‘ felv ’ kelimesi ile ilgili yazılar

Leukosis Aşısı

10 Mart 2010

Hastalığın etkeni Feline leukaemia virüsu’dur (FeLV). Leukemie özellikle kan hücrelerinin oluşumu ile ilgili lenfoid dokularda tümör ile karekterize öldürücü bir viral hastalıktır.Virüs genellikle salya ile bulaşır. Tükrük, burun akıntısı, dışkı, vajinal akıntı ve kan yolu ile de bulaşma olabilir. Virüsun taşınmasında bulaşık su ve mama kapları da rol oynamaktadır.

Hastalığın yayılmasında virüs miktarı, konakçının direnci, yaşı ve immun sistemi etkili olmaktadır.
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur. İmmun sistemi destekleyici tedaviler yanında semptomatik tedaviler de yapılabilir. Ancak olumlu bir sonuç almak pek mümkün değildir.

Hastalığın yayılmasını önlemede en etkin yol aşılamadır. Bu amaçla başlangıçta 2 doz uygulanır. Yılda bir kez yapılan tekrarlama ile hastalıktan korunma sağlanabilir.

Etiketler: , , , , ,

FeSFV (Kedilerin Çoklu Eklem İltihabı)

25 Şubat 2010

Hastalık etkeni nedir?

Hastalık etkeni retrovirüsdür. Hastalık Feline Syncytium-Forming Virus (Kedilerin ilerleyen çoklu eklem iltihabı)olarak adlandırılır.
Hastalık nasıl bulaşır?

En büyük bulaşma sebebi ısırık yaralarıdır. Plasanta yoluylada bulaşma olabilir. Serbest dolaşan kediler ev kedilerine göre daha büyük bir risk altındadır.
Hastalık nasıl gelişir?

Hastaların çoğu klinik belirti göstermezler. Ayrıca hastaların çoğunda FeLV ve FIV enfeksiyonlarıda bulunabilir.
Hastalığın belirtileri nelerdir?

Hastalığın tipik bir belirtisi yoktur.
Kronik ilerleyen hastalık genelde 2-5 yaş arası kedilerde görülür. Bu hastalarda eklemlerde şişme ve zor yürüme görülür.
Nasıl önlem alabiliriz?

Özellikle bir çok kedinin bir arada yaşadığı ortamlarda dikkat edilmeli ve hastalık belirtisi gösteren hastalar ayrı yerde bakım ve gözetim altında tutulmalıdır.
Sonuç;

Hastalığın bilinen şu an için belirli bir tedavisi yoktur. Yapılan destek tedavi geçici olarak hastayı rahatlatabilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

PLAZMA CELL PODODERMATİT (YASTIK AYAK)

24 Şubat 2010

Kedilerin bir veya birden fazla ayağında şişme, taban yastıklarında yara ve ülserle seyreden, nedeni tam olarak anlaşılamamış bir hastalıktır. Plazma hücreleri aktive edilmiş lenfositlerdir ve taban yastığında birikmesiyle yangı oluşturduğu için yangı hücreli pododermatit denir. Hastalığın gelişiminde bağışıklık sistemini aktive eden bir etkenin (FIV, FeLV, allerjen gibi) varlığından şüphe edilirse de nedeni tam olarak ortaya konulamamıştır.

KLİNİK BELİRTİLERİ

Her yaş ve türden kedilerde görülür. Bir veya birden fazla patide şişme, bazen ülseratif ve kanamalı yara şeklinde görülür. Ağrılı durumlarda topallıkla seyredebilir.

TANI VE TEDAVİ

Görünümü Plazma cell pododermatit için tipik olsa da, Eozinofilik granulom komplex, kimyasal madde ve deterjanla temasta da benzer tablo oluşabilir. Bu yüzden ayırıcı tanıya gidilmelidir. Asıl teşhis biyopsi ile konur. FIV, FeLV test yapılmalı, pire ve gıda allerjisi için koruyucu damla ve hipoallerjik diyet uygulanmalıdır. Gerekirse kumu değiştirilmelidir.

Tedavi için, ağır vakalarda kortizon kullanımı önerilir. Hafif vakalarda pentoxifylline, doxycyline kullanılabilir.

FIV-FeLV

FeLV (FEline Leukemia Virus)ve FIV(Feline immundeficiency Virus) direkt yada indirekt olarak kedi populasyonlarında bir çok kedinin ölümüne neden olan 2 retrovirustur.Amerikada 2004 yılında 18000 nin üzerinde kedide yapılan araştırmada kedilerin % 2.3’ nün FeLV ( +) ,% 2.5’ nin  FIV ( + )olduğu saptanmıştır.Hastaların görülme sıklığı dışarı çıkan kedilerde  ve hasta kedilerde daha fazladır.Ağız ve diş eti hastalığı olan 9000 kedi üzerinde yapılan çalışmada % 14.2 nin FeLV ( + ) ,% 7.3 ‘nün FIV ( + ) olduğu görülmüştür.Ayrıca abse ve ısırk yarası olan 900 kedi üzerinde yapılan testlerde ledilerin % 8.8 FeLV ( +) ,% 12.7 FIV ( +) olduğu görülmüştür.Bütün bu çalışmalar bizlere özellikle ağız ve diş eti hastalıklarında ayrıca abse ve ısırık yaralarında FIV ve FeLV virüslerinin etkinliğini göstermesi açısından oldukça önem taşır.

Bulaşma:FeLV  salya,idrar,süt vb vücut sıvılarında bulunur ve enfekte kedinin  vücut sıvılarının enfekte olmayan kedi tarafından alınmasıyla hastalık bulaşır.Bulaşma genelde vücut sıvılarının yalanması sonucu ağız yoluyla oluşur.Bunun dışında hamilelik boyunca intrauterin yolla bulaşmada söz konusu olabilir.Kan nakillerinde virüslü kedi kanının virüs bulunmayan kediye nakil edilmesi de diğer bir bulaşma yoludur.

FIV enfekte kedinin salyasında yüksek konsantrasyonlarda bulunur ve özellikle kavga sırasında ısırılma yoluyla geçer.Bunun dışında kan nakilleri ve intrauterin ( anne karnındaki yavruya kan yoluyla bulaşma) yolla bulaşma da nadir olsa da görlür.

Hastalık:

FeLV e maruz kalan kedilerin bir kısmı virusu elemine eder ve virüse karşı etkili bir immun yanıt geliştirirler.Bu tür kediler rutine testlerde ( -) verirler.Çok hassas ve moleküler bir tanı yöntemi olan PCR yöntemi ile hastalığın ( + ) olduğu saptanabilir.Bu tür kediler için iyi haber nadir olarak hastalık belirtilerinin ortaya çıkması ve virüsü saçmalarıdır.İmmun yanıt

oluşturamayan kediler her türlü testte pizitif sonuç verirler.Bu tür kedilerde virüs kemik iliğine sıçrar ve kemik iliğini tahrip eder.Buna bağlı olarak anemi iştahsızlık antibiyotiğe cevap vermeyen yüksek ateş gibi semptomlar açığa çıkar.İlerleyici ve tahrip edici hastalık belirtileri virusun işgal ettiği tüm dokularda oluşabilir.( ekleme yerleşen virüsün burayı tahrip etmesi sonucu topallık,diş etlerinde enfeksiyon,lenf yumrularında büyüme ve lenf kanseri vb).Yada virüsün immunsupresiv etkisinden dolayı( bağışıklık sistemini baskılamasından dolayı) tekrarlayan veya geçmeyen ikincil enfeksiyonlar açığa çıkar.Bağışıklık oluşmayan bu tür kedilerde birkaç yıl içerisinde FeLV le bağlantılı hastalık semptomlarının  açığa çıkması muhtemeldir( Lenf yumrularında şişlik yüksek ateş kilo kaybı geçmeyen veya tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları ,mide barsak enfeksiyonları,kulak enfeksiyonları,göz ve deri enfeksiyonları)

FIV:Virüsün vücuda girmesiyle oluşan akut enfeksiyon sonrası bir çok kedi uzun zaman ( seneler sürebilir) boyunca semptom göstermeksizin yaşamlarına devam edebilir.Bağışıklığın düştüğü durumlarda hastalık alevlenir ve semptomlar açığa çıkar.Tıpkı FeLV virusu gibi bağışıklık sistemi hücrelerini tahrip eder ve virusun tahrip ettiği organla alakalı belirtiler ortaya çıkar.Yüksek ateş,kansızlık,diş etleri ve ağızda enfeksiyon,göz enfeksiyonları,sinir sistemi enfeksiyonları,üst solunum yolları enfeksiyonları deri enfeksiyonları vb .FIV pozitif kedilerin teşhisinden sonra yaşam süreleri ortalama 5 senedir.FeLV  pozitif kedilerde ise bu süre 2 yıla kadar iner.

Teşhis:Fiziksel muayene bulguları hastalıktan şüphelendirirse de hastalığın kesin teşhisi için kliniklerde de uygulanan snap testler gereklidir.Bazı durumlarda kemik iliği biopisisi( özellikle FeLV için) veya PCR gibi özel testler gerekebilir.Test meteryali olarak kesinlikle kan kullanılmalıdır.Test sonucu negatif olsa dahi özellikle yavru kedilerde ısırık yarası olan veya abseli kedilerde 60 gün-90 gün sonra tekrar test önerilmektedir.Hala şüpheli durum söz konusu ise PCR ile doğrulanmalıdır.

Tedavi:Myeloproliferativ veya losemi gelişen hastalarda tedavi şansı oldukça zordur.Lenfomalı ( lenf kanseri ) hastalara kemoterapi uygulanır. Tedavide amaç bağışıklığı desteklemek ,sekonder enfeksiyonları önlemek ve destekleyici tedavi yapmaktır.

Hastalığın Önlenmesi:Özellikle kediler daha yavruyken FeLV-FIV testi yapmak ( sonuç negatif çıksada 60-90 gün sonra 2. test yapılmalı) ve risk taşıyan kedilere (  dışarı çıkacak kedilere)aşı yapmak hastalığın yayılmasını önemli ölçüde azaltacaktır.Kısırlaştırma özellikle erkek kediler arasındaki kavgaları azaltmaya dolayısıyla hastalığın yayılmasını önleyen diğer bir yöntemdir.Hastalığın teşhis edildiği kedilerin dışarı çıkarılması yasaklanmalı diğer başka kedilerle birlikte yaşıyorsa diğer kedilerle teması önlenmeli ve bu kedilere de test yapılmalıdır.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

FELİNE LEUKEMİA VİRUS İNFEKSİYONU (FeLV) Kedi Kan Kanseri

10 Şubat 2010

*Feline Leukosis Virusu (FeLV) tarafından oluşturulan ve yüksek mortalite ile seyreden bir hastalıktır.Evcil kedilerde görülen şiddetli hastalıkların ve ölümlerin başlıca sebebi olarak bilinmektedir.

Hastalık etkeni nedir?

Hastalık etkeni  Retrovirus olup RNA taşır. Kedilerde onkojenik karakterde ölümcül bir hastalık tablosuna neden olur. 

FeLV’nin oluşturduğu hastalıklar ?

*Beyaz kan hücrelerinin kanseri olan leucosis
*Lenfosarkoma
*Kanser özelliği göstermeyen bir çok hastalık (Yavru atma, infertilite, aplastik anemi, kronik stomatitis, gingivitis, oral ülserler, artritis, immun sistemin depresyonu…)

Nasıl Bulaşır?

*Doğada FeLv’nin tabii kaynağı asemptomatik viremik kedilerdir. Virus tükürük, burun akıntısı, idrar, vaginal akıntı, dışkı ve kan ile dışarı atılır. Kontamine olmuş su ve gıda kapları bulaşmada önemli rol oynar. Ancak enfektif virus virus dışkı ve idrarda uzun süre aktivitesini koruyamadığı için bulaşmada etkili değildir.Kan nakli ile virusun bulaşması mümkündür.

*Sınırlı olarak cinsel temaslada bulaşabilir.  Enfeksiyonu almış gebe kedilerden yavrularına enfeksiyon bulaşabilir.

Virus Bulaştıktan Sonra ne Gibi Sonuçlar Doğurur?

*Kedi etkeni aldıktan sonra iki olasılık söz konusudur; ya bağışıklık sistemi virusu etkisiz hale getirir, ya da immun yanıt etkin bir şekilde oluşmaz ve kedi hastalığa yakalanır.

Bağışıklık oluşumu

*Kedi enfeksiyonu elimine ederek immun yanıt oluşturur.Kedinin hastalık etkenine yakalandığı zaman periodu içinde orta şiddette bir hastalık tablosu gelişir ; ateş, iştahsızlık, keyifsizlik, boyun bölgesi lenf yumrularının şişmesi gibi semptomlar ortaya çıkar ve yaklaşık 3-10 gün sürer. Bu sonucun, yani hastalığın immun sistem tarafından baskılanması olasılığı (aşısız kediler için) oldukça düşüktür, özellikle yavru kedilerde bu olasılık daha da düşer.

Enfeksiyon

*Kedinin immun sistemi FeLV tarafından baskılanır ve kedi enfekte olur.Başlangıç aşamasında yine yukarıdaki semptomlar gözlenir ve bu semtomlar genellikle bir süre sonra kaybolur.Hayvan aylar, hatta yıllar boyunca normal sağlığını sürdürüyormuş gibi görünür (%50 si 2-3 yıl, %15′i 4 yıl).Sonuç olarak çoğu FeLV ile ilgili bir hastalık sonucu yaşamlarını kaybederler.Enfeksiyonun erken safhalarında IFA ve ELISA gibi serolojik testlerden bir sonuç alınamaz.Hastalık ancak PCR (Polimerase Chain Reaction) testi ile belirlenebilir, ancak bu testin maliyeti çok yüksektir ve ülkemizde rutin olarak uygulanmamaktadır.

Kedimin FeLV Alıp Almadığını Nasıl Anlayabilirim ?

Sadece görünüşüne ve hareketlerine bakılarak bir kedinin enfekte olup olmadığını söylemek zordur. Çünkü FeLV birçok hastalıkla bağlantılıdır. Gene de kronik enfeksiyonlar, diş eti rahatsızlıkları, kusma, iştahsızlık ve tükrük bezlerinin şişmesi gibi belirtiler, kedinizi Veteriner Hekime götürmeniz için önemli uyarılardır.

Bazı Kediler Enfeksiyona Daha mı Çok Eğilimlidir ?

Kuvvetli bağışıklık sistemine sahip kediler FeLV virüsüne direnç gösterebilir. Küçük kedilerin bağışıklık sistemi tam olarak hastalıklarla mücadele edebilecek güçte değildir. Yaşlı kediler veya stresli hasta kediler enfeksiyona daha eğilimlidir. Bir kedinin çevresi de bu hastalığa yakalanma olasılığını etkiler. Bir kaç kedili evlerde FeLV enfeksiyonu oranı %30′a kadar çıkabilir. Dışarıda, enfekte kedilerle karşılaşan kediler, evlerde yaşayan kedilere göre daha yüksek oranda enfeksiyona yakalanırlar. Tabii ki ev kedileri, arasıra dışarı çıkarlar veya sahipleri yoluyla başka kedilerle yakın temasta bulunurlarsa, kedinin FeLV virusuna maruz kalmaması hiçbir şekilde kontrol edilemez

FeLV tedavi edilebilir mi?

Klinik bozukluklara göre tedavi uygulanır.  Tedavi sonucu değişkendir ve nasıl bir sonuç alınacağı belirsizdir. Çoğu formu halen uygulamada bulunan kanser tedavilerine cevapsız kalmaktadır ,bazı formları kemoterapiye cevap vermekte fakat bu durumda da kedinin ömrü bir süre uzatılabilmektedir ve hastalığın nüks etmesi beklenen bir durumdur.

FeLV İnsanlara Bulaşır mı?

*İnsanlarda ve diğer canlı türlerinde FeLV ile ilgili bir hastalığın varlığına dair bir kanıt henüz elde edilememiştir.

Kedimi FelV’den Nasıl Korurum?

*Kedinizin diğer kedilerle temasını en aza indirmektir. Fakat bu her zaman mümkün değildir. Daha güvenilir yaklaşım, kedilerinizi rutin olarak FeLV’ye karşı aşılatmaktır. 

*Leucocell 2 aşısı sadece 2 doz gerektirir. Kedinize 2 başlangıç dozu verildikten sonra tek bir yıllık aşı tavsiye edilir.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kedilerde Kanser

26 Ağustos 2009

Kedilerde Kanser

Yoksa kediniz kanser mi?, Kanser nedir?, Nedenleri ve çeşitleri nelerdir? Belirtileri nelerdir?Nasıl teşhis  edilebilir ? Güncel tedavi yöntemleri nelerdir? …..Kedilerde Kanser’i okuyun.
Kedilerde Kanser
10 yaşının üzerindeki kedilerin ölüm sebeplerinin yarısını oluşturan hastalığın kanser olduğunu biliyormuydunuz? Kanser, hepimizi korkutan bir hastalık, ancak bu hastalıkla başedebilmek için öncelikle, korkuyu cesarete dönüştürmemiz gerekir. Bunun için de, kanseri öğrenmemiz gerekir. Düşmanınızı tanırsanız, nasıl savaşacağınızı da bilirsiniz.Kanserin nedenlerini, belirtilerini , tedavi yöntemlerini ve güncel tedavilerini bilirsek, kanser ile savaşta galip çıkmamız mümkün.
Kanser nedir;
Nedenleri tam olarak anlaşılamamış bir hastalık. Normal vücut hücrelerinin büyüyüp, genişleyip  artarak normal dokuyu ele geçirip istila etmesi ile gelişebiliyor. Bu artan hücreler, neoplazma ya da tümör diye adlandırılan yapıları oluşturuyorlar. Zararsızlar ve çevreye zarar vermeyenleri  iyi huylu tümörler, zarar verenleri kötü huylu tümörler olarak adlandırılırlar. Kedilerde görülen tümörler , sıklıkla  kötü huylu tümörlerdendir.
Kötü huylu tümörler, bir yere lokalize olabildikleri gibi, vücuda dağılıp yayılma eğilimi de gösterirler. Bu durum, metastaz olarak adlandırılır. Kötü huylu tümörler kansere yol açarlar. Normal vücut yapılanmasını bozup, ölüme sebebiyet verirler.Kaliforniya , Proffessional Animal Laboratory’den , Andrew S. Loar  D.V.M, kedi kanserlerinin yaygınlığına ilişkin çalışmaların yetersizliğini  açıklarken,  Barbara E.Kitchell D.V.M , yayınladığı makalesinde, kedilerdeki tümörlerin %80’nin kötü huylu olduğunu bildirmiştir.  (Feline Geriatric Oncology –Eylül, 1989)
Kanser, özellikle yaşlı kedilerin hastalığıdır. Tümör görülme sıklığı yaşla birlikte artar. American Veterinary Medical Association’a göre, 10 yaşından büyük kedilerin, ölümlerinin yarısını kanser oluşturmaktadır. Konuyla ilgilenen veteriner hekimler, kanserin en az insanlardaki kadar yaygınlığına dikkat çekiyorlar.
Kanserin nedenleri;
Kansere tam olarak nelerin sebep olduğu bilinmemekte.İnsanlarda kansere sebep olan ajanlardan (=kanserojen) bazılarının kedilerde de kanser oluşumunda rol oynadığı bildirilmiştir. Kediler, yaşamları boyunca bu kanserojen ajanlara kümülatif olarak yani bedenlerinde biriktire biriktire maruz kalırlar. Hastalığın yaşlılarda daha sık ortaya çıkmasının sebebi budur.
Tanımlanan kanserojen ajanlar şunlardır;
Enfeksiyöz ajanlar:
-Felinre Leukemia virusu(FeLV):5 kediden birinde lenfosarkom ve kemikiliği kanserine neden olur. FeLV’nin değişen formu, Feline Sarkoma virusu olarak adlandırılır ve bağ dokuda kansere (fibrosarkom) neden olur.
-Kedi AIDS virusu. Diğer kedi kanserleri feline  immun yetmezlik virusu olan kedi AIDS virusu ile ilintilidir.Bu hastalıkları aşılar ile ya da başka önlemler ile engellemek, virus bağlantılı kanserlerin oluşma şansını azaltır.
Gün ışığı:
Aşırı güneş ışığına maruz kalma, skuamoz hücre kanseri diye adlandırılan deri kanserine eşlik eder. Bu, kulak ve yüzde kepeklenme ile ortaya çıkar. Özellikle, beyaz tüylü ya da seyrek tüylü kedilerde görülür. Yaşlı, sokakta yaşayan kediler uzun süre güneşe maruz kaldıklarından tehlikede olsalar da, ev kedileri de kurban olabilirler.
Hormon ilintili kanser:
İlk kızgınlık siklusundan önce kısırlaştırmak, kedilerin meme kanseri riskini büyük oranda azaltır. 1 yaşından önce kısırlaştırılanlarda meme kanseri oldukça nadir görülür.Kısırlaştırılmış erkek veya dişilerde Megestrol acetat hormonu kullanımının meme kanserine yol açtığı bildirilmiştir. Bu bir progesteron bileşimi olup, idrar sıçratma gibi, davranış değişikliği tedavisinde kullanılır. Öte yandan, progesteron kullanımının erkek kedilerde de meme kanserine yol açtığına dair yayınlar vardır.
Aşıya bağlı Sarkoma:
1992’de Pensilvanya ‘da araştırmacılar bazı kedilerde aşılandıkları yerde fibrosarkom tümörü geliştiğini  notedip,. 1993 Nisan’ındaki  Teknik Bülten’de yayınlamışlardır. Roy V.H. Pollock, D.V.M ve Michael J. Coyne, D.V.M,(SmithKline Beecham Hayvan Sağlığı ) bu tümörlerin aşıları takiben görüldüğünü bildirmişlerdir. Herhangi bir aşı markasına bağlı olmaksızın bu tümörlerin aşı kaynaklı olduğu , veteriner hekimlerce tutulan kayıtlarla belirtilmiştir.
Araştırıcılar için aşıların bazı kedilerde tümör yapıp, bazılarında yapmamış olması bir bulmacadır. En iyi tahminle 10.000 kediden bir ya da ikisinde aşı sonrası tümör geliştiği görülmüştür. Araştırıcılar,kedi sahiplerinin kedilerinin aşılarını ihmal etmemeleri gerektiğine ve aşısız hayvanlardaki enfeksiyöz hastalık riskinin, aşıya bağlı tümör riskinden çok daha büyük olduğuna  dikkat çekmişlerdir. Aşılama sonrası aşı yerinde görülen şişlik 4 ya da 6 hafta içinde ortadan kalmıyor sa, cerrahi olarak alınması öngörülmektedir.
Kanser semptomları diğer hastalıklara benzer. Birçok kedide kanser sinsi seyreder. O yüzden kedi, iyiden iyiye hastalanıncaya dek sahipleri farketmez. Erken teşhis tedavi şansını arttırır. Prognozu olumlu etkiler. Kedi sahipleri, kedilerinin fiziksel ya da davranışsal değişikliklerinde  derhal veteriner hekimlere göstermelidirler.
En çok görülen kanser çeşitleri:
İnsanlarda olduğu gibi kedilerde de çeşitli kanser tipleri görülür. Ancak üç tanesi diğerlerine göre daha yaygındır; lenf,deri,meme.
Lenf Bezi Kanseri:
Dr. Loar’a göre, FeLV’li kedilerde genellikle lenf kanseri gelişir. Bu Hodking kanserine benzer. Bu kanser lenf sistemi ile, kan dolaşımı organları, kemik iliği kan hücreleri, ve dalağı içine alır. Dr. Kitchell, kedi  kanserlerinde lenfosarkomanın %30’unun, hematopetik tümör kanserlerinin ise % 15’nin  büyük oranda (yüzde doksan) FeLV kaynaklı olduğunu açıklamışlardır.
Deri Kanseri:
İkinci şüpheli kedi kanseri, deri kanseridir. Cloudia L.Berton D.V.M, 1989’da kedilerdeki deri tümörlerinin aksi ispat edilmedikçe malign değerlendirilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Skuamoz ve mast hücre karsinoması genellikle başta bulunur. Bu kanserde kediler, iyileştirilmemiş kavga yaralılara benzerler. Seruminöz bez kanseri de, kulak kanalında gelişir. Kulakta kanlı kahverengi akıntı, ve koku vardır. Kulak normal gözükür. Deri kanseri , hızlı gelişir. Genelde 2 yaşından küçüklerde olur.
Meme Bezi Kanseri:
Dr. Loar’a göre, kedilerde çok görülür. Siyamlarda diğer ırklardakilerden daha erken yaşta görülür. Kedilerde tüm tümörlerin %5-12’sini oluşturur.
Dr. Kitchell, yaşlı kedilerdeki diğer kanserleri %5-6 oranında alimenter tümörler olarak bildirmiştir. Oral tümörler, %3-7, kemik kanserleri %3’dür.
Kanser Nasıl Teşhis Edilir:
Görünür bir büyüme olsa bile, kesin teşhis mikroskobik muayene ile konur. Spesifik tümör hücreleri aranır. Direk tümörün içine sokulan bir iğne ve şırınganın geri çekilmesi ile toplanan örnekde tümör hücreleri incelenir.  Kanser hücreleri dolaşımdaki kandan ya da idrardan da alınabilir. Sıklıkla kanser teşhisi, biyopsi ile ya da alınan bir parça doku ile özel labaratuvar analizini gerektirir.
Güncel Tedaviler:
Kanserin tek bir çeşit tedavisi yoktur. Farklı konser tipleri için belirlenen tedavi yöntemleri vardır. Genelde tek bir tedavi yerine kombinasyon tedaviler daha yaygındır.
Amaç, farklı açılardan kanser hücrelerini öldürmeye  dayanır.Prognozu, kanserin yayılım oranı belirler. Dr. Kitchell, erken aşamalarda belirlenen kanserin tedavisinde başarının yüksek olduğunu belirtiyor. İnsanlarda olduğu gibi, kedilerde de kanser tedavisinde üç ana yöntem vardır.
1- Cerrahi:Cerrahi işlemle tümörlü doku alınır. Dr. Loar, cerrahi işlemle hastaya 6-12 ay kazandırdığını belirtiyor. Ancak cerrahi işlemle her zaman tümörlü hücreleri alıp temizlemek mümkün olmayabilir. Bırakılan bir kanser hücresi, hastalığın sil baştan yeniden oluşması için yeterlidir. Bu nedenle cerrahi işlemi, diğer tedavi yöntemleri izler. Vital   doku ve organlara zarar vermemek açısından bazı invaziv-lokal tümörlerin geleneksel cerrahi yöntemle alınmaları mümkün olmaz. Bu durumda, kemoterapiden faydalanılır.
2-Kemoterapi:Kemoterapi,sitotoksik yani hücre zehirleyici ilaçların i.v , oral ya da birlikte kullanılmasıdır. Kedi kemoterapötik ilaçları insanlarınki ile aynıdır. Bu ilaçlar, kanseri değil sağlıklı dokuyu da hedefler. İnsanlarda kemoterapötiklerin ciddi yan etkileri vardır. Kediler, insanlar kadar yan etkiye maruz kalmazlar. Bununla birlikte uzamış tedaviler, bıyık kaybına neden olur. Dr. Loar, kedilerin genelde tüy dökmediğini , bulantı kusma hissinin olmadığını ve fazla hastalanmadıklarını işaret ediyor.
Kemoterapi, sistemik tedavidir. Kemoterapi, kanserli hücrelerin büyüme hızı daha yavaş olduğu için, kanserli hücrelerin sağlıklı hücrelere oranını bozar. Ardarda başlangıç tedavi bu nedenle yoğundur. Tedavi ilerledikçe yoğunluk azalır.
Lenf bezi kanseri %50-80 oranında kemoterapi ile tedavi edilebilir.Tedavi olan kedilerin %75’inde 9 ay ile 1 yıl arasında sonuç alınmıştır. Ancak nüks olur ise, tedavi sürer.
3-Radyasyon Tedavisi:Yoğun X-Ray ışınlarının kanserli dokuya verilmesidir.Tek başına seyrek kullanılır. Genelde, cerrahi işlem ve kemoterapi ile birlikte kullanılır. Tam olarak radyasyonun hücreleri nasıl öldürdüğü bilinmiyor. Bazı tip hücreler diğerlerine göre, daha radyosensiv.Hızla bölünüp yayılan kemik iliği ve deri kanseri, radyasyon tedavisine yanıt veriyor. Bu sırada sağlıklı normal hücreler de zarar görebiliyor. Amaç, tümörlü hücrenin gelişimini durdurmak.
Cerrahi yöntemle alınamayan kanser, radyasyonla yok edilebiliniyor. Örneğin;beyaz yüzlü kedide güneş ışını kanseri, göz çevresi ve kulakları sarmışken, bunu ameliyat ile gidermek mümkün değildir. Bu durumda radyasyondan faydalanılabilir. 6-8 hafta boyunca, her iki haftada bir tekrarlanan uygulama yapılır. Radyasyon tedavisi sırasında, hayvanın hareketsiz durması gereklidir. O yüzden hasta anesteziye alınır. Bu durumun yaşlı ve hasta olanlar için ayrı bir risk olduğu da unutulmamalıdır. Radyasyon tedavisi %80 aranında tedavide başarılı bir yöntemdir.
Yaşam Kalitesi:
Kanser tedavisi aylar hatta yıllarca sürebilir.Her gün bir zaferdir. Kanserli kedi, FeLV enfeksiyonu veya başka bir problemden kanser olmuşsa, ağır tedavilere daha güç dayanır. Kanser tedavisini duygusal ve finansal olarak karşılamak zor bir süreçtir. Kanser tedavisinin amacı, kedinin yaşam kalitesini korumaktır. Tedavi mümkün değilse de yaşam kalitesini korumuş olmak da bir zaferdir.
Hayvanlarda Kanserin Genel Belirtileri:
-Büyümeyi sürdüren ya da sabit anormal şişlik
-Kilo kaybı.
-İştah kaybı.
-Kanama ya da akıntı.
-Kötü koku.
-Yeme ve yutmada zorluk.
-Canlılık kaybı ve hareket etme isteksizliği.
-Kalıcı topallık ya da sertlikler.
- İdrar yapma, defekasyon ya da solunumda zorluk.
Alıntı:Amy D. Shojai, Cat Fancy- Eylül,1993    Çeviri:Dr. Gülay Ertürk

petklinik.com

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
  • Sayfalar 1 / 2
  • 1
  • 2
  • >

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları