‘ koku ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Narkotik köpekleri uyuşturucu kaçakçılarına darbe vuruyor (ÖZEL)

2 Haziran 2010

Emniyet teşkilatının uyuşturucu kaçakçılarıyla yaptığı mücadelede baş aktör olarak görev yapan narkotik köpekleri, 2009 yılında ele geçirilen eroinin yüzde 37′sinin, esrarın da yüzde 16′sının yakalanmasını sağladı. 1997 yılında kurulan Köpek Eğitim Merkezi’nde (KEM) bugüne kadar binin üzerinde köpek ve idarecisine eğitim verildi.
KEM ilk başta, narkotik detektör ve asayiş-devriye köpeği idarecilerinin eğitimlerini gerçekleştirmek için kuruldu. Ancak, değişen şartlar ve ihtiyaçlar doğrultusunda, canlı insan arama, ceset arama, patlayıcı arama, silah mühimmat arama, özel operasyon, koku teşhis, banknot arama, köpek ve idarecilerinin eğitimleri ile 9 farklı branşta eğitim verilmeye başlandı.

Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde 3 tane merkez, 106 ilde toplam 109 Narkotik-Banknot, 45 ilde Patlayıcı, 6 ilde Silah-Mühimmat, 4 ilde Ceset Arama, 68 ilde Asayiş-Devriye, 2 tane merkezde Koku Teşhis, 8 ilde Özel Operasyon olmak üzere toplam 242 kayıtlı görev köpeği bulunuyor.

İstatistiki verilere göre, 2008 yılında üretilen yavru köpek sayısı 48 iken; 2009 yılında 54 oldu. Eğitime hazırlanan yavru köpek sayısı 2008 yılında 3, 2009 yılında 42 oldu. 2008 yılında 6 yavru köpek eğitim faaliyetine katıldı. 2008 yılında olduğu gibi 2009 yılında da narkotik köpekleri, uyuşturucu kaçakçılarının korkulu rüyası oldu. 2009 yılında 2008′e göre yaklaşık beşte birlik bir artışla sadece polis bölgesinde ele geçirilen eroin maddesi miktarı ilk defa 12 tonun üzerine çıktı. 2009 yılında 2008′e göre yaklaşık dörtte birlik bir artışla 25 tonun üzerinde esrar maddesi ele geçirildi.

2009 yılında Detektör Köpek kullanılan operasyonlarda 89 kilo afyon, 4 ton esrar, 25 kilo kokain, 4 ton 500 kilo da eroin maddesi ele geçirildi. Köpekler vasıtasıyla eroinin yüzde 37′si, esrarın yüzde 16′sı, kokainin yüzde 30′u ve Afyon maddesinin yüzde 47′si yakalandı.

YURT DIŞINDA KÖPEK EĞİTİMİ VERİLİYOR

“Türk Polis Teşkilatında Köpekli Birimlerin Yeniden Yapılandırılması” isimli projenin hazırlık süreci ise devam ediyor. Bu proje ile emniyet teşkilatı hizmetlerinde görev köpeği kullanılan tüm birimlerin yeniden yapılandırılması ve hizmette etkinlik ile verimliliğin arttırılması hedefleniyor.

KEM’de ulusal düzeyde, Jandarma Genel Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü, TÜBİTAK, Ankara Büyük Şehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurumlarına eğitim verildi. Ayrıca, uluslararası düzeyde güvenlik ve eğitim işbirliği anlaşmaları imzalanan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Filistin, Cezayir, Belarus, Karadağ, Makedonya, Irak ve Ürdün güvenlik birimlerine eğitim verildi.

Düzenlenen eğitim programlarıyla; belirtilen branşlara yönelik köpek ihtiyacının karşılanması, köpek sayılarının artırılması, sağlık ve yaş itibariyle görev sürelerini tamamlayan köpeklerin yeni eğitilenlerle değiştirilmesi amaçlanıyor. 2008 yılında 131, 2009 yılında 182 personel eğitim aldı.

Devamını oku »

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Kedilerimizde Tuvalet Eğitimi

11 Mart 2010

Sanırım bir çoğumuzun problemlerinden biridir tuvalet eğitimi..Ancak korkmayın! Bazı püf noktalar gözünüzle büyüttüğünüz problemleri yok etmekte birebirdir..

Bir kedinin ilk aldığı eğitim tuvalet eğitimidir. İç güdüsel olarak yattığı yere pislemeyi sevmeyen kedilere, tuvaletini yapacağı uygun yeri belirlemeniz ve bunu kedinize göstermeniz çoğunlukla yeterli olacaktır.
İçine kolay girip çıkacağı ve eşelenmesine yetecek büyüklükte bir kum kabı seçmeniz, işinizi daha da kolaylaştıracaktır.

Nadiren de olsa bazen bu konuda çeşitli problemler yaşamanızda olasıdır. Kediniz kumunu beğenmeyebileceği gibi kendi istediği bir yere yapmayı da tercih edebilir. Özellikle işaret koymak amacı ile tuvalet yapma eğilimi olduğunda seçtiği bu bölgeleri iyice temizleyerek özel uzaklaştırıcı spreyler kullanabilirsiniz.

Kediniz kuytu yerleri seçiyor ve buralara tuvaletini yapıyorsa onun mizacından kaynaklanan bu sorunu, ona kapalı bir kedi tuvaleti seçerek çözümleyebilirsiniz.

Kedilerin tuvalet eğitiminde çoğunlukla size kalan düzenli olarak kakaları toplayıp atmaktır. Bu kumlar emici özelliğe sahip olduğu için belli bir süre ve miktar çişi ve kokuyu emecektir. Ne zaman koku yapmaya başladıysa o zaman kumun tamamını değiştirmelisiniz. Kum değiştirme süresi kedinin yediği yemeğe, içtiği suya, yavru veya yetişkin olmasına göre farklılık gösterir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Acne (Kıl Kökü İltihabı)

4 Mart 2010
Hastalığın nedeni nedir?

Kıl kökleri ve yağ bezlerinin yangısı olan aknenin oluşumunda en büyük rolü bakteriler oynamaktadır. Yağ bezlerinin dışa açılan kanallarındaki tıkanmalar ve kıl köklerini etkileyen bir dejenerasyon nedeniyle oluşmaktadır.

Kir, yemek artıkları ve kimyasal maddelerin mekanik olarak yağ bezlerini ve kanallarını etkilemesi sonucu da oluşması mümkündür.

Kediler yalanarak temizlendiklerinden akne oluşumu kedilerde nadir görülen bir olgudur.

Çoğunlukla temizlemekte güçlük çektikleri çene bölgesinde ve alt dudak çevresinde görülebilir.
Hastalığın gelişimi nasıldır?

Yağ bezinin veya kıl kökünün zarar görmesi nedeniyle veya kanallarının tıkanması sonucu yağ bezlerinde skresyonun dışa atılamaması nedeniyle yangı şekillenir. Bakterilerin olaya karışması ile iltihap başlar ve bunun sonucu akne şekillenir.

Hastalığın yayılımı bu iltihabın çevre kıl köklerine bulaşması sonucunda olur ve ilerlemiş vakalarda yaygın kılsız alanlar oluşabilir.

Özellikle saborrhoea’nın (yağ bezlerinin aşırı çalışması, yağlanma) varlığında aknenin oluşma oranı daha yüksektir.

Kedilerde akne kronik seyirli bir vaka olarak görülür.
Hastalığın belirtileri nelerdir?

İlk görülen belirti kıl kökünde çoğunlukla hafif yangılı bir kızarıklıktır. Daha sonra içleri irinli değişik büyüklükte nodüllerin oluşumu ile karekterizedir. Çoğunlukla bölge ağrılıdır ve hafifçe basınç uygulandığında nodül kolaylıkla patlar ve iltihap dışarı akabilir.

Kıl köklerinin ileri derecede etkilendiği durumlarda tüy dökülmeleri olabilir.

Kir ve yağ birikiminin yoğun olduğu ağız ve çene bölgesinde sık şekillenir.
Hastalığı nasıl önleyebiliriz?

Genç kedilerde daha sık şekillenen ve nüksetmeye müsait bir yapıda olan aknelerin oluşumunu önleyebilmek için deri temizliğine itina göstermek ve bölgesel kir birikimlerini önlemek gibi koruyucu tedbirler falmak gereklidir.

Ayrıca oluşan iltihapların çevreye dokulara bulaşması da önlenmelidir.
Sonuç

Hastalığın kedilerde kronik seyirli olması tedaviyi oldukca güçleştirdiği gibi sık sık nükslerin görülmesi de mümkündür.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Köpeklerde Koku Alma

20 Şubat 2010

Herkesin bildiği gibi, köpek son derece hassas, ince bir koku duyusuna sahiptir. Evcil hayvanlar içinde en iyi koku alandır. Ne var ki, köpeğin çok gelişmiş olan bu duyusu, hakkında da bilemediğimiz çok şey vardır.

 Burun içerisindeki epitel yüzeyin büyük bölümü duyum hücrelerinden yoksundur ve bu bölge, gelen havanın gerekli yerlere gitmeden önce temizlenmesi, ıslatılması ve nemlenmesini sağlar. Üst taraf Bowman bezlerinden salgılanan mukus tabakasıyla kaplıdır. Bu tabaka koklanacak havadaki molekülleri henüz algılanmadan evvel ayrıştırır. Koku alıcılarını taşıyan esas koku alma epiteli, etmoturbinal kemikler üzerinde mukus tarafından örtülü bir şekilde bulunur. Bazı araştırıcılara göre, koku alma yeteneğinde bu epitelin yüzey alanının büyüklüğü rol oynar; bu alan köpekte 18-150 cm2, insanda ise 3-4 cm2’dir. Bu alanın büyüklüğüyle orantılı olarak, koku algılayıcı hücre (reseptör) sayısı da köpekte fazladır.

 Bu özel yapı içinde, köpeğin ikinci koku organı olan ve kimyasal bir duyu sağlayan “vomeronasal organ (VNO)” önemli rol oynar. Bu organ, damak kemiğinin üstünde, burun boşluğunun tabanında, iki taraflı olarak yerleşmiştir. Üst kesici dişlerin hemen arkasından bulunan bir kanalla ağza bağlanır. Diğer türlerde VNO, kokuyla doğrudan uyarılırken, köpek VNO’a kokuyu iletmek için dilini hızlı ve mükerrer hareketlerle üst kesici dişlerin arkasına çarptırır. Bu organın özellikle seksüel davranışlarla alâkalı olduğu ileri sürülür. Kediler, idrardaki seksüel uyarıcı maddenin kokusunu bu organ vasıtasıyla algılar. Bu işlem esnasında üst dudak kaldırılır ve ağız birkaç saniye açık vaziyette tutulur. Kır kurdunda da rastlanan bu davranışa köpeklerde rastlanılmamıştır. Ayrıca VNO’da kimyasal reseptör bulunmayışından dolayı bu organın işlevi hâlâ tartışmalıdır.

 Köpeklerde koku ile ilgili reseptörlerin uyarılabilme kapasiteleri de insandan farklıdır. Köpekler bir cm3 havada 10.000 molekülden az yağ asidi varlığında bile reaksiyon gösterebilirler. İnsanda bu reaksiyonun oluşabilmesi için bir cm3 te 7×109 molekül gerekmektedir.

 Bazıları, köpeğin koku duyusunun, insana göre binlerce kez daha fazla gelişmiş olduğunu savunsalar da, bunu rakamsal olarak değerlendirmek çok zordur. Ancak beyinde koku duyusuyla ilgili bölgenin, insana göre çok daha büyük olduğu gerçektir. Köpekte koku korteksi beynin 1/3′üdür, bu rakam, insanda, ancak 1/20′dir.

 Koku alma duyusu iki şekilde kullanılır: Ya bir maddenin koklanarak analizi ya da tat alma duyusuyla ortak kullanım. Bu şekilde özetlediğimiz iki duyu, zaten köpeğin hayatıdır. Dolayısıyla koklamak köpek yaşamının en vazgeçilmez duyusudur. Bu bakımdan koklama duyusu, görme ve duyma duyularından daha önemlidir. Kör bir köpek yaşamda, koku duyusu olmayan bir köpek kadar zorluk çekmez. Köpekler burnuyla görür deyimi son derece yerinde bir deyimdir, çünkü:

  • Yiyeceklerini seçmenin yanı sıra özel objelerin izini sürmede veya kişilerin takibinde, eşya ya da kişileri tanıma ve yerini saptamada koku duyularını kullanırlar.
  • İz takibinde, özellikle kişilere özgü yağ asitlerinin kokusunu ayırt edebilirler (Uzun zincirli yağ asitlerini koklamada erkek köpekler daha yeteneklidir).
  • Koku ile karşısındaki şahsın ruhsal durumu ve niyetini anlarlar.
  • Canlıların, objeler üzerindeki kokularını bir hafta, hattâ bazen haftalar sonra dahi algılayabilirler.
  • Tek yumurta ikizlerinin kokusunu dahi ayırt edebilirler.
  • Kokuyla fertleri ayırt etme yetenekleri eğitimle daha da geliştirilebilir.
  • Yavru köpeği yalayan anne onunla koku bağı kurar.
  • Erkek hayvanın idrarını koklayan dişiler cinsel olgunluğa daha çabuk ulaşır.

Ayrıca koklama, köpekler arası iletişim için son derece önemli bir araçtır. Bütün köpekgiller, iletişim için birbirlerinin idrarlarını, dışkılarını, genital bölgelerini ve ağız çevrelerini koklarlar.

 Optik veya akustik iletişimle karşılaştırıldığında, koku ile yapılan enformasyon bildiriminin daha kuvvetli olduğu görülmektedir. Dişi köpekler, koku ile heyecanlarını, aktivasyonlarını yoğun olarak belli ederler; östrus dönemlerinde özellikleri olan kimyasal maddeler salgılarlar ki, bunlara feromon adı verilir. Cinsel feromonun etki süresi uzundur, çünkü yapısında yüksek molekül ağırlığına sahip yapı taşları mevcuttur.

 Koku alma yeteneğinin davranış üzerine bir etkisi de, köpeğin eğitimi sırasında görülür, Bloodhound gibi iz sürme yeteneği yüksek olan köpekler, eğitim alanındaki koku bolluğu nedeniyle, eğitimin ilk günlerinde etrafı koklamaktan kendilerini alamazlar, böylece dikkatleri çabucak dağılarak, eğitim almaları güçleşebilir. Bu nedenle, böyle köpekler daha izole şartlarda, hattâ deterjanlı sularla yıkanabilen alanlarda daha kolay eğitilirler.

Etiketler: , , , , , ,

Kedilerle İlgili Pratik Bilgiler

17 Şubat 2010

Kedilere katı ilaç nasıl verilir?

Kediler iyi koku olma özellikleri sebebi ile yemeklerine karıştırılmış ilaçların kokusunu genellikle alırlar ve yemekte isteksiz davranırlar. Katı ilaçların yemeğe, süte karıştırılması tercih ediliyorsa hap iki çorba kaşığı arasında ezilerek iyice toz haline getirilebilir (ya da havanda dövülebilir, ama genellikle küçük çaplı ilaçların özellikle tahta havanda dövülmesi halinde hem verilecek miktar azalabilir hem de havandaki diğer dövülmüş yiyeceklerin kokusu sinebilir.) Eğer toz haline getirilmiş olsa dahi yemekte isteksiz olursa, en iyi yöntemlerden biri toz haline gelmiş ilacı bir parça (bir çay kaşığı) mayonez ya da sulanmamış yoğurt ile karıştırarak ağzına kibarca sürmektir. Kedilerin yapışkan şeylere tahammülleri olmadığı için sürülen şeyi yalayarak yemeye çalışacaklardır.

 Kedilere sıvı ilaç nasıl verilir?

Eğer sıvı ilaç yiyeceğe karıştırılamıyorsa iğnesi çıkarılmış yeni açılmış temiz bir plastik şırınga ile sıvı ilaç verilecek ölçüde çekilir. Kedinizin ilaç verme davranışınıza tepkisine göre ya sıkı sıkı utarak ya da sıkı tutmaya gerek kalmadan ağzının içine yavaş yavaş sıvı ilaç bırakılır. Özellikle yavru kedilerde şırıngaya doldurulmuş sıvı ilacın aniden boşaltılması tehlikelidir. Nefes alma borusuna kaçabilir. Bir de eğer kedinizin ensesinden tutarak ilacı veriyorsanız ayakları duruşu yere doğru sallanacak şekilde olmalı, yemek borusundan bir şeyin geçmesine izin vermeyecek bir açı yaptırılmamalıdır.

 Kediler kitaplıktaki kitaplarınızı patileri ile indiriyorsa..

En iyi yöntem kitapları patilerinin çekip almaya gücü yetmeyecek ölçüde sıkıştırmaktır ya da onları kitaplıktan olabildiğince uzak tutmaktır. (Ama kedi de kitaplığın neşesidir..)

 Kediniz zehirli bir şey yedi ise…

Hemen bir veterinere gitmeniz gerekir. Ama yediği şeyi kusturmak istiyorsanız kahve ile tütünü karıştırıp biraz su ile ıslatarak hemen ağzına sürebilirsiniz. Kahve ve tütün karışımı hemen kusma etkisi gösterir. Sakın boğazına kaçan bir şey için kedinize bunu yapmayın. Kusma halinde boğazını daha da tıkayabilirsiniz.

 Kedilere aspirin verilir mi? Kesinlikle hayır. Küçük dostlarımızın mideleri çok hassasmış gibi gözükse de aslında kediler inanılmaz hassas bir mideye sahiptirler. Aspirin kedilerde mide kanamasına yol açabilen bir ilaçtır. Yanlış bir inanış olarak, kedilere insanların kullandıkları ilaçların verildiği düşünülür. Veterinerinize danışmadan kedinize ilaç vermemelisiniz.

 İshali olan kedi için ne yapabilirim?

Öncelikle ishale sebep olan hususu veterinerinizle konuşarak çözümlemelisiniz. Ama ishal durumunda aşırı su ve mineral kaybı olduğu için temiz içme suyuna 1 litre için 1 çorba kaşığı tuz ve 1 çorba kaşığı şeker ilave ederek verin. (İlave ettiğiniz maddeleri su ile karıştırın.) Tuz ve şeker nispeten kaybettiği mineralleri geri almasını sağlayacaktır.

 Kedinizin göz çapaklarını nasıl temizlersiniz?

Ilık (ama gerçekten ılık ne soğuk ne sıcak) çaya batırılmış pamuk yardımı ile önce gözüne hafif hafif kompres yapın ve çapağın iyice ıslanmasından sonra çok hafif olarak gözlerindeki çapağı bastırmadan silerek alın.

 Kedilerin kulağı kulak çöpü ile temizlenir mi?

Hayır. Kulak temizleme çöpleri insanlar için de aslında zararlıdır. Bunun yerine temiz bir bez (kağıt peçete değil) ile sabunsuz ılık suyla kulak içlerini hafifçe silebilirsiniz. Tabii bu temizliği kendisi yapmak istemiyorsa…

 Kediler yıkanır mı?

Kediler yıkanmaz. Eğer kimyevi maddelere kazara batmışlarsa ya da üzerine temizleyemeyeceği ölçüde büyük bir madde yapışmışsa yıkama söz konusu olabilir.

 Kediler saksı çiçeklerinizi yiyorsa…

Ne yazık ki kediseverlerin pek saksıda çiçek büyütme şansları yoktur. Zira özellikle evde kapalı yaşamak zorunda kediler saksılara pek rahat vermezler. Her ne kadar onların ihtiyaç duyduğu kedi otlarını düzenli sağlarsanız saksı çiçeklerini rahat bırakabilirler. Bu arada birçok çiçek kediler için zehirleyici özelliktedir. Özellikle sarmaşıklar…O sebeple evde kediniz var ise bu tür çiçeklere evde yer vermemelisiniz.

 Kedimin ateşi çıktığını nasıl anlarım?

En doğru yöntem anal olarak ateşölçer yardımı ile kedinizin ateşini ölçmektir. Normalde 36-37 arası bir sıcaklıkta olurlar. Ateşleri çıktığında halsiz ve isteksiz olurlar. (Kedileriniz eğer normaldışı davranışları gösteriyorsa mutlaka bir sıkıntısı ya da bir hastalığı söz konusudur. Yakın ilgi ve kontrolünüzde bulundurmalısınızdır.) Ateşi çıkan kedilerin genellikle burunlarında bir kuruma olur. Ama kedi nezlesinde salgı arttığı için bu yanıltıcı olabilir. En doğru yöntem ateşölçer ile ölçmektir. Ateşölçeri kullanırken bir miktar krem kullanmanız kedinizin sıkıntısını bir nebze azaltacaktır.

 Kediler taranmayı severler mi?

Evet hem de nasıl. Kedileri tararken bir parça talk pudrasını tozutmadan gözüne ve genzine kaçırmadan tüylerinin üzerine dökerseniz hem taramanız kolaylaşacak hem de daha çok tüyü temizlemiş olacaksınızdır. Ayrıca talk pudrası kedinizin tüylerinin rengini parlaklaştıracak ve güzel bir koku bırakacaktır

 Deterjan kediler için zararlı mıdır?

Oldukça zararlıdır. Özellikle temizlik yaparken kedileri temizlik yapılan bölgeden uzak tutmalısınız. Mümkünse kumaştan kedi ürünlerini sabunla yıkamalısınız. Öte yandan sağlık sebepleri ile tuvaletinin mutlaka bir miktar çamaşır suyu ile yıkanması gerekir ve çamaşır suyunun kokusu geçtikten sonra kap kullanıma sunulmalıdır. Yoğun kokulu ya da keskin (çamaşır suyu, kezzap) deterjanlar kapalı yerlerde tutulmalı, kedilerin erişemeyeceği yerlerde bulundurulmalıdır.

 Yavru kedi nasıl emzirilir?

Yavru kediler için eczanelerde ve pet dükkanlarında/veterinerlerde biberon seti satılmaktadır. Ama bulamıyorsanız yeni açacağınız bir şırınga da ihtiyacınızı karşılayabilir. İğnesi çıkartılmış şırınga kedi yavruları için biberon yerine kullanılabilir. Sütün yavrunun ağzına bir anda değil ağır ağır pompalanması gerekir. Her kullanımdan sonra şırınga sabunlu suyla yıkanmalı ve iyice durulanmalıdır. Bir daha ki kullanıma kadar da temiz bir yerde muhafaza edilmelidir.

 Kedi(ler)inizi alaturka tuvalete nasıl alıştırabilirsiniz?

Önce alaturka tuvaletin çanak kısmına kalın gazete kağıdı koyar, içine de kedinizin kullanacağı kumu koyarsınız. Kediniz buraya yapmaya alıştıktan 10 gün sonra yavaş yavaş kumu azaltır, içine kırpılmış gazete parçalar? karıştırırsınız. 10 gün sonra kumu iyice azaltıp, gazete parçalarını artırırsınız. 10 gün sonra kumu tamamen kaldırır, kalın gazetenin ortasına küçük bir delik açar, sadece gazete kırpıntılarına yapmasını sağlarsınız. 10 gün sonra kırpıntıların sayısını iyice azaltır, deliği büyütürsünüz. 10 gün sonra kırpıntıları tamamen kaldırır, sadece ortası delinmiş kalın gazete kağıdını bırakırsınız. 10 gün sonra, gazete kağıdının katlarını her gün inceltir, sonra da tamamen kaldırırsınız. Unutmayın, tüm bu işlemler sırasında, kedinize sürekli “;aferin” deyin ve onu okşayın, asla cezalandırmayın. Eğer istediğinizi yapmazsa, süre onun alışacağı kadar olmamıştır. Sabırla bir adım geri gidip, tekrar deneyin ve aferin deyin. Ayrıca her tuvaletten sonra mutlaka su dökün. Bir süre sonra, tuvaletini yaptığında, size su dökmeniz için haber verecektir. Onu daima ödüllendirin, okşayıp, öpün.:)

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları