<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>veterinerara.com &#187; kuru</title>
	<atom:link href="http://www.veterinerara.com/tag/kuru/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.veterinerara.com</link>
	<description>Klinik,petshop,pansiyon,medikal,mama firması,köpek,kuş,kedi,sürüngen,kemirgen,veteriner,haber,video,resim</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 21:54:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
<xhtml:meta xmlns:xhtml="http://www.w3.org/1999/xhtml" name="robots" content="noindex" />
		<item>
		<title>Çiklitler Ailesi (Cichlidae) &#8211; Borelli Cüce Çiklit (Apistogramma borellii)</title>
		<link>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/ciklitler-ailesi-cichlidae-borelli-cuce-ciklit-apistogramma-borellii.html</link>
		<comments>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/ciklitler-ailesi-cichlidae-borelli-cuce-ciklit-apistogramma-borellii.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 22:12:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozde</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıklar]]></category>
		<category><![CDATA[amonyak]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit balıkları]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit kusturma]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit türleri]]></category>
		<category><![CDATA[çiklit yemleri]]></category>
		<category><![CDATA[çiklitler]]></category>
		<category><![CDATA[bu]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[gibi]]></category>
		<category><![CDATA[Habitat]]></category>
		<category><![CDATA[iyi]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[Siemens]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/ciklitler-ailesi-cichlidae-borelli-cuce-ciklit-apistogramma-borellii.html</guid>
		<description><![CDATA[Habitat: Cinsinin küçük, yanlardan basık ve geniş yüzgeçli bir türü olan A. borelli, kuru yaprakların, kök ve kuru kütüklerin ve su bitkilerinin bol saklanma yeri oluşturduğu sığ sularda yaşar. Sadece asitli ve yumuşak suyu tercih eden diğer birçok Apistogramma türünün aksine, su kimyası açısından çok değişik şartlara uyum sağlayabilir. A. borelli&#8217;nin çeşitli yaşama alanlarında yapılan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Habitat: Cinsinin küçük, yanlardan basık ve geniş yüzgeçli bir türü olan A. borelli, kuru yaprakların, kök ve kuru kütüklerin ve su bitkilerinin bol saklanma yeri oluşturduğu sığ sularda yaşar. Sadece asitli ve yumuşak suyu tercih eden diğer birçok Apistogramma türünün aksine, su kimyası açısından çok değişik şartlara uyum sağlayabilir. A. borelli&#8217;nin çeşitli yaşama alanlarında yapılan ölçümlerde pH 5-8, iletkenlik 10-200 mikro-Siemens (µS/cm), GH 0-15 arası değerlere rastlanmıştır. A. borelli 16°C gibi düşük sıcaklıklara da direnç gösterebilir.<br />
Cinsiyet ayrımı:<br />
Erkekler renkli, daha büyük ve geniş yüzgeçlidir. Yumurtlamadan sonra dişiler Apistogrammalardaki tipik altın sarısı rengini alırlar.<br />
Beslenme:<br />
A. borelli&#8217;nin akvaryum bakımını kolaylaştıran en önemli faktörlerden biri, çok çeşitli su şartlarına uyum sağlayabilmelerinin yanında kuru yemlere de kolayca alışabilmeleridir. Ürkek oldukları için yüzeye çok zor çıkarlar, yemlerini dipten toplamayı severler. Dibe inen küçük granüllü yemler verilebilir.<br />
Gerekli akvaryum şartları ve bakımı:<br />
Su kimyası ve sıcaklığı konusunda toleranslı bir tür olmasına rağmen A. borelli&#8217;nin bakımında, diğer Apisogrammalarda olduğu gibi su kalitesinden ödün vermemek gerekir. A. borelli, amonyak, nitrit ve nitrat gibi azotlu bileşiklere ve diğer organik kirlenmelere karşı hassastır. Su kalitesini sürekli üst düzeyde tutmak için iyi bir biyolojik filtrasyon ve düzenli su değişimleri şarttır. Bu barışçı çiklit, 80 cm&#8217;lik bir akvaryumda çift olarak barındırılabilir ancak ilginç sosyal davranış çeşitliliğini görebilmek için daha büyük akvaryumlarda 10-15 balıktan oluşan küçük bir grubun yaşatılması önerilir. Sık bitkiler, kökler ve taşlarla akvaryumda bol saklanma yeri oluşturulmalıdır. </p>
<p><span id="more-24317"></span>Üreme:<br />
Normal şartlarda erkek balık monogamiktir (tek eşli); kendini tek bir dişiye adar. Erkek-dişi bölgelerini ortaklaşa korur ve yavrularını işbirliği içinde yetiştirirler. Dişi, tercihen gizli bir kovuğa, küçük boyuna rağmen 200&#8242;e varabilen sayıda yumurta bırakır. Sıcaklığa bağlı olarak yumurtalar çiftin koruması altında 2-4 gün içinde açılır, 5-7 gün sonra da yavrular serbest yüzmeye başlarlar. Anne balığın optik komutları altında akvaryumu sürü halinde gezmeye çıkan yavrular artemia larvalarıyla kolayca büyütülebilir. Diğer Apistogramma türlerinin çoğunun aksine dişi, erkeğin de yavrulara yaklaşmasına izin verir. Akvaryumda tehdit unsuru olan balıklar varsa, erkeğin yavrularla daha yoğun bir şekilde ilgilendiği gözlenir. Borelli yavruları biraz yavaş gelişir ve yetişkin boylarına ancak bir yaşında ulaşırlar. Cinsel olgunluğa ise 6. aydan sonra ulaşırlar.<br />
Latince Adı: Apistogramma borelli </p>
<p>Habitatı ve Anavatanı: Amazon nehri. </p>
<p>Beslenme Biçimi: Etçil </p>
<p>Davranış Biçimi: Barşçıl ama bölgeci. </p>
<p>Kendi Türlerine Davranışı: Orta derecede agresif. </p>
<p>Yüzme Seviyesi: Dip-Orta </p>
<p>Cinsiyet Ayrımı: Erkek balıkların çeşitli renk varyasyonları vardır. Dişiler daha renksiz ve daha küçük boydadır. Resimlerde üstteki balık erkek; alttaki dişidir. </p>
<p>Üreme: Uygun su şartlarının sağlanması çok önemlidir. Bir kovuğun içine düz yumurta dökerler, dişi yumurtaları korur. Üretilmesi kolaydır ama yumurtalar mantara duyarlıdır çok çabuk bozulabilir. Erkek pek çok dişiyle çiftleşebilir. </p>
<p>Sıcaklık: 24-26°C </p>
<p>En Fazla Büyüdüğü Boy: Erkekler 7 cm, dişiler 5 cm. </p>
<p>En Az Akvaryum Hacmi: 50lt </p>
<p>Su Sertliği: Yumuşak </p>
<p>pH: 6.0-7.0 </p>
<p>Zorluk Seviyesi: 3 </p>
<p>Genel Yorum: Akvaryumu bol bitkili, amonyak, nitrit, nitrat miktarı çok az ve peat ile zenginleştirilmiş olmalıdır. Ayrıca ince taneli koyu renkli kum tercih edilmelidir. Toptancılardan akvaryumculara gelen ithal balıklar genellikle zayıf düşmüş balıklar olur ve alındığında büyük oranda balık bir kaç gün içinde kaybedilir. Balıklar alındığında kuru yeme alışık olmadığından çok iyi bir şekilde canlı artemia veya su piresiyle beslenmeli kondüsyon kazandırılmalıdır. Büyük akvaryumlarda, canlı doğuranlarla ve barışçıl Amazon balıklarıyla bakılabilir. </p>
<p>Bilgilerin Açıklaması</p>
<p>Davranış Biçimi: Balıkların karma tanklardaki davranış biçimidir. Üreme döneminde hemen her canlının daha saldırganlaştığını göz önünde bulundurmak gerekir.<br />
Yüzme Seviyesi: Balığın doğal şartlarda nerede yüzdüğü ile ilgili bilgidir.<br />
En Fazla Büyüdüğü Boy: Balığın geldiği en büyük boydur. Genellikle bu boya gelmesi zorken, bazı bireylerin bu boyu geçtiği de görülebilir.<br />
En Az Akvaryum Hacmi: Balığın karma tankta rahat yaşayabilmesi için gerekli minimum hacimdir. Üretim tankları gibi 2 balığın bulunduğu durumlarda daha küçük tanklar kullanılabilir. Sırasıyla; balığın ortalama boyuna, hareketliliğine ve narinliğine bakılarak değerlendirilmiştir.<br />
Zorluk Seviyesi: 1 en kolay, yeni başlayanlar için uygundan. 5 en zor, sadece uzman akvarisltere uzanan balığın akvaryum şartlarında beslenmesini zorluğu ile ilgili bilgi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/ciklitler-ailesi-cichlidae-borelli-cuce-ciklit-apistogramma-borellii.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canlı Doğuranlar Ailesi (Poeciliidae) &#8211; Lepistes (Poecilia reticulata)</title>
		<link>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/canli-doguranlar-ailesi-poeciliidae-lepistes-poecilia-reticulata-2.html</link>
		<comments>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/canli-doguranlar-ailesi-poeciliidae-lepistes-poecilia-reticulata-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 21:33:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozde</dc:creator>
				<category><![CDATA[Balıklar]]></category>
		<category><![CDATA[akvaryum]]></category>
		<category><![CDATA[basit]]></category>
		<category><![CDATA[Cryptocoryne Wendtii]]></category>
		<category><![CDATA[erkekler]]></category>
		<category><![CDATA[gruplar]]></category>
		<category><![CDATA[ince]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes akvaryumu]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes üretimi]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes balığı]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes doğumu]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes türleri]]></category>
		<category><![CDATA[lepistes yavruları]]></category>
		<category><![CDATA[neon]]></category>
		<category><![CDATA[Poecilia Reticulata]]></category>
		<category><![CDATA[Vallisneria Spiralis]]></category>
		<category><![CDATA[Vesicularia Dubyana]]></category>
		<category><![CDATA[yavru]]></category>
		<category><![CDATA[yeni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/canli-doguranlar-ailesi-poeciliidae-lepistes-poecilia-reticulata-2.html</guid>
		<description><![CDATA[Görünüş: İnce uzun balıklardır. Erkekler daha küçük ve renklidirler. Doğadaki basit örneklerinden seçici üretim yöntemleriyle çok çeşitli renklere ve kuyruk biçimlerine sahip gösterişli ırklar üretilmiştir. Dişiler genelde renksizdirler; daha çok grinin açıklı koyulu tonlarını taşırlar. Cinsiyet ayrımı: Erkekler daha küçük ve renklidirler. Dişilerde anal yüzgeç üçgen biçimindeyken erkeklerde gonopod adı verilen ince uzun üreme organına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görünüş: İnce uzun balıklardır. Erkekler daha küçük ve renklidirler. Doğadaki basit örneklerinden seçici üretim yöntemleriyle çok çeşitli renklere ve kuyruk biçimlerine sahip gösterişli ırklar üretilmiştir. Dişiler genelde renksizdirler; daha çok grinin açıklı koyulu tonlarını taşırlar. Cinsiyet ayrımı: Erkekler daha küçük ve renklidirler. Dişilerde anal yüzgeç üçgen biçimindeyken erkeklerde gonopod adı verilen ince uzun üreme organına dönüşmüştür.<br />
Beslenme:<br />
Kaliteli kuru yemler.<br />
Gerekli akvaryum şartları ve bakımı:<br />
Çok çeşitli su şartlarına uyum sağlayabilen oldukça dayanıklı balıklardır. Yanlız düzenli su değişimleri ihmal edilmemelidir. Örneğin: 2 haftada bir %15-20 oranında eski akvaryum suyu dipten çekilerek yerine en az 2 gün dinlenmiş musluk suyu. Musluk suyundaki kloru ve ağır metalleri nötralize etmek için dinlenmiş suya iyi bir su hazırlayıcı (örn. BioPlast AquaClean) eklemek yararlı olacaktır. </p>
<p>Lepistes, bir grup balığıdır; en az 6&#8242;lık gruplar halinde gruplar halinde bakılmaları önerilir. Bir erkeğe iki dişi düşebilir. Dişi sayısının erkeklerden fazla olması sürekli erkekler tarafından kovalanan dişilere ara sıra dinlenme şansı verecektir. </p>
<p><span id="more-24287"></span>Lepistesler, plati, neon balığı, rasbora gibi diğer küçük sakin balıklarla bir arada tutulabilirler. Akvaryum yeterince büyükse ramirezi, kakadu ve agassizi gibi cüce çiklitlerle de beraber beslenebilirler. </p>
<p>Bol bitkili akvaryumlardan hoşlanırlar. Akvaryumculuğa yeni başlayanlar için de önerilebilecek bazı bitki türleri: Cryptocoryne wendtii, vallisneria spiralis, anubia barteri, vesicularia dubyana. Salvinia, lemna minor (su mercimeği) ve pistia gibi su üstünde yüzen bitkiler yavru lepisteslerin saklanmaları ve beslenmeleri için çok yararlı olurlar. </p>
<p>Üreme:<br />
Çok kolaydır. Kullanılacak akvaryum en az 20 litrelik olmalıdır. Dişiler ortalama ayda bir, 10-40 arasında yavru balığı canlı olarak dünyaya getirirler. Daha çok genç dişiler kendi yavrularını yeme eğilimindedirler. Toz yem de yiyen yavrular, yumurtadan yeni çıkmış artemia larvalarıyla beslenebilirlerse çok daha hızlı gelişirler. Dişiler üç ayda, erkekler daha da çabuk cinsel olgunluğa ulaşabilirler.<br />
Stresli bir ortam, örneğin akvaryumda rahatsız edici kuyruk yiyen balıkların bulunması, lepisteslerin sağlığını olduğu kadar dişilerinin düzenli yavrulayabilmelerini de olumsuz yönde etkiler. </p>
<p>Latince Adı: Poecilia reticulata </p>
<p>Habitatı ve Anavatanı: Orta Amerika </p>
<p>En Fazla Büyüdüğü Boy: Erkekler 4cm, dişler 6cm. </p>
<p>Davranış Biçimi: Barışçıl </p>
<p>Kendi Türlerine Davranışı: Barışçıl </p>
<p>Yüzme Seviyesi: Orta &#8211; Yüzey </p>
<p>Sıcaklık: 25°-28°C </p>
<p>pH: 6.0 &#8211; 8.0 </p>
<p>En Az Akvaryum Hacmi: 40 lt </p>
<p>Su Sertliği: Orta-Yüksek </p>
<p>Cinsiyet Ayrımı: Dişiler daha iri olur. Erkeklerin arka yüzgeci çok daha geniş ve gösterişlidir. Erkeklerde bulunan gonopod dişilerde yoktur. </p>
<p>Üreme: Canlı doğururlar, yavrulaması ve yavruların büyütülmesi kolaydır. </p>
<p>Genel Yorum: Lepistesler gerek barışçıl yapılarıyla, gerekse kolay üretilmeleriyle akvaryum severlerin gönüllerinde ve akvaryumlarında taht kurmuşlardır. Pek çok hobicinin ilk başladığı balık olmuştur. Akvaryumda doğal seleksiyonla çok değişik renk ve biçimlerde lepistesler üretilmiştir. Erkekleri dişilerin yarısı kadar olup dişilerden daha gösterişlidirler. Gebelik süresi yaklaşık 28 gün olup bu süre sıcaklık ve genetik faktörler yüzünden 21-40 gün arası değişebilmektedir. Aynı dişilerin erkekler tarafından devamlı kovalanmaması için dişi sayısını erkek sayısının 2 katından fazla tutmakta fayda var. Balıklar 3 aylık olduklarında cinsel olgunluğa ulaşırlar. </p>
<p>Zorluk Seviyesi: Vahşi ve vahşiye yakın türler 1, yapay seleksiyon sonucu üretilen çok renkli ve değişik desenli türler 3.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.veterinerara.com/ansiklopedi/baliklar/canli-doguranlar-ailesi-poeciliidae-lepistes-poecilia-reticulata-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpeklerde Üçüncü Gözkapağı Bezinin Sarkması</title>
		<link>http://www.veterinerara.com/hastalik/kopek-hastaliklar/iii-xxix-goz-ve-kulak-hastaliklari/kopeklerde-ucuncu-gozkapagi-bezinin-sarkmasi.html</link>
		<comments>http://www.veterinerara.com/hastalik/kopek-hastaliklar/iii-xxix-goz-ve-kulak-hastaliklari/kopeklerde-ucuncu-gozkapagi-bezinin-sarkmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 10:59:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozde</dc:creator>
				<category><![CDATA[III.XXIX. Göz ve Kulak Hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ama]]></category>
		<category><![CDATA[üçüncü]]></category>
		<category><![CDATA[bezinin]]></category>
		<category><![CDATA[bloodhound]]></category>
		<category><![CDATA[Boston Terrier]]></category>
		<category><![CDATA[Bull Terrier]]></category>
		<category><![CDATA[bulldog]]></category>
		<category><![CDATA[eski]]></category>
		<category><![CDATA[Gözkapağı]]></category>
		<category><![CDATA[köpeklerde]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[lhasa apso]]></category>
		<category><![CDATA[saint bernard]]></category>
		<category><![CDATA[Sarkması]]></category>
		<category><![CDATA[shar pei]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerara.com/hastalik/kopek-hastaliklar/iii-xxix-goz-ve-kulak-hastaliklari/kopeklerde-ucuncu-gozkapagi-bezinin-sarkmasi.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsandan farklı olarak, köpeklerin gözünde içinde bir gözyaşı bezi olan üçüncü göz kapağı vardır. Gözle görülmez ama gözyaşı bezinin herhangi bir sebeple sarkmasıyla gözün dışına doğru kayar ve gözle görülür bir hal alır.  Gözdeki bu problem bazı köpek ırklarında (Beagle, Bloodhound, Boston Terrier, Bulldog, Bull Terrier, Lhasa Apso, Saint Bernard ve Shar-Pei gibi) her iki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İnsandan farklı olarak, köpeklerin gözünde içinde bir gözyaşı bezi olan üçüncü göz kapağı vardır. Gözle görülmez ama gözyaşı bezinin herhangi bir sebeple sarkmasıyla gözün dışına doğru kayar ve gözle görülür bir hal alır.</p>
<p> Gözdeki bu problem bazı köpek ırklarında (Beagle, Bloodhound, Boston Terrier, Bulldog, Bull Terrier, Lhasa Apso, Saint Bernard ve Shar-Pei gibi) her iki gözde birden aynı anda ortaya çıkabilir. Gözyaşı bezi dışarı sarkıp doğrudan kuru havayla ve diğer tahriş edici unsurlarla karşılaşmaya başladıktan sonra enfekte olmaya, şişmeye başlar. Şişmeyle birlikte kızarıklık, gözde akıntı ve kaşıntı da oluşur. Köpeğin bu bölgeyi kaşımaya çalışmasıyla birlikte yaralar oluşabilir.</p>
<p> Hastalığın tedavisinde antibiyotik ve yangı giderici ilaçlar çok etkili olmadığından, gözyaşı bezinin cerrahi yöntemle eski yerine getirilmesi öneriliyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.veterinerara.com/hastalik/kopek-hastaliklar/iii-xxix-goz-ve-kulak-hastaliklari/kopeklerde-ucuncu-gozkapagi-bezinin-sarkmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köpek Hastalıkları</title>
		<link>http://www.veterinerara.com/kopek/igenel-bilgilerr/kopek-hastaliklari-4.html</link>
		<comments>http://www.veterinerara.com/kopek/igenel-bilgilerr/kopek-hastaliklari-4.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 10:39:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozde</dc:creator>
				<category><![CDATA[I.Genel Bilgilerr]]></category>
		<category><![CDATA[-Kennel Cough]]></category>
		<category><![CDATA[artar]]></category>
		<category><![CDATA[aya]]></category>
		<category><![CDATA[ayda]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[corona]]></category>
		<category><![CDATA[eden]]></category>
		<category><![CDATA[hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[Köpek]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[nin]]></category>
		<category><![CDATA[salya]]></category>
		<category><![CDATA[solunum sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[sulu]]></category>
		<category><![CDATA[yavrular]]></category>
		<category><![CDATA[yeme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerara.com/kopek/igenel-bilgilerr/kopek-hastaliklari-4.html</guid>
		<description><![CDATA[KUDUZ  Hızlı seyreden ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır. Tüm sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülür. Etkeni sinir dokusuna yerleşir ve hastalık 10 günden bir kaç aya kadar ilerler. Şuur kaybı ,huzursuzluk, su korkusu ve felçlerle karakterizedir. Bu gibi belirtiler ortaya çıktıktan sonra en geç 10 gün için de ölümle sonuçlanır. Genellikle bulaşma salyadan, hayvan ısırması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KUDUZ</strong></p>
<p> Hızlı seyreden ölümle sonuçlanan viral bir hastalıktır. Tüm sıcak kanlı hayvanlarda ve insanlarda görülür. Etkeni sinir dokusuna yerleşir ve hastalık 10 günden bir kaç aya kadar ilerler. Şuur kaybı ,huzursuzluk, su korkusu ve felçlerle karakterizedir. Bu gibi belirtiler ortaya çıktıktan sonra en geç 10 gün için de ölümle sonuçlanır. Genellikle bulaşma salyadan, hayvan ısırması ile gerçekleşir. Hastalığın seyri 3 dönem gösterir. 1-Sükunet Dönemi: Hareket değişikliği, korkaklık, sinirlilik, evden uzaklaşma, yabancı cisim yeme, yutkunma zorluğu, salya akışı (1-3 gün sürer ) 2-Saldırgan Dönem: Huzursuzluk artar, ısırma arzusu fazladır, çok saldırgandır (3 gün sürer) 3-Felç Dönemi: Ölümden kısa süre önce oluşur, vücudun çeşitli yerlerinde felçler oluşur, yutma güçtür, alt çene felçtir, salya akışı fazladır (3-4 gün sürer, ölümle sonuçlanır) Bu hastalığın tedavisi mümkün değildir .Aşı, yavrular 12-13 haftalıkken yapılır ve her yıl tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>KENNEL COUGH</strong></p>
<p> Öksürükle seyreden solunum sistemi hastalığıdır. Etkeni aldıktan 4 gün sonra başlayan öksürüğün karakteri kuru veya yaş olabilir ve mükoz bir salgı çıkartılır. İlerlerse pneumoni oluşur. Aşısı, yavrulara 8 ve 12. haftalarda 2 doz şeklinde yapılır. Her yıl tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>CORONA VİRÜS ENFEKSİYONU</strong></p>
<p> Kusma ve ishalle seyreden yavrularda ölümle sonuçlanan hastalıktır. Depresyon ve iştahsızlık vardır. Dışkı sulu, sarı, yeşil veya turuncu renktedir. Belirgin bir kokusu vardır. İshal 2-3 gün sürer. Yavrularda ölümle sonuçlanabilir. Aşısı 7-12. haftalarda yavrulara 2 doz yapılır. Her 6 ayda bir tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>KANLI İSHAL (PARVOVIRAL ENTERITIS)</strong></p>
<p> Aşılanmamış yavrular da ölümle sonuçlanan çok bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalıklı bir köpekle temas eden herhangi bir canlı bu hastalığı diğer köpeklere taşır. Etken 0-C &#8216;nin altında dahi uzun süre yaşayabilir. Kusma, kan veya mukoz bir katmanla kaplı dışkı en tipik belirtidir. İştah azalması, depresyon ve yüksek ateşle seyreder. Rottweiler, Doberman Pinscher, English Spaniel gibi ırklar özellikle hassastır. Aşısı, yavrulara üçer hafta ara ile 3 doz şeklinde yapılır ve yıllık tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>KÖPEK GENÇLİK HASTALIĞI (DISTEMPER)</strong></p>
<p> Solunum, sindirim ve merkezi sinir sistemini etkileyen ölümcül bir hastalıktır. Ateş, burun ve göz yaşı akıntısı, depresyon, iştahsızlık, ishal görülür. Daha sonra titremeler, koordinasyon bozukluğu ve 2-4 hafta süre içersinde ölüm görülür. Aşısı yavrularda 10,13 ve 16. haftalarda 3 doz şeklinde yapılır, her yıl tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>KAN İŞEME HASTALIĞI (LEPTOSPIRA ENFEKSİYONU)</strong></p>
<p> Köpeklerde ve diğer hayvanlarda görülen özellikle karaciğer, böbrek ve üreme organlarını etkileyen bir hastalıktır. Etken vücudun her tarafına yayılır. Ateş, kan işeme, anemi görülür. Ölüm böbrek yetmezliği sonucu oluşur. Kalp, merkezi sinir sistemi ve göz etkilenen diğer bölgeler arasındadır. Şehir köpeklerinde daha sık rastlanır. Depresyon, ishal, öksürük, güç solunum görülür. Yavrular 10, 13 ve 16. haftalarda 3 kere aşılanır. Yurtdışında, özellikle yaygın bölgelerde 4-6 ayda bir tekrarı yapılır. Ülkemizde ise senelik tekrar yapılmaktadır.</p>
<p> <strong>KÖPEKLERİN KARACİĞER ENFEKSİYONU(CAV-1)</strong></p>
<p> Özellikle karaciğer, böbrek, göz ve kan damarlarını etkileyen bir hastalıktır. Ateş, titreme, koordinasyon bozukluğu görülür. Aşılanmamış köpeklerde 1-2 saatte ölümle sonuçlanır. Bağışıklığı düşük olan yavrularda depresyon, iştahsızlık, ateş, sancı, karaciğer büyümesi, göz hastalıkları, kusma meydana gelir. Yavrular 10-13-16. haftalarda 3 doz aşılanır. Aşının yıllık tekrarı gerekir.</p>
<p> <strong>EKİNOKOK KİSTİ(Hidatid-Hidatik Kist)</strong></p>
<p> Kist hidatik insan ve hayvan sağlığını tehdit eden, ülkemizde çok yaygın olan, önemli bir parazitler hastalıktır. Hastalığın etkeni E.granulosus &#8216;dur. Parazitin olgunu köpek, kurt, çakal gibi etçil hayvanların ince bağırsağında yaşar. Yumurta ve larva formu ise, insan ve diğer memelilerin iç organlarında yaşar. Parazit, kedilerde bulunsa bile üreyemediğinden dolayı insanlar için bir tehlike arz etmez. Parazitlerin yumurtası, köpeklerin dışkısı ile atılır ve çevreye yayılır. Bu yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta 1 yıl kadar canlı kalabilirler. Yumurta, ağız yolu ile insan ve diğer memelilerin bağırsaklarına ve oradan da kan yoluyla iç organlara özellikle akciğere ve karaciğere taşınır ve larva formuna dönüşür. Larva formuna kist hidatik denir ve bunlar içi sıvı dolu keselerdir. Köpekler, kistli bir memelinin etini çiğ olarak yedikleri zaman ,parazitle enfekte olurlar.Bu parazitler köpeklerin bağırsağında olgunlaşarak yumurta verirler ve bu döngüyü devam ettirirler. Kist hidatik, zannedildiği gibi tüylerden kaynaklanan bir hastalık değildir; ancak köpekler dışkısını yaparken, dışkıdaki yumurtalar tüylere bulaşır. Memelilerdeki kistler yavaş büyürler. Dokularda, kistler kapsülle sarılarak sınırlandırılır ve maksimum portakal büyüklüğüne ulaşabilir. Göğüs ve karın boşluğu gibi boşluklu organlarda ise 10-20 yıl gibi bir süre zarfında 20cm çapa erişirler ve bu aşamada fiziksel belirtiler oluşur. Kistler çoğunlukla klinik belirtiler göstermese de lokalize olduğu organ veya dokuya yaptığı basınç, kapladığı hacim nedeni ile normal fonksiyonları bozar ve ağrı yapabilir. Diğer bir tehlikesi ise kistlerin kendiliğinden veya ameliyatta yanlışlıkla patlatılmasıdır ki bu da anaflaktik soka ve tekrar enfeksiyonun alınmasına neden olur. Kist hidatik &#8216;in dışında yine Ekinokok cinsine bağlı E.alveolaris türünün larvasına ise alveolar kist denir. Bu parazitin taşıyıcıları kemiriciler, çeşitli memeliler ve insandır. Bu etkenin yaşam döngüsü ise genellikle yabani hayvanlar ve tarla fareleri arasında olur. Yol açtığı hastalık diğer yönleriyle kist hidatik &#8216;in neden olduğu hastalığa benzerdir. Teşhis, köpek kili üzerinde veya dışkısında parazitimsi segmentlerin bulunması ile yapılır. Kist hidatik&#8217;ten korunmak için petlerinize çiğ veya az pişmiş et vermekten çekinmeli ve Veteriner Hekiminizin belirleyeceği bir paraziter mücadele programını takip etmelisiniz. Kist Hidatikle mücadele programı, ya 4 ayda bir dışkı muayenesi ya da mevcut paraziti dökmek amacıyla paraziquantel etken maddesini içeren anti paraziter ilaçların kullanılması şeklinde olur. Etken insanlara sindirin yoluyla bulaştığı için aldığımız gıdaların temiz olmasına dikkat etmemiz korunmak için yeterli olmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.veterinerara.com/kopek/igenel-bilgilerr/kopek-hastaliklari-4.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Kuru Mama ?</title>
		<link>http://www.veterinerara.com/kedi/iiibeslenme/neden-kuru-mama.html</link>
		<comments>http://www.veterinerara.com/kedi/iiibeslenme/neden-kuru-mama.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Feb 2010 12:18:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ozde</dc:creator>
				<category><![CDATA[III.Beslenme]]></category>
		<category><![CDATA[III.Beslenmee]]></category>
		<category><![CDATA[bazen]]></category>
		<category><![CDATA[bile]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanlar]]></category>
		<category><![CDATA[ilkokul]]></category>
		<category><![CDATA[kuru]]></category>
		<category><![CDATA[mama]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[olsun]]></category>
		<category><![CDATA[peki]]></category>
		<category><![CDATA[veteriner]]></category>
		<category><![CDATA[yani]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.veterinerara.com/kedi/iiibeslenme/neden-kuru-mama.html</guid>
		<description><![CDATA[İnsanlar, besinleri iyice çiğnedikten sonra, hayvanlar ise genelde büyük lokmalar halinde yutarlar. İnsanların mideleri ALKALİK &#8216;dir. Hayvanların ise ASİDİK . Ne olmuş yani ?  Sindirim ağızda başlar ve bağırsaklarda son bulur, bunu ilkokul okumuş birisi bile bilir. Fakat insanların sindirimlerinde unutulmaması, atlanmaması gereken bir olgu da midemizin alkalik olmasıdır. Bizler, besinleri bu sayede eritir yani [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>İnsanlar, besinleri iyice çiğnedikten sonra, hayvanlar ise genelde büyük lokmalar halinde yutarlar.<br />
İnsanların mideleri ALKALİK &#8216;dir. Hayvanların ise ASİDİK .</p>
<p>Ne olmuş yani ? <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/55.gif" border="0" alt="55 Neden Kuru Mama ?" width="21" height="20" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Sindirim ağızda başlar ve bağırsaklarda son bulur, bunu ilkokul okumuş birisi bile bilir. Fakat insanların sindirimlerinde unutulmaması, atlanmaması gereken bir olgu da midemizin alkalik olmasıdır. Bizler, besinleri bu sayede eritir yani sindiririz. Hatta bazen insanlar, &#8220;Midem Ekşidi&#8221; derler. Bunun nedeni, midemizdeki asit oranın artması ve mide yangısıdır.</p>
<p>Gelelim hayvanlara&#8230;</p>
<p>Hayvanların midesi, insanlarınkinden farklıdır. Daha doğrusu sindirimleri farklıdır. Hayvanların ağızda sindirimi çok azdır, çünkü çiğneme olayı minimumdadır. Asidik mideye sahip hayvanlar, &#8220;çoğu insan yemeğini&#8221; sindiremeyebilirler. İnsanların yemekleri, insanlara özeldir ve alkalik mide de sindirilir. Hayvanların mamaları da, insan midesinde sindirilemeyebilir. <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Bunlara ek olarak;</p>
<p>Dikkat ettiyseniz, hiç diş bakımı yapılmamış, hiç dişleri fırçalanmamış bir köpeğin bile, dişleri, hiç diş fırçalamayan bir insan kadar kötüleşemez. Belirli hastalıklardan doğal olarak korunurlar. Bunun nedeni de, hem tükürüklerindeki doğal enzimler, hemde midelerinin asidik olmasıdır.</p>
<p>Şimdi siz kalkıpta, alkalik mide için uygun olan besini, yani insan yemeğini, asidik mideli hayvanınıza verirseniz ne olur?</p>
<p>Hayvanınız besini tam olarak sindiremez !<br />
Sindirmiş olsa dahi, bir süre sonra sizin yemeklerinize hem kendi, hemde midesi alışır, yani midesi alkalikleşmeye başlar !</ul>
<p>&#8220;Olsun&#8221; mu diyorsunuz ? <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/51.gif" border="0" alt="51 Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Peki. O zaman bir süre sonra zorunlu olarak bir Veteriner Hekimine gideceksiniz. Neden mi?  </p>
<p><img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /><img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" />  Midesi alkalikleşen bir hayvan ;  <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /><img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<ul>Hastalıklardan eskisi gibi korunamayacak ve hasta olacak !<br />
Diş tartarları oluşacak !<br />
Dişetleri yangılaşacak ve çekilecek !<br />
Dişleri hızla çürümeye hatta dökülmeye başlayacak !<br />
Mide ağrısı çekmeye başlayacak !<br />
Midesinde delinme olacak ki bu da mide kanamasına yol açacak !<br />
Ağız kokusu dayanılmaz bir hal alacak !<br />
Saldırganlaşacak, yemek yememeye başlayacak !<br />
Yemek yanında tatlı da verdiğiniz için, kör olabilecek !<br />
Çabuk yaşlanacak !<br />
Hareketsizleşecek !</ul>
<p>ve maalesef ; <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY19.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" />  <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY19.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" />  <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY19.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Ya açlıktan, ya hastalıktan, ya da çabuk yaşlanmadan dolayı erkenden size veda edecek. <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY19.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /> <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/104.gif" border="0" alt="104 Neden Kuru Mama ?" width="15" height="15" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /> <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY19.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>TÜM BUNLARI GÖZE ALIP, HALA &#8220;OLSUN&#8221; DİYENİNİZ VARSA  , hayvanına ev yemekleri vermeye devam edebilir !!!! <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/58.gif" border="0" alt="58 Neden Kuru Mama ?" width="20" height="20" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Hayvanlar için hazırlanan mamaların özel olduğunu anlamak için, 5 yıl okumaya da gerek yoktur. Dünyada Hayvan Maması Üretimi sektörünün ne kadar büyük ve gelişmekte olduğuna bakarsanız, bunu anlarsınız. Firmalar Ar-Ge (Araştırma-Geliştirme) için, tonla para harcıyorlarsa bunun bir nedeni vardır ! <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/35.gif" border="0" alt="35 Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Peki, hayvanınızı ev yemeğine alıştırdınız <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/52.gif" border="0" alt="52 Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /> ancak bu yazıyı okuduktan sonra, mamaya dönmeye karar verip, mama aldınız <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/12.gif" border="0" alt="12 Neden Kuru Mama ?" width="20" height="20" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /> , ancak hayvanınız yemiyor. Nasıl yedireceksiniz? <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY25.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Öncelikle bu doğru karardan dolayı sizi kutluyorum. Hayvanınıza mamayı ancak zamanla ve doğru yöntemiyle alıştırabileceksiniz. Ben de bu yöntemi kullanıyorum. Bu yöntemi, ayrıntılı olarak, ileride yazacağım.</p>
<p>SON OLARAK !</p>
<p>Kullandığınız mamanın kalitesini bilmek istiyorsanız ;</p>
<p>Her mamanın arkasında içeriği yazar, yazmak zorundadır. Ayrıca bu mamalar, sürekli denetim altındadır. Bu nedenle arkasında yazan içerik doğrudur, güvenebilirsiniz. Sizin mamanızın arkasında yazan değerleri, diğer mamalarınkiyle karşılaştırın. Okuma-Yazma bilen her insan bunu yapabilir. En önemli değerler, protein ve yağ değerleridir. Bunları karşılaştırın. Ancak şunu da bilmelisiniz; protein oranı en yüksek mama en iyi mama demek değildir. Bu değerler dengelidir ve bu dengede protein miktarı inanılmaz fazla olamaz ! <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/35.gif" border="0" alt="35 Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /></p>
<p>Neden yavruların yavru maması yemesini öneririz <img src="http://www.sempativet.net/images/Smileys/SMILEY25.GIF" border="0" alt=" Neden Kuru Mama ?" width="17" height="17" align="absMiddle" title="Neden Kuru Mama ?" /> , çünkü içindeki protein, yağ vb. şeyler, tam dengesinde ve yavru için en uygun değerlerdedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.veterinerara.com/kedi/iiibeslenme/neden-kuru-mama.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
