‘ Canlılar ’ Kategorisi Altındaki Tüm Yazılar...

Honamlı – Keçi Irkları Google

18 Kasım 2009

Fenotipik Özellikleri:
Renk: Beden çoğunlukla siyahtır. Antalya yöresinde yetiştirilen saf Honamlı keçilerinde alın ve ayaklar beyaz veya kahverengi vücut siyahtır. Bazen kırçıl renkte olanlarına da

Boynuz: Erkekte boynuzlar dişilerden daha iyi gelişmiş kendi ekseni etrafında kıvrılmış, kulak etrafında yay çizerek geriye doğru uçları aşağıya ve öne doğru uzar.

Diğer Dış Yapı Özellikleri : İri yapılı, ince ve uzun vücut yapısına sahip bir ırktır. Kuyruk kıl keçiden daha uzun ve püskül görünümündedir. Kulaklar küçük ve kalındır. Saflık nişanelerinden biri alnındaki boynuzlar arası mesafedir. Bu mesafe 2 parmak (2 cm.) olmalıdır.

Dağılım Alanı: Akdeniz Bölgesi Toros Dağları etekleri, Antalya, Konya, Isparta üçgeninde. Yörüklerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerdir.

Kaynak : turkhaygen.gov.tr

Honamlı - Keçi Irkları

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Damascus – Keçi Irkları Google

18 Kasım 2009

Damascus - Keçi Irkları

Suriye, Arap ülkeleri ve Türkiye?de yetiştirilir. Damascus yada Şam keçisi olarak bilinen kahverengi veya kırmızı renkte sütçü bir varyetesinin yanında Halep, Member yada Filistin keçisi olarak bilinen başka bir varyetesi vardır. Genellikle ova arazilerde yetiştirilir. Yüksek ve soğuk yerlerde adaptasyon sorunları gözlenir. Damascus keçilerinde hem boynuzluluk hem de boynuzsuzluk ırk özelliğidir. Vücut uzun kıllarla kaplıdır. Kulaklar uzun, geniş ve sarkıktır. Boyun altında küpeler vardır.

Verim özellileri :

Keçilerin canlı ağırlıkları 40-65 kg, teklerin 60-90 kg arasındadır. Bir laktasyonda ortalama 250-550 kg süt vermektedir. Irkın laktasyon uzunluğu 200-290 gün arasındadır. Bir doğumda 1.5-1.8 oğlak elde edilebilir. Elit sürülerde laktasyon süt verimi 500-700 kg ve bir doğum a düşen oğlak sayısı 2.2?dir (http://www.acsad.org/acsad/divisions/animal_studies/page3_4.htm)

Kaynak : ayhanceyhan.blogcu

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yonca Hortumlu Böceği Google

18 Kasım 2009

Hastalık Tanımı :
Erginler 5 – 6 mm uzunlukta olup kahverenginden griye kadar değişen renklerdedir. Baş küçük, petek gözlerden başlayarak uzamış ve hortum şeklini almıştır. Antenler dirsekli ve ucu topuzludur. Kanatlar bitişik dururken, bitişme hattında arkaya doğru daralan koyu renkli bir bant görünümü vardır.

İlk bırakıldığında saydam, limon sarısı, açık sarı renkte olan yumurtalar ovaldir. 0.4 – 0.6 mm boyundadır. Açılıma yakın renk koyulaşır.

Larvalar yeşil renkli ve baş siyahtır. Larva bacaksız olup sırtında uzunlamasına beyaz bir çizgi bulunur. Olgun larva 7-10 mm uzunluktadır.

Toprak yüzeyindeki bitki artıkları, bitki dal ve yaprakları, yabancı otlar üzerinde ördüğü kokonlar içindeki pupa serbest pupa tipinde olup, ortalama 5.0 mm boyundadır.

Yonca hortumlu böceği kışı, ergin halde, yonca tarlalarında veya kenarlarında bitki artıkları bitki kökleri civarında, toprak yarık ve çatlaklarında geçirir. İklime bağlı olarak mart ayının ikinci yarısından itibaren erginler tarlada »örülmeye başlar. Yumurtalarını bitki fonolojisi ile ilgili olarak başlangıçta kuru saplar içinde, yeşil gövdelere, yaprak sapının bitki gövdesi ile birleştiği yerlere, yaprak saplarına ve sürgün uçlarına açtıkları delikten içeriye 1-29 adet olarak bırakırlar. Bir dişi ortalama 1100 yumurta bırakır. Yumurtalar 2 – 3 haftada açılır. Larvalar 2 – 3 gün sap içinde beslendikten sonra yaprak ve tepe tomurcuklarına dağılırlar. İlk 2 larva dönemini tomurcuk içlerinde beslenerek geçirirler, üçüncü ve dördüncü larva dönemlerinde bitki üzerinde açıkta beslenirler. Tarlada kokon içindeki ilk pupaların görülmesi mayıs ayı ortalarına rastlar.

Yeni erginler yaz sıcaklıkları başına kadar beslenir. Daha sonra yazlamaya çekilirler. Sonbaharda tekrar hareketlenerek tarlalarda görülürler. Havaların soğumaya başlaması ile kışlamak üzere toprağa girerler. Yılda bir döl verirler.

 

Yaşayış :
Ergin zararı, larva zararına göre daha az olup, erginler genellikle yaprağın orta damarı hariç yan damarları, yaprak ayasını ve sürgün uçlarını yerler.

Larva zararı önemlidir. İlk iki dönem larvalar sürgün uçları ve yaprak koltukları arasında beslenirler. Tomurcuk ve sürgün ucu yediklerinden bitki gelişmesi yavaşlar. Son iki dönem larva yaprakları dıştan kemirerek yer, sadece orta damar veya yan damarlar kalır.

Larva zararı daima bitkilerin üst kısımlarından başlar, aşağıya doğru devam eder. Asıl zarar birinci biçime kadar olan zamandadır. Larva yoğunluğu fazla ise zarar gören yaprakların kuruması sonucu tarla boz, gümüşi bir görünüm kazanır. Sulama imkanı kısıtlı ve az biçimde yapılan yerlerde ekonomik önemi büyüktür. Türkiye’de bütün bölgelerde zararlı olmaktadır.

 

Kültürel Önlemler :
Kuvvetli ve sık yonca yetiştirmek

Böyle tarlalarda güneş ışıkları toprağa ulaşmadığından larva gelişimi yavaşlamaktadır.
Biçimden önce sulama

Sulama, tarla sıcaklığını bir kaç gün azaltmaktadır. Bu nedenle l hafta önce sulama ve biçimden 7-10 gün sonrasına kadar su vermemek ile toprak yüzeyine dökülen larvaların direkt, güneş ışığının etkisinde kalmaları ve büyük oranda ölmeleri sağlanmış olur.
Erken biçim

Yonca hortumlu böceği birinci biçime kadar olan mahsule zarar verir. Bu nedenle biçimi 10-15 gün evvel yapmak etken bir yoldur.
Hasat

Biçimi yapılan yoncaların tarladan hemen kaldırılarak bir başka yerde kurutulmaya bırakılmasının faydası büyüktür. Böylece kuruyan yoncaları terk eden larvalar beslenecek konukçu bulamazlar.

 

Kimyasal Mücadele :
Yeterli yoğunluğun olduğu alanla da tüm yoncalığın mütecanis bir şekilde ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.

 

İlaçlama Zamanı :
İklim şartlarına bağlı olarak ilk biçimden 10 – 20 gün önce m^’de 25 larva veya ergin bulunduğunda mücadeleye başlamak lazımdır. Bölgeden bölgeye ve yıldan yıla değişmekle birlikte nisan başından 15 mayıs’a kadar olan devrede kimyasal mücadele yapılmalıdır. Bu esnada bitki 15-30 cm boyundadır..tarimziraat

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yaprak Galeri Sineği Google

18 Kasım 2009

Hastalık Tanımı :
Erginler küçük, grim tırak-Siyah renkte, sıkı ( dolgun) vücutlu, l .3-2.3 mm. uzunluğundadır. Dişiler erkeklerden biraz daha iricedir.

Yumurta 0.2 – 0.3 mm boyda, beyaz ve hafif şeffaftır, yaprağın epidermisi arasına bırakılır.

İlk dönem larva renksiz, açılma öncesi soluk portakal sarısı rengine-dönüşür. Gelişmesini tamamlamış larva 3 mm boydadır.

Pupa oval, karın tarafından hafifçe yassılaşmıştır, 1 .3 x 2.3 mm boyda soluk sarı portakal renginden daha koyu altın sarısı rengine kadar döşünen bir renge sahiptir.

Yaprak galeri sineği sera koşullarında bütün mevsim görülebilir. Kışlama yoktur. Kışın seralarda, yazın yabancı otlar ve sebzeler üzerinde görülürler.

Erginler 25-30 gün arasında yaşarlar. Dişilerin ömrü erkeklerden daha uzundur. Erginler yumurtalarını yaprağın iki epidermisi arasına bırakır. Bir dişi, ömrü boyunca 30°C sıcaklıkta yaklaşık 400 yumurta bırakmaktadır. Yumurtalar sıcaklığa bağlı olarak 2-5 günde açılırlar. Yumurtadan çıkan larva yaprak epidermisinde, yaprak sapında açtığı galeriler içinde beslenir. Yılankavi galeriler oluşturarak beslenen larva gelişmesini 30°C sıcaklıkta 4 günde, 24°C sıcaklıkta 4-7 günde, 20°C sıcaklıkta 7 günde tamamlar. 30°C sıcaklığın üstünde ergin öncesi dönemlerde ölüm oranı artar.

Gelişmesini tamamlayan olgun larva galeriden çıkarak pupa olmak üzere genellikle kendini toprağa bırakır. Yaprak üzerinde de pupa olduğu da görülmüştür. Yüksek orantılı nem ve kuraklık pupa olmayı olumsuz yönde etkiler. Pupa süresi 20°C – 30°C sıcaklıklar arasında 7-14 günde tamamlanır. Düşük sıcaklıklarda bu süre uzar.

Ergin aktivitesi yıl boyunca devam eder. Sera koşullarında çok siyada döl (yaklaşık 10 döl) vermektedir. Bir dölünün gelişme süresi 20°C sıcaklıkta 26 gündür.

 

Yaşayış :
Ergin ve larva tarafından zarar meydana getirilir. Erginler beslenme ve yumurta bırakmak için ovipozitörleri ile yapraklarda küçük yaralar açarlar. Bu yaralar üzerinde erkek ve dişi sinekler beslenir. Bu beslenme yararları ( delikleri yada küçük oyuklar) geniş oranda hücre bozulmasına neden olur.

Larva, zararını beslenme yoluyla yaprakta galeriler açarak yapar. Bitkinin fotosentez yeteneği büyük ölçüde azalır. Bu galeriler yaprakta geniş alanlar kaplayabilir. Daha sonra zarar görmüş bölgeler sararıp kurur ve ileri aşamada yaprakların dökülmesine, tomurcuk ve çiçek gözlerinin düşmesine neden olurlar. Göze hoş görünmeme sebebiyle süs bitkilerinde yaprağın üzerinde bulunan galeriler ve erginlerin açtığı beslenme delikleri, ürünün pazarlama değerini düşürerek ekonomik kayba neden olur. Genç bitki ve fidelerde gelişmeyi geciktirerek dolaylı olarak ürün ve değer kaybı meydana getirirler.

Yaprak galeri sineği ( L. trifolii ) sebzelerde de önemli ekonomik kayba sebep olmaktadır.

Hıyar gibi bitkilerin fide döneminde daha fazla zarar gördüğü bildirilmektedir. Zararlı sebze ve süs bitkileri üretimi yapılan her yörede, özellikle Akdeniz, Ege ve Marmara bölgelerinde yaygındır.

 

Kültürel Önlemler :
Sera ve fide yastıklarının çevresi yabancı otlardan temizlenmelidir.
Havalandırma açıklıkları 462 mikrometrelik tel ile kaplanmalıdır.
Bulaşık bitki artıkları imha edilmelidir ve bulaşık fideler seraya dikilmemelidir.
Toprak 10 cm derinliğinde sürülerek topraktaki pupalar yok edilmelidir.
Malçlama yapılarak toprağın nemli kalması ve pupaların nemden çürümesi sağlanmalıdır.

 

Kimyasal Mücadele :
Seraya fide dikimiyle birlikte ilk ergin uçuşunu belirlemek üzere dekara l adet tuzak asılır. İlk ergin uçuşu belirlendikten sonra toplu tuzaklama amacıyla sarı yapışkan tuzaklar sera içerisinde 10 m’ ye bir tuzak gelecek şekilde 3 m aralıklarla almaşık olarak yerleştirilir. Tuzaklar bitkilerin 10-15 cm üzerine aşılmalıdır. Tuzakların üzeri kirlendikçe (tuzağın yapışkanı kuruyuncaya sarı rengini kaybedince ) tuzakların yerine yenisi aşılmalıdır.

 

İlaçlama Zamanı :
Serada Yaprak galeri sinekleri erginlerinin çıkışlarını belirlemek amacıyla dekara l adet olmak üzere sarı yapışkan tuzak bitki boyunun 10-15 cm üzerine aşılmalıdır. Erginler yakalanmaya başladığı zaman serada örnekleme yapılır. Serada 1 da’lik alanda tesadüfen 25-30 bitki seçilir ( Kenar sıraları ve orta sıraları örnekleyecek şekilde ) , her bitkinin üst ve orta kısmından birer yaprak koparılır.

Yaprak üzerinde bulunan larvalar sayılır. Yaprak başına 4-5 larva olması halinde ilaçlamaya başlanır.

tarimziraat

Etiketler: , , , , , ,

Toprak Pireleri Google

18 Kasım 2009

Latincesi :
Phyllotreta spp.

 

Hastalık Tanımı :
Ergin böcekler türlere göre ayrıcalık göstermekle birlikte genellikle 1.5-3.5 mm uzunluğundadır. Halticinae alt familyasına ait olan toprak pireleri familyanın diğer cinslerinden antenlerin ilk segmentlerinin diğerlerine göre irilikleri, prothoroxlarında girintilerin bulunmayışı ile ayırt edilirler. Arka bacaklarının tibiaları çok gelişmiş olup pire gibi sıçrarlar. Metalik yeşil veya parlak siyah renklidirler.

Yumurta oval biçimde ve çok küçüktür. Olgun larva 4-5 mm boyda, genellikle beyaz renkli, baş ve prothorax kahve renklidir. Pupa da beyaz renklidir.

Çeşitli bitki artıkları altında ve toprak çatlaklarında kışlayan erginler ilkbaharda yabancı otlarla beslenmeye başlarlar. Sonra mevcut kültür bitkilerine geçerler. Dişiler yumurtalarını ya tek tek veya ufak gruplar halinde bitkilerin, kök boğazı çevresinde, toprağa bırakırlar. Yumurtadan çıkan larvalar, birkaç hafta kılcal köklerde beslenerek gelişmelerini tamamlarlar. Toprak içinde açtıkları hücrelerde pupa olurlar. Kısa bir süre sonra erginler çıkar.

Yeni erginlerin çıktığı dönemlerde kışlayan erginler hala yaşamlarını sürdürür. Böylelikle populasyon en yüksek düzeyine ulaşmış olur. Yaz ilerledikçe kışlayan erginler ölür. Yeni bireyler ise beslenmelerine sonbahar aylarına kadar devam ederler. Daha sonra soğukların başlamasıyla kışlaklarına çekilirler.

Genellikle 1 döl verirler uygun koşullarda ikinci bir döl de görülebilir. Kurak ve sıcak mevsim veya periyodlar da oldukça zararlıdırlar.

 

Yaşayış :
Esas zararı erginler yapar. Larvalar bitkilerin kılcal köklerinde beslenirlerse de, zararları önemsenmez. Erginler yapraklar üzerinde kemirme yoluyla, 1-2 mm çapında delikler açarlar. Bu deliklerin kenarlarındaki doku kurur ve beyaz bir renk alır. Bazen sadece yaprağın üst dokusunu yiyerek, şeffaf görünümlü lekecikler oluştururlar. Tüm yaprak bu delik veya lekeciklerle kaplanabilir.

Günün erken ve geç saatlerinde pek beslenmezler; sıcak saatlerinde ise oldukça faaldirler.

 

Kültürel Önlemler :
Bu zararlıya karşı toprak işleme ve yabancı ot temizliği bir kültürel tedbir olarak öğütlenebilir. Ancak ot temizliğinden sonra dikkatli davranılması ve taflanının sık sık kontrol edilmesi gerekir. Zararlının çevrede benimsediği bir konukçu bulamadığı durumlarda, tarlada bulunan kültür bitkisine saldırabileceği unutulmamalıdır.

Gübreleme sulama gibi işlemler uygulanarak bitkilerin ilk dönemlerinde hızla gelişmelerini sağlamak, zararın daha hafif geçiştirilmesinde yararlı tedbirlerdendir.

 

Kimyasal Mücadele :
Uygulamalar sakin rüzgarsız havalarda ve günün erken saatlerinde ( özellikle toz ilaçlarda) veya akşam serinliğinde yapılmalıdır. Bitkinin her tarafının ve ayrıca toprak yüzeyinin ilaçlanmasına gerekli önem gösterilmelidir.

 

İlaçlama Zamanı :
Ürün etkileyebilecek düzeyde zarar belirtileri görüldüğünde ilaç uygulamalarına geçilmelidir. Bir ilaçlama yetirlidir.

tarimziraat

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları