‘ Gelincik Ailesi ’ Kategorisi Altındaki Tüm Yazılar...

Gelincik Google

20 Ağustos 2009

Sansargiller ailesinden memeli hayvan türü (Mustela nivalis). Kuzey yarıkürenin ılıman bölgelerinde yaygın biçimde rastlanan gelinciğin, sırtı kızılımsı kahverengi, göğüs ve karnı beyazdır. Fare, tarla faresi, köstebek gibi hayvanlarla beslenir; kümeslere de büyük zarar verir

ABD’nin batı kesiminde yaşayan siyah ayaklı gelinciğin (Mustela nigripes) soyu tükenmeye yüz tutmuştur.

hayvansevgisi.net

Etiketler: , ,

Uzun Kuyruklu Gelincik Google

22 Haziran 2009

uzun kuyruklu gelincik

UZUN KUYRUKLU GELİNCİK
(Mustela frenata)

«Uzun kuyruklu gelincik», Birleşik Amerika’nın en yaygın gelinciğidir. Buralarda kakum’un yerini alır. Bulunduğu bölgeler Kanada’mn güney sınırından Güney Amerika’da Ekvador veya Peru’ya kadar uzanır.
Bu hayvanın tipik rengi derece derece siyaha kadar koyulaşan koyu bir kızıl kahverengidir. Tropikal Amerika gelinciğinin yüzünde at başlığını andıran beyaz bir leke vardır. Uzun kuyruklu gelincik, ancak yurdunun kuzey kesimlerinde kışın beyazlaşır. O zaman da başka bir tür olmasına rağmen, halk arasında kakum diye anılır.
Uzun kuyruklu gelincik, daha kuzey enlemlerin hayvanı olan kısa kuyruklu akrabasının aksine, açıklıkları tercih eder. Ona, kendisine yem olabilecek küçük hayvanların bol olduğu bölgelerde rastlıyoruz. Bazen bir günün içinde yiyecek peşinde kilometrelerce yol alırsa da, genellikle on beş dönümü geçmeyen bir alan içinde gittikçe ihtiyaca göre yer değiştirir.
Bu küçük hayvanın aile hayatı öbür gelinciklerinki gibidir. Yerin altındaki sığ bir delikte barınır. İni genel olarak yüzeyin 15 santim kadar derinindedir. Kendisine yuva vazifesi gören odacık ise 25 – 30 santim kutrundadır. Gelincik, yuvasını, avlarının kürküyle astarlamayı ihmal etmez.
 Uzun kuyruklu gelinciklerin çiftleşme mevsimi genel olarak haziran veya temmuzdur. Yavrular bundan 220 – 337 gün sonra dünyaya gelirler. Bir batında doğan yavru sayısı dörtle sekiz arasında oynar. Bir günlük yavru ortalama 3 gram ağırlığındadır. Bir sigaranın 1 gram çektiği göz önüne getirilirse, yavru gelinciklerin ne kadar hafif oldukları meydana çıkar. İki haftalık olunca vücutları ipek gibi beyaz bir kürkle kaplanır.
Yavru gelincikler hayatlarının otuz altıncı veya otuz yedinci gününde gözlerini açtıkları zaman, artık iyice gelişmeye yüz tutmuşlardır. Bu yavrular beş veya altı haftalık sütten kesilir ve on haftalık olunca yetişkin sayılırlar. Uzun kuyruklu gelincik’i inceleme konusu yapan tabiat bilginleri, anne ile babanın yavrulara beraber baktıklarını ve erkekle dişinin bütün hayatlarını bir arada geçirmek üzere birleştiklerini ileri sürmenin hata olmayacağını söylemektedirler.
Yetişkin uzun kuyruklu erkek gelincik’in ağırlığı 180 gramı bulur, baş ve vücut uzunluğu ise genel olarak 25 santimdir. Kuyruk da 15 santime yakındır. 15 santimlik kuyruk belki o kadar uzun değildir, ama öteki akrabalarıyla kıyaslanınca bu gelinciğe uzun kuyruklu demek uygun düşer.
Uzun kuyruklu gelincikler’in birçok çeşitleri bulunursa da, hepsi aynı türün alt türlerini meydana getirirler. Orta ve Güney Amerika’da en çok raslanan gelincik ise yüzünr de at başlığı şeklinde lekesi olanıdır.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Uzun-Kuyruklu-Gelincik.html

Etiketler: , , , ,

Avcı Gelincikler ve Kokulu Gelincikler Google

22 Haziran 2009

gelincik1 Avcı Gelincikler ve Kokulu Gelincikler

BAŞKA İLGİNÇ AVCI GELİNCİKLER ve KOKULU GELİNCİKLER

KARA AYAKLI AVCI GELİNCİK (Mustela nigripes): İrilik ve görünüş bakımından avcı gelincik’le kokulu gelincik’e benzemekle beraber,  aslında  bambaşka  bir  hayvandır. Bu kara ayaklı ve koyu sarı renkli iri gelincik Birleşik Amerika’ nın bozkırlık bölgelerinde yaşar. Fakat soyu tükenmek yolundadır.

KAPLAN GELİNCİK (Vormela): Gobi Çölü ve Romanya ile Bulgaristan’ın batısındaki step ülkesinde bulunan gayet süslü bir küçük kokulu gelinciğin yurdudur. Afganlılar, mezarlıklara dadandığını sandıkları için buna «gorkus» veya «mezarcı» derler. 32-33 santim uzunluğundadır, ayrıca 17 -18 santimlik bir kuyruğu vardır. Kötü bir koku çıkarabilir.
Bu hayvanın renk yapısı öbür ge-linciklerinkine benzemez. Kürkü siyaha yakın koyulukta bir kızıl kahrevengidir ve üzerinde yine kızıl kahverengi benekler ve çizgiler bulunur.
Kaplan gelincik, pek az ağacın bulunduğu çöllerin hayvanı olmakla beraber,  ağaca  kolay tırmanır

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Baska-Ilginc-Avci-Gelincikler-ve-Kokulu-Gelincikler.html

Etiketler: , , ,

Sansarların En Yırtıcısı Google

22 Haziran 2009

balıkçı sansar

Sansarların En Yırtıcısı

BALIKÇI SANSAR
(Martes pennanti)

«Balıkçı sansar», Amerika’nın kuzey ormanlarının kâbusudur. Hiddetli olduğu zaman, gözleri yeşil bir ışıkla ışıl ışıl yanar, düşmanına tıslar, hırlar ve haykırır. Kamburlaştırdığı sırtı ve diken diken olmuş tüylerlyle gerçeKten korku verici bir görünüşü vardır. Dövüştüğü kurdu, kır kurdunu, hatta kara ayıyı yaralı olarak kaçırmaktan geri kalmaz.

Korkusuz balıkçı sansar:

Akrabası gelincik gibi ince yapılı olmasına rağmen, balıkçı sansar son derece kuvvetlidir. Matedebildiği bütün canlıları, örnek olarak tilki, vaşak, rakun, tavşan, sıçan, fare sincap, orman tavuğu, amfibyum ve sürüngenleri mideye indirir. Söylentilere bakılırsa, geyikleri de öldürür Dağ koyunları dahi kendilerini ona karşı savunmakta güçlük çekerler.

Oklu kirpiyi öldürmek:

 Balıkçı sansar, oklu kirpi’ye saldıran ve bunun oklarından zarar görmeyen tek etobur hayvandır. Hatta dikenli okları büyük bir ustalıkla yuttuğu görülmüştür.
Balıkçı sansar, oklu kirpi’nin tehlikeli kuyruğundan kaçınarak saldıriya geçmenin yolunu bilir. Keskin dişlerini hayvanın çıplak boynuna veya vücudunun alt yüzüne bir sapladı mı, oklu kirpi’nin artık işi bitmiştir.
Karlı arazideki oklu kirpiyi öldürmek balıkçı sansar için zevkli bir spordur. Oklu kirpi bazen himaye» siz başını bir kayanın veya kütüğün altına sakladıktan sonra, öldürücü kuyruğunu sallıyarak düşmanına meydan okur. Kurnaz balıkçı sansar bunun da çaresini bulmuştur. Karın altında kendine bir yol kazarak oklu kirpiyi alttan avlar.

Ne biçim hayvandır:

 Bu hayvan aslında iri bir sansardır. Çam sansarına çok benzer. Yalnız kürkü daha koyu renk ve onunkisi kadar ince değildir, kulakları da daha ufak
ve daha yuvarlaktır. Burnunun ucu ile 30 santimlik kuyruğun ucu arasındaki uzunluğu 120 santimdir. Dişiler daha ufaktır. Ağırlığı da 9 kiloyu bulabilir.
Bu sansar, «balıkçı» diye tanınmasına rağmen, ne gariptir ki balık avlamaz.

Tırmanmakta, atlamakta ve yüzmekte üstüne yok:

 Balıkçı sansar alçak ormanlık arazide akar suların yakınında görülür. Hızlı nehirleri. ve geniş gölleri yüzerek aşabilir. Ağaçların üzerinde de hızla yol alır, hatta ağaç gövdelerinden başı ileride olmak üzere aşağı koşar. Hayvanların çoğu ağaçlardan, baş yukarıda olmak üzere ihtiyatla geri geri giderek inerler. Balıkçı sansar yerde dolaşırken, bol bol zıplar ve bir sıçrayışta 120 santim ileri atılır.
Bir gece hayvanı olan bu etobur bütün yıl hareket halindedir. Şiddetli bir fırtına esnasında ininde kalsa bile, alelade kar ile yağmurdan yılmaz.

Balıkçı sansar’ın ailesi:

 Balıkçı sansarın üreme tarzı ağaç sansan’nınkine benzer. İni çoğu zaman bir ağaç kovuğudur. Nisanda çiftleşir, fakat yavrular ancak on bir ay sonra dünyaya gelirler.
Balıkçı sansar ailesinde genel olarak dört yavru vardır. Bunlar yedi haftalıkken, görmeye başlarlarsa da, üç ayı doldurmadan inden çıkmazlar. Bu süre içinde anneleri onlara bakar.
Yavrular sonbaharda, uzaklara gidip kendilerine ait olacak bir bölge bulmaya hazırdırlar. İki yaşında yetişkin sayılırlarsa da, dişi bir yaşından itibaren üreme işine başlar.
Balıkçı   sansar’ın   yurdu   Kanada’dır. Eskiden beri ender olan bu hayvan azalmaya devam etmektedir. Kapanlardaki yiyecekleri yakalanmadan çalmasını başaran zeki bir sansardır.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Balikci-Sansar.html

Etiketler: , , , ,

Ağaç Sansarı ve Samurlar Google

22 Haziran 2009

ağaç sansarı

KÜRKLERİ ÇOK DEĞERLİ YARATIKLAR

AĞAÇ SANSARI VE SAMURLAR

GERÇEK AĞAÇ SANSARI  ile «samur» (Martes), bütün etoburların arasında en güzel ve en ince tüylü kürklerin sahipleridirler. Bu kürk, çinçilya’ınnkinden dahi dayanıklıdır. Yumuşak, gür, dolgun ve genellikle zengin bir altın tonlu kahverengidir.
Ağaçların tepelerinin bu kralları güzel hayvanlardır. Başları biçimli, kulakları da oldukça iri ve yuvarlaktır. Boyunlarında sarı bir leke dikkati çeker. Kedi uzunluğundaki vücudun yarısı boyda olan kuyruk, til-kininki kadar tüylüdür.
Ağaç sansarı veya samur (ki bunların isimleri genellikle karıştırılır), Kuzey Yarımküresi’nin sık ormanlarında yaşar. Bu faal ve çevik tırmanıcı bir ağacın tepesine şimşek hızıyla fırlayabilir. Bu bakımdan en hızlı sincapları dahi geride bırakır. Sincaplar bu yarışta geri kalmalarını hayatlarıyla öderler.

Vahşî bir dövüşçü:

Gelincik ailesinin öbür üyeleri gibi pek yırtıcı olan ağaç sansarı bazen kendinden defalarca büyük hayvanlarla dövüşür. Iskoçya’da bir ağaç sansarı’nın bir şevyot koyununa sarıldığı görülmüştür. Koyun, kafası bir kayaya toslamış olarak ölü bulunmuştu. Bu çarpışma esnasında can veren ağaç sansarının ölüsü de koyunun altından çıkmıştı. Koyun, boynundaki bir yaradan ileri gelen kan kaybından ölmüştü.
Fakat bu küçük ağaç sansarı normal olarak kendinden küçük hayvanlarla beslenir. Yiyecek listesinde orman tavuğu sıçan ve tavşan önemli bir yer tutar. Sonbaharda böğürtlenimsi orman yemişleri olgunlaşınca, ağaç sansarı bunlardan da bol bol yiyerek şişmanlar.
Pençeleri ve zekâsı o kadar keskindir ki, ağaç sansarı pek az hayvana yem olur. Yalnız büyük boynuzlu  baykuşla  vaşağın  onu  avlamakta başarıya ulaştıkları görülmüştür. Ağaç sansarı, bu hayvanlara yem olmadığı veya avcıların kapanına yakalanmadığı takdirde, on yedi yıl kadar yaşayabilir.

Konfor düşkünü bir hayvan:

Sıcaklık ve konfor düşkünü ağaç sansarı büyük bir ağacın dalında güneşlenmeyi pek sever. Yosunla astarlanmış yuvası, yerin biraz yukarısındaki bir ağaç kovuğunda, bazen de bir yeraltı inindedir. Hayvan sudan nefret ettiği için, yağmurlu günlerde yuvasında kalır ve ayaklarını ıslatmaktansa, aç oturmayı tercih eder. Kış mevsiminde kış uykusuna yatmaz.

Dört küçük kör:

Ağaç sansarları temmuz ve ağustosta çiftleşirler. Çoğu zaman sayıca dört olan yavrular doğana kadar epey zaman geçer. Öyle olduğu halde, yavrular kör ve çıplak olarak dünyaya gelirler. Gözleri beş haftalık oldukları zaman açılır. Baba yavrularıyla ilgilenmez. Anne sonbahara kadar iş başındadır. Yavrular bu vakit anneleriyle babalarına benzemiş ve ağaçların üzerindeki hayata hazır hale gelmiş olurlar.
Ağaç sansarları çiftleşme mevsiminin dışında yalnız yaşar ve yalnız avlanırlar. Sincaplar gibi, onlar da fazla yiyeceklerini gömerler. Bir daldan ötekine atlayarak, bazen de yerde koşarak zavallı sincapları kovalar ve sincap onların giremiyeceği kadar ufak bir deliğe sığmıncaya, ya da boynundan ısırüarak ölünceye kadar bu kovalamacaya son vermezler.

Öldürücü bir merak:

Ağaç sansarı insanlardan hoşlanmadığı ve medeniyet ilerledikçe ıssız bölgelere çekildiği halde, insan elinden çıkma kapanlardan kaçınmayı öğrenememişlerdir. Denilebilir ki, Kanada’nın kuzey ormanlarında yakalanması en kolay olan hayvanlardandır. Kapanne kadar meydanda olursa, ağaç sansarı’nın veya samurun yakalanması ihtimali o kadar kuvvetlidir. Bu de her halde hayvanın bir türlü hâkine olamadığı merakından ileri gelir.
Sansar ve samur, kürkünün büyük kıymeti sebebiyle çok avlanır. Ça buk üremediğine ve büyük bir ih timalle iki yılda bir çiftleştiğine gö re, bu gidişle soyunun tükenmes: yakındır. Bugün Kanada’da yılda yirmi bin ağaç sansarı ve samuı avlanmaktadır.

http://www.hayvanansiklopedisi.com/Agac-Sansari-ve-Samurlar.html

Etiketler: , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları