‘ Karınca ’ kategorisi altındaki tüm yazılar...

Karınca kararınca

karınca kararınca 300x210 Karınca kararınca

Bir karınca su altında 14 gün şayabilir.

Etiketler:

Ant Life Cycle

”Yazıyı Türkçe okuyabilmek için lütfen ”Tercüme etmek” bölümünü kullanınız”

Ant Life Cycle 300x198 Ant Life Cycle

The cycle of the consists of four stages: egg, , pupa, and adult. Fertilized eggs produce female (queens, workers, or soldiers); unfertilized eggs produce male .

Egg: eggs are oval shaped and tiny (they are on the order of 1 mm long, but the queen’s egg is many times larger).

: The worm-like larvae have no eyes and no ; they eat food regurgitated by adult . The larvae molt (shed their skin) many times as they increase in size.

Pupa: After reaching a certain size, the spins a silk-like around itself (against a solid object, like the wall of the chamber) and pupates. During this time the body metamorphoses (changes) into its adult form.

Adult: The pupa emerges as an adult. The entire cycle usually lasts from 6 to 10 weeks. Some queens can live over 15 years, and some workers can live for up to 7 years.

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

KARINCALAR

25 Kasım 2009

Özellikle zayıf kovanların bal ve şuruplarına ortak olurlar. Bazen sürü şeklinde istila ederek arı kolonisinin kovanı terk etmesine de neden olabilirler. Arıyı taciz eder ve çalışma verimini düşürür.

karinca KARINCALAR

 Mücadele etmek için kovanların yerden yükseğe bir sehpa üzerine koymak gerekir. Sehpa bacaklarına arının tırmanmasını engelleyecek yanık ğ vs maddeler sürülerek kovanlara ulaşması engellenir.

 Arılığı ın saldırısından korumak için kovanların önü ve çevresini temiz bulundurmaya dikkat etmelidir. Bilhassa karıncalara çok çekici gelen arı ölüleri ve diğer artık maddeler toplanarak yakılmalıdır.

veteriner.cc

Etiketler:

Karınca

20 Ağustos 2009

Karıncagiller(Formicidae) ailesinden zarkanatlı (Hymenoptera) böcek. ın başlı özellikleri,iki ince duyarga taşıyan üçgenimsi bir başları, kısa bir göğüs bölgeleri ve ön bölümü genellikle hareketli ince bel biçiminde bir karınlarının bulunmasıdır.Anüs çevresindeki zehir bezleri karınca asidi (formik asit) içeren bir sıvı salgılar.Topluluk halinde yaşayan böcekler olan karıncalarbir çok galeriden oluşan yuvalarını ya çalı çırpıların altına ya da toprak altına yaparlar. Bir karınca topluluğu dişiler(kraliçe), erkekler ve
işçilerden oluşur.Dişiler ve erkekler çoğunlukla kanatlıdır.işçilerse kanatsız kısır dişilerdir. Bazı topluluk larda biri büyük başlı, öbürü küçük başlı iki tür işçi karınca vardır; bunlardan birincilere askerler, ikincilere asıl işçiler denir. Yuvanın temizliği korunması,yavruların bakımı gibi bütün işler işçiler tarafından yapılır.ın Avrupa’da yaşayan başlıca türleri kara karınca, kırmızı karınca(Formica rufa), ’dir. Afrika’daysa geçtikleri yerlerdeki
her şeyi yiyip bitiren avcı (Dorylinae”lejyoner ”oymağı) vardır.

hayvansevgisi.net

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Hava Tahmini Yapan Karınca

25 Temmuz 2009
Tahmini Karınca
Ülkemizde yağışlı olmasına alıştığımız bu mevsim, oldukça kurak geçiyor ve hemen herkes yağmurların yağmasını bekliyor. durumunu öğrenmek için de ya televizyon seyrediyoruz, ya gazetelerin ilgili köşelerine bakıyoruz ya da İnternette yer alan meteoroloji sitelerini tıklıyoruz. Peki günümüzden yüzyıllar öncesinde bu teknolojiler yokken tahminleri nereden öğreniliyordu? Çağımız teknoloji çağı ve meteoroloji bilimi kapsamında bu teknoloji kullanılarak bir haftalık ya da iki haftalık tahminleri yapılabiliyor. tahmininde ilk adım atmosfer hakkında bilgi toplamak. Bunun için çeşitli uydular ve gözlem balonları kullanılıyor. Dünya genelinde günde iki kez atmosfere gönderilen bu gözlem balonları çeşitli düzeylerde atmosferin sıcaklığını, basıncını, nemini, rüzgar hız ve yönünü ölçerek yerdeki istasyonlara ulaştırıyor. Atmosfer olayları hakkında bilgi toplamanın diğer yolu da bazı özel radar sistemlerinden yararlanmak. Bu yöntemde bulutların içerisine sinyaller gönderilerek yağış cinsleri, yoğunlukları ve hareketleri gözleniyor. Tüm bu teknolojiler geliştirilmeden önceyse tahminleri yalnızca gözleme dayalı olarak yapılıyordu. Bunun için de Güneş, Ay, yıldızlar, bulutlar, bitkiler ve hayvanlar kullanılıyordu. Can lı ve cansız varlıkların gözlenmesi sonucunda elde edilen bilgiler, o zamana kadar kazanılmış deneyimlerle birleştirilerek tahminleri yapılıyordu.

bee 1 Hava Tahmini Yapan Karınca tahminlerinin kronolojisine baktığımızda bu konunun uygarlık tarihi kadar eski olduğunu görüyoruz. Çünkü insanoğlunun durumunu bilmesi, yaşamını sürdürebilmesi için gerekliydi. O dönemlerde avlanmak ya da besin toplamak için havanın yağışlı ya da fırtınalı olup olmaması büyük önem taşıyordu. Yerleşik hayata geçildikten ve tarım başladıktan sonra da tahmini önemini korudu. Toprağın işlenebilmesi, tohumların dikilmesi için toprağın hafif nemli ve kuru olması gerekirken, bitkilerin büyüyebilmesi için yağmura, hasat zamanı ürünlerin toplanması ve kurutulması içinde de sıcak ve kuru havaya gereksinim duyuluyordu. Tüm bu uğraşların gerçekleştirilmesinde durumunu bilmek çok önemliydi. İnsanlar, bu amaca yönelik olarak çevrelerinde bulunan hemen her şeyi gözlemlemeye başladılar ve böylece meteoroloji biliminin temelleri atılmış oldu.

Önceleri yalnızca Güneş, Ay, yıldız ve bulutları izleyerek yapmaya çalışan atalarımız daha sonraları çevrelerinde gördükleri bitkilerin ve hayvanların da atmosfer olaylarına karşı çeşitli tepkiler gösterdiklerini keşfettiler. Bu keşiften sonra gök olayları dışında bu canlıların da hareketlerini izleyerek durumunu etmeyi öğrendiler. tahminleriyle ilgili yazılı bilgilere ilk olarak Aristonun yazmış olduğu, ancak günümüzde pek fazla bilinmeyen “Meteorologica” adlı eserde rastlıyoruz. Aristo, 4 ciltten oluşan bu eserinde gök cisimleri ve gök olayları hakkında gözlemlerini anlatıyor. Aristodan sonra Teofrast adlı bilgin de “Havanın İşaretleri” adı altında, tahminlerinin nasıl yapılacağına ilişkin bilgiler veriyor. Antik dönemde bu konuyla ilgili en önemli bilgilerse MÖ 315-245 yılları arasında yaşamış olan Aratus adlı bilginin “Pronostic” isimli kitabında bulunu yor. Bunun dışında durumuyla ilgili bilgiler, Seneca (MÖ 4 – MS 65) adlı bilgin tarafından yazılmış “Doğal Sorunlar” adlı eserde ve Antik Çağın en önemli bilginlerinden olan Pliniusun Doğa Tarihi adlı ansiklopedisinde bulunuyor. Bu adını saydığımız kaynaklardan öğrendiklerimiz ve Ülkemizde yapılan folklorik çalışmalara dayanarak, tahminlerini çevremizi iyi gözleyerek ve biraz da bilgiyle kolayca yapabiliriz. Bu bilgiler ışığında 2 ya da 3 gün sonra sıcaklığının gündüz kaç derece, akşam kaç derece olacağını her ne kadar bilemesek de, yağmurun yağıp yağmayacağını ya da fırtınanın çıkıp çıkmayacağım edebili riz. Öncelikle bitki ve hayvanladan yararlanarak na sıl tahminde bulunabileceğimizi özetleyelim.

Örneğin, deniz kıyısında yaşıyorsanız durumunu martılardan öğrenebilirsiniz. Sabahın erken saatlerinde martılar denize doğru uçuyorlarsa bu havanın güzel olacağına işarettir. Eğer karaya doğru uçuyor ve teknelerin üzerine konuyorlarsa bu da fırtına çıkacağının ve yağmur yağacağının belirtisidir. Toprakta bulunan küçük böcekler ve solucanlar eğer topraktan dışarı çıkıyor ve yuvalarının ağzını kapatmaya çalışıyorlarsa bu da şiddetli bir yağışın habercisidir. Çevrenizde bulunan at, eşek ve koyun gibi hayvanlar kulaklarını normalden çok sallıyorlarsa bu da yağmurun geldiğine işarettir. Çobanlar dalamps Hava Tahmini Yapan Karınca yaşamlarının büyük bir kısmını arazide geçirdikleri için durumunu iyi edebilmekteler. Sözgelimi koyunlar başlarını her zaman rüzgara doğru verirler. Bu bilgiden yola çıkarak rüzgarın yönünü tespit edebilirsiniz. Geceleri de koyunlar rüzgardan daha az etkilenmek için genellikle kuzeye dönerler. Yağışlı havalarda da rüzgar kuzeyden esmeye başladığında yağmur bulutları dağılarak uzaklaşır.

Çinde rastlanan ilginç bir yöntemi de karıncaların gözlenmesini içeriyor. Karıncalar iyi havalarda yuvalarının çevresini temizleyerek yeni yiyecekler bulmaya giderler. Fırtına ve yağmur yağacak günlerdeyse yuvadan içeri girerek yuvanın girişini de kapatırlar. Ülkemizdeyse benzer şekilde arılar izleniyor. Arıların sabahın erken saatlerinde kovandan çıkarak oğul halde uçmaları, havanın güzel olacağı ve yağış olmayacağı anlamına geliyor. Eğer kovana giriyor ve bir daha çıkmıyorlarsa, bunun anlamı da havanın bozacak olduğu. Bitkiler alemindeyse lale, çiğdem safran gibi çiçeklerini basınç ve sıcaklığa göre açan türler, kötü havanın yaklaştığını bizlere bildirebiliyorlar. Çünkü bu tip çiçekler özellikle alçak basınç gözlenen yağışlı havaların öncesin de çiçeklerini kapatıyorlar.

Bitkiler ve hayvanların dışında, gök cisimlerini ve bulutları izleyerek yapılan tahminine gelince, gün doğumunda ve batımında Güneşin parlak görülmesinin, iyi havanın göstergesi olduğu kabul ediliyor. Bu görünüm, atmosferin temiz olduğu durumlarda ortaya çıkıyor. Ancak Güneş sabahın erken saatlerin de çok ısıtmaya başlıyorsa, bu da günün çok sıcak olacağı anlamına geliyor. Bu tip aşırı sıcaklar, çoğu kez fırtınalı sağanakların da habercisi olabiliyor. Havada basınç düşmesi var sa ve buna bağlı olarak, yükseklerde bulunan ince bir bulut tabakası görülüyorsa bu durum Güneşin parlak görülmesini engelliyor ve havanın kötü olacağını gösteriyor. Yine Güneş yükselerek kalın bir bulut tabakasının arkasına gizleniyorsa havanın kötü olacağı anlaşılıyor. Ancak kapalı ve yağmurlu havada Güneşin batarken kendini göstermesi, mevcut alçak basıncın uzaklaştığı ve ertesi gün havanın açık olacağı anlamına geliyor. Güneşin dışında Ayın çeşitli durumları da durumu hakkında bilgi verebiliyor. Örneğin kırmızı görülmesi havanın rüzgarlı, açık renkli görünmesi de iyi olacağına, renksiz ya da görünmesiyse havanın yağmurlu olacağına işaret ediyor.

Yıldızlara göre tahmine gelince, yıldızların net bir şekilde görülebildiği bir günde, yıldızlar kaybolmaya başlıyorsa bu havanın bozacağı ve yağmur yağacağı anlamına geliyor. Yıldızların büyük görünmeye başlaması da atmosferde nemin arttığını ve olasılıkla kısa bir sağanağın yağacağının göstergesi. Yıldızların parlaklığının azalma nedeni, çıplak gözle görülmeyen ince bulut tabakası. Bu bulut tabakası kalınlaşmaya başladığındaysa az parlak yıldızlar görünmez hale geliyor ve parlak yıldızların çevresinde birer hale oluşuyor. Bu şekil de yıldızların çevresinde hale oluşması alçak basınç ve kötü havanın habercisi. Kış aylarında açık ve parlak bir şekilde görülen yıldızlarsa büyük olasılıkla don olacağını gösteriyor. Gün batımında ve doğumunda bulutların kızarması da yağmur yağacağına işaret ediyor. Bu bilgiler doğrultusunda sizler de her sabah kısa bir süre gökyüzünü gözleyerek tahmini yapabilirsiniz.

Cenk Durmuşkahya

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Kimler Online

  • Kullanıcılar: 23 Misafir,4 Arama Motoru
  • Reklam Alanı

    Reklam Alani
    Reklam Alani
    Reklam Alani
    Reklam Alani

    Google Translate

    Turkish flagItalian flagKorean flagChinese (Simplified) flagChinese (Traditional) flagPortuguese flagEnglish flagGerman flagFrench flagSpanish flagJapanese flagArabic flagRussian flagGreek flagDutch flag
    Bulgarian flagCzech flagCroat flagDanish flagFinnish flagHindi flagPolish flagRumanian flagNorwegian flagSwedish flagCatalan flagFilipino flagHebrew flagIndonesian flagLatvian flag
    Lithuanian flagSerbian flagSlovak flagSlovenian flagUkrainian flagAlbanian flagEstonian flagGalician flagMaltese flagThai flagVietnamese flagHungarian flag   
    Resimler

    Takip Secenekleri

    twitterfriendfeedfacebookfeed
    Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

    Google Adsense Program Politikaları