‘ Cennet Kuşları ’ Kategorisi Altındaki Tüm Yazılar...

Amfibyumları Tanımaya Çalışalım Google

7 Temmuz 2009

amfibyum Amfibyumları Tanımaya Çalışalım

Amfibyumları Tanımaya Çalışalım

Suda yaşayan bir hayvanın karada yaşayabilen bir hayvan haline gelmesi tabiî hayli zamana ihtiyaç gösterdi. Yüzgeçlerin ayak şekline, balık atanın soluk alıp vermek için yararlandığı hava kesesinin akciğer şekline girmesi gerekiyordu. Bugün Afrika’da var olan ve solungaçlardan başka, akciğerlerle de soluk alıp vererek suyun dışında yaşayabilen akciğerli – balık, ilk amfibyumların sudan nasıl ayrılabildikleri hakkında bize fikir vermektedir. Bununla beraber bütün modern amfibyumlar (Amphibia) gene de solungaçlı bir devreden geçmektedirler. Sadece birkaç çeşidin yavruları daha yumurtadan çıkmadan solungaçlarını kaybederler.
Suyun, amfibyumların hayatında önemli oluşunun birkaç sebebi vardır. Yumurtalarını ya suya, ya da nemli bir yere yumurtlarlar. Devamlı nemli olduğundan derileri de bu ikili hayata elverişlidir. Buna karşılık, karadaki sürüngenlerin kuru ve pullu bir derileri vardır. Amfibyumlarla sürüngenlerin arasında daha başka ilginç ayrılıklar bulunduğunu ileride göreceğiz. Sürüngenler yumurtalarını karalara yumurtlarlar, vücutlarının ısınması için güneş ışığına muhtaçtırlar, yiyecek ihtiyaçları da amfibyumlarınkinden çok daha azdır.
Amfibyumların derilerindeki minik bezler «mukus» denilen yapışkan bir madde salgılar. Amfibyumlar bunun sayesinde, solungaçları veya akciğerlerinden başka, dertleriyle de solunum yapabilirler. Nitekim bazı semenderlerin ne solungaçları, ne de akciğerleri vardır; Böyieleri daha çok ağızları ile boğazlarının iç zarı ve derileri sayesinde solunum yaparlar. Karada amfibyumu çevreleyen hava nemle yüklü olmadığı takdirde, derinin mukus örtüsü buharlaşır, bunun sonucunda ise kara kurbağası veya semender havadan veya altındaki topraktan daha soğuk olur. Amfibyumlar, ihtiyaç duydukları nemi, suya girerek veya ıslak topraktan emerek derileri yoluyla alırlar. Fakat su içmedikleri gibi, nemli havadan rutubet de çekemezler.
Karada yaşayan ilk omurgalı hayvanlar, balık atalarının pullu vücutlarını ve başka bazı özelliklerini alıkoymuşlardı. Berili deri pulların yerini alıncaya kadar aradan epey zaman geçtiği eldeki fosillerden anlaşılmaktadır. Öncü amfibyumların, pullarımın izlerinin, solucana veya yılan balığına benzer bazı kertenkâiemsilerin derisinde bugün hâlâ gizli olduğunu biliyoruz. Bunla» yalnız tropikal kuşakların bazı enmli bölgelerinde yaşayan ayaksız, garip amfibyumlardır.
O sıralarda karalarda onlara karşı koyacak başka omurgalı hayvanlar bulunmadığı için, öncü amfibyumlar rahatça çoğalıp gelişebildiler. Bacakları kuvvetlendi, omurgaları da suyun yüzdürme kabiliyetinden yoksun kalan bîr vücudun ağırlığını taşıyabilecek yapıyı aldı. Amfibyumlar dev cüssesine erişememekle beraber, irileştiler de. Ama 3 metre uzunluğundaki alligator kadar iri amfibyum olamamıştır. Bununla beraber dünyanın karalarının hâkimi bir zamanlar onlardı. En bol oldukları devre bundan 200 milyon yıl öncesine, yani denizden çıkışlarının 140 milyon sonrasına rastlar. Ötekilerden daha ileri bir grup aşağı yukarı bu zaman sürüngen şeklinde gelişmeye koyuldu.

Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , ,

Saksonya Kralı Büyük Cennet Kuşu Google

7 Temmuz 2009

saksonya kralı

SAKSONYA KRALI CENNET KUŞU
(Pteridophora alberti)

Bu kuş da, ilginç ailesinin en şaşırtıcı üyesidir. Tepesinin yanlarından çıkan son derece uzun bir çift telimsi tüyü vardır. Bunların her biri, testere dişini andıran otuz beş kadar flamayla süslüdür.
Tabiat bilginleri, Yeni Gine’nin ortasındaki yaylaları kaplayan sık ormanlarda bu kuşun çetrefil flört danslarını seyretmişlerdir. Dişi kendisine bir ayak kadar yaklaşınca, erkek başını eğiyor, yüzünün yanlarındaki iri tüyler bu arada tıpkı bir boğanın   boynuzlarını   andırıyordu.

 Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Usta İnşaatçılar Google

7 Temmuz 2009

Usta  İnşaatçılar

En teferruatlı çardakların yapıcısı «altın çardak kuşu» dur (Prionodura newtonia). Tipik bir çardak, iç içe geçmiş böğürtlenlerden, asmalardan ve saplardan meydana gelmiş bir koridor veya köprüdür. Duvarları böğürtlenlerle ve yosunlarla süslüdür. Her biri, çardağın bir ucunda olan iki değnek kümesi, birkaç ayak kaplayan yapıta destek vazifesi görür.
Başka bazı türlerde çardağın deniz hayvanı kabukları cam parçacıkları veya kuşun bulabildiği bir parlak cisimle süslü olduğu görülür. Bir tür, gösteri alanını, her sabah taze olarak kopardığı yeşil yapraklarla kaplar. Fakat hepsinin en ilginci, ipekli çardak kuşu’nun, çardağının duvarlarını «resimlemesidir». Tabiattaki ipek çardak kuğu, kara toprağı, külleri veya renkli tozları tükrüğüyle karıştırmakta ve bu karığımı, bir ağaç kabuğu parçasıyle çardağın duvarlarına sürmektedir. Bu ağaç kabuğu parçasının «fırça» gibi kullanılışı, kuşlar dünyası, hatta insandan aşağı hayvanlar dünyası üyelerinden birinin bir araç kullanmasının ender örneklerinden biridir. İkinci örnek, Galapagos ispinozlarının böcekleri çıkarmak için küçük bir değnekten yararlanmalarıdır.

 Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , ,

Bahçıvan Çardak Kuşları Google

7 Temmuz 2009

bahçıvan çardak kuşu

BAHÇIVAN ÇARDAK KUŞLARI
(Amblyornis)

Bu kuşlar, insanlar tarafından daha iyi tanınmışlar ve şöhretlerini hak etmişlerdir. Bunların çoğu, altın turuncusu renginde muazzam tepeliklerle süslü, bıldırcın iriliğinde kahverengi kuşlardır. Tabiat bilginleri 1950′de Orta Yeni Gine’de deniz yüzeyinden 2 700 metre yüksekte bunlardan birinin çardağına rastlamışlardı. Bu çardak, ormanın kuytu bir köşesinde, ince dalların, bir fidanın etrafına yığılmasıyle vücuda getirilmişti ve yüksekliği 120 santime yakındı. Bu mimar kuş böylece tahtadan ince bir Eiffel kulesi meydana getirmişti sanki. Bu yapının tabanındaki 90 santim çapındaki alan her türlü döküntüden temizlenmiş ve gayet ince yosunlarla örtülmüştü. Bu alanın etrafı da birkaç santim yüksekliğinde bir yosun duvarıyle çevriliydi. Tabiat bilginleri erkek kuşun, tepesindeki altın renkli tepeliği sallayarak vantrüoğunısu sesler çıkardığına şahit olmuşlardı.

 Alıntıdır…

Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Büyük Cennet Kuşu Google

7 Temmuz 2009

büyük cennet kuşu

BÜYÜK CENNET KUŞU
(Paradisea apoda)

Bu kuş, cennetkuşugiller ailesinin en iyi bilinen üyesidir. Bilimsel adı «ayaksız cennet kuşu» anlamına gelir. Bu isim şüphesiz Avrupa’ya getirilen cennet kuşu derilerinin ayaklarının kesilmiş olduğu günlerden kalmadır. Bu kuş, Yeni Gine’nin deniz düzeyi ile 1500 metre arasındaki balta girmemiş ormanlarının üst katlarına rağbet eder.
Ergin erkek, kestane kargası iri-liğindedir, fakat olağanüstü uzamış alev renkli süs tüyleri sebebiyle çak daha iri gözükür. Başka bir deyimle 95 -100 santimlik uzunluğunun 55 – 56 santimi süs tüyleri kümesidir. Başı saman sarısı, alnıyla gerdanı parlak yeşil, göğsü zengin bir kestane rengidir. Dişi aşağı yukarı aynı irilikte, fakat sönük bir kahverengidir, süs tüyleri de yoktur. Büyük cennet kuşu sürüleri sabah ve akşam belli yollardan orman kıyısındaki veya küçük yarların  kenarlarındaki  dans  ağaçlarına yolculuk ederler. Erkeklerden     biri orada, önceden seçtiği ve onu seyretmek  için  toplaşan  başka   erkeklere  karşı  savunduğu  bir  ağaç sahnesinde gösteriye girişir. Cennet kuşları hopladıkça kanatlarını çırpmakta ve nefis renklerini bu şekilde dalgalandırırken bir yandan da kargamsı sesler çıkarmaktadırlar. Gaye şüphesiz dişi kuşları ağaca çekmektir. Dişi büyük cennet kuşları parlak renkli eşlerini, tıpkı bazı kadınların şapka beğenişleri gibi, gürültüyle ve   titizlikle seçerler.

 hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,
  • Sayfalar 1 / 2
  • 1
  • 2
  • >

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları