlerine neden olan hastalık bulaşıcıdır. Tek korunma yöntemi aşılamadır.

Adından da anlaşılabileceği gibi karma aşı, yukarda saydığımız hastalıklara karşı bağışıklık oluşturan maddeleri içermektedir. Hastalıklara karşı verilen bağışıklık sürelerinin yavrunun anneden aldığı maternal antikor seviyesine bağlı olarak değişiklikler gösterebileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle karma aşı uygulamasına yavru 6-7 haftalık olduğunda başlanmalı, aşı 3-4 haftalık aralıklarla yavru 15-20 haftalık yaşa ulaşıncaya kadar tekrarlanmalıdır. Bu programla yavruların yaklaşık %95’inde güvenli bir bağışıklık oluşturulabilmektedir. Karma aşı yıllık olarak tekrar edilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Kuyruk Felci

8 Mart 2010

Hastalığın nedeni nedir?

Genellikle travmalara bağlı olarak kuyruğun hareketini sağlayan sinirlerin zarar görmesi nedeniyle şekillenir.

Özellikle kuyruk omurları veya omurların kuyruğa yakın son bölümünde meydana gelen kırıklarda sinirlerin zarar görmesi kuyruk felcinin oluşumunda en önemli nedenlerden biridir.

Kedilerde çoğunlukla kapı arasına sıkışma veya trafik kazaları sonucunda görülmektedir.
Hastalığın gelişimi nasıldır?

Omur kırıklarına bağlı gelişen olaylarda arka bölümü uyaran diğer sinirlerin de zarar görme olasılığı yüksektir ve bu nedenle çoğunlukla arka bacaklarda, anüs ve idrar kesesi sfinkterlerinde (büzücü kaslar) felç olayları ile birlikte görülme oranı yüksektir.

Bu vakalarda genellikle gelişim pek iyi değildir ve arazlar kalıcı olabilir.
Hastalığın belirtileri nelerdir?

Kuyruğun hareketsiz olarak arka bacakların arasında duruşu gözlenebilen en önemli belirtidir. Tuvaletini yaparken dahi kuyruğu kaldıramaz bu nedenle kuyrukta kirlenmeler oluşur. Kuyruğu kaldırıp bırakıldığında dirençsizdir ve hemen düşer.

Röntgen bulgularında omurlarda kırığın varlığı söz konusu ise teşhisi destekleyen önemli bir bulgu olarak değerlendirilebilir.
Sonuç

Sinirlerde oluşan hasar ileri boyutta değilse sinirin kendini yenileme olasılığı vardır. Ancak ileri boyutta bir hasar özelliklede omur kırıkları tespit edildi ise en uygun tedavi operatif olarak kuyruğun alınmasıdır. Aksi taktirde yaralanmalara bağlı enfeksiyonlar veya gangren gelişebilir.

Anüs ve idrar kesesinin etkilendiği durumlarda hastalığın seyri iyi sonuçlanmayabilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Eczema (Ekzema)

5 Mart 2010

Hastalığın nedeni nedir?

Derinin epidermis yani yüzlek katının yangısı olarak bilinen ekzemanın oluşumunda derinin duyarlılığı önemli bir faktördür. Bazı literatürlere göre ekzama allerjik derinin yangısı olarak tanımlanmaktadır.

Ekzemanın oluşumunda allerjen maddelerin deriye içten veya dıştan olan etkisi söz konusudur.

Ekzemanın şekillenmesine neden olan bu etkenler
Endojen (iç) etkenler
Eksojen (dış) etkenler olarak tanımlanabilir.

Endojen etkenler; derinin duyarlı hale gelmesine neden olan, tek yölü beslenme, iç parazitler, sarılık, karaciğer ve böbrek hastalıkları, hormon yetersizlikleri ekzamaya yol açabilir.

Eksojen etkenler; deriyi etkileyerek duyarlı hale gelmesine neden olan kimyasal, mekanik ve paraziter nedenlerdir

Deride kir birikimi, yetersiz tarama gibi deride tahrişe neden olan durumlarda ekzama oluşabileceği gibi aşırı sıcak ve soğuk, yağ tabakasına ve deriye zarar veren kimyasal maddeler, aşırı kaşınmaya bağlı sürtünmeler de ekzama şekillenmesine neden olabilir

Ekzama oluşumunda etken olan ve en sık karşılaşılan eksojen etken ise uyuz ve pire gibi dış parazitlerdir.

Özellikle pire ısırıkları sonucuda görülen ve deride allerjik reaksiyon dolayısıyla hassasiyet oluşturan F.A.D (Flea Allergy Dermatitis-Pire Alerjisi) ekzama şekillenmesinde etkin bir rol oynar.
Hastalığın gelişimi nasıldır?

Yavaş bir gelişim gösteren hastalık akut ve kronik olarak gelişebilir. Kedilerde az görülen bir hastalıktır.

Etkene bağlı olarak başlangıçta deride oluşan hassasiyet nedeniyle kızarıklık ve ödem (erythem) şekillenir. Daha sonra papüller ve içleri sıvı dolu değişik büyüklükte olabilen veziküller oluşur. Veziküllerin patlaması sonucu bölgede sulu kırmızı bir alanın oluşması karekteristik bir görünümdür. Zamanla kuruma ve kabuklaşmalar görülür.

Tedavi edilemeyen akut olgular kronik bir hal alır.
Hastalığın belirtileri nelerdir?

Ekzemanın başlangıç evresinde kızarıklık, ödem ve kaşıntı görülebilecek en belirgin bulgudur. Çoğunlukla kaşıntıya bağlı olarak tüy dökülmeside görülebilir.

Veziküllerin şekillenmesi ve daha sonra patlaması ile deri nemli veya sulu bir görünüm kazanır. Hastalık ilerledikçe sulu ve kızarık alanlarda kurumalar ve kabuklanmalar oluşur. Elle yapılan muayenede bu lezyonlar küçük düğümcükler şeklinde hissedilebilir.

Genellikle baş bölgesinde, göz, kulak çevresi, ayaklar ve kuyruk kökünde şekillenen lezyonlar uzun tüylü kedilerde yaygın olarak vücudun her yerinde oluşabilir.

Kronikleşen durumlarda; deride kepeklenme, kaşıntı ve tüy dökülmeleri görülebilir. Ekzemanın tüm vücutta yaygın olarak şekillendiği şiddetli olaylarda huzursuzluk ve beden ısısında artış görülebileceği gibi, uzun tüylü kedilerde tüylerde keçeleşmeler de sıklıkla görülebilir.
Sonuç

Kedilerde az görülen bir durum olmasına karşın yaygın olarak şekillendiği durumlarda tedavi uzun sürebileceğinden korunma önemli bir faktördür. Bu amaçla özellikle uzun tüylü kedilerde günlük tüy bakımının düzenli olarak yapılması faydalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları