Goriller


BÜYÜK İNSANSI MAYMUNLARİN EN İRİSİ
GORİLLER
GORİL (Gorilla), büyük insansı maymunlar’ın en büyüğüdür. Ağır ve, geniş yapılıdır. Ayakta durduğu zaman, sok uzun olan kollan baldırlarının yan yerine kadar iner. Çok iri bir erkeğin 300 kilo gelmesi mümkündür; mamafih 200 kiloyu geçenleri azdır. Gorü’ln boyu 1.65 metreyi bulmakta, kollan açıkken ellerinin arasındaki uzaklık bazan 2.40 metreye ulaşmaktadır. Arslan bile böyle kudretli bir yaratıkla kavgaya tutuşmaktan kaçınacağından, gorilin tabiî düşmanı yoktur.
Goril, vücudunun büyüklüğüne ve köpek dişlerinin korkunçluğuna rağmen, bir hücuma hedef olmadıkça tehlikeli değildir. Meyva ve sebze ile beslenmekte, hiç bir zaman karnını doyurmak için başka hayvanları öldürmemektedir. Bu büyük gereçk maymunun kadınlar, ve çocukları da kaçırdığı yalandır. İnsanlarla karşılaşmaktan daima kaçınır.
Dişi goril en ufak bir tehlike belirtisi karşısında hızla geriler. Erkeği bunun üzerine yerinden kalkar ve gözlerinde korkunç bir parıltıyla düşmanına bakar, arkasından yumruklariyle göğsünü döverek korkunç bir kükreme salıverir. Sert havlamalarla başlıyan bu ses, gırtlağından kopan derin ‘bir gürlemeyle son bulur. Tecrübeli göril avcısı son dakikada ateş etmesi gerektiğini bilir. Zira kurşun hedefini bulamadığı takdirde, canavar derhal üzerine saldıracaktır. Gelgelelim, en kuvvetli insan bile goril’e karşı koyamaz. Bu canavar, korkunç tırnaklarla silâhlı elinin bir vurusuyla düşmanının barsaklarını yere döker, göğsünü deşer, yahut kafatasını parçalar. Goril’in saldırısına uğrayan
kimse, ne silâhını tekrar doldurmaya, ne de kaçmaya vakit bulabilir. Bu maymun gençken büe fevklâde kuvvetlidir. İki buçuk yaşında bir gorili dört kişi zor zaptedebilir.
Goril sürüleri:
Goril sürüsü sadece ailenin üyelerinden: Yetişkin bir erkek, bir veya iki dişi, yavruları ve birkaç genç goril’den müteşekkildir. Hepsinin sayısı ekseriya altıyı geçmez. Sürü, arasına yabancı kabul etmez, bununla beraber bazan yîyeeek ararken gorillerin biraraya geldikleri görülür. Göçebe olan goriller her gece bir yerde kamp kurarlar, sabaha ise tekrar yola düzülürler.
Goril, geceleyin uyumak için kendine kaba saba bir yuva hazırlar. Gençlerle bazı dişiler ağaçlara tırmanır ve geceyi orada geçirirler. Fakat yetişkin erkekler bazan tırmanamıyacak kadar ağır olduklarından, aşağıda kalırlar. Bu arada bir ağaca arkalarını verir ve yapraklardan, irice dallardan meydana gelmiş bir yuvanın üzerine yerleşirler.
Gündüzün gorillerin hayatı hemen tamamiyle yerde geçer. Genel olarak parmak eklemlerine dayanarak dört ayak üzerinde yürürler. Vakit vakit art ayaklarının üzerine kalkarak bu vaziyette kısa bir mesafe katettikleri de olur. Koşarken, vücutlarının bir yanındaki kol ve bacak sırtlandaki gibi bir arada hareket eder.
http://www.hayvanansiklopedisi.com/Goriller.html
John adında bir goril:
Goril’ler, gerçek maymunlar arasında zekâ itibariyle üçüncü gelirler. Birincilik şempanzelerde, ikincilik ise orangutanlardadır. Fakat istisnalar da vardır. John bunlardan bîriydi.
1918′de Binbaşı Rupert Penny tarafından İngiltere’ye getirilen John, Bayan Alyse Cunningham tarafından terbiye edilmişti Bu hanımın anlattığına göre, John, bütün gorillerin sanıldığı gibi canavar olmadıklarını ispatlamıştı. Meselâ John’u geceleyin yalnız bırakmak mümkün değildi. Yalnız olduğunu hissedince, korkudan avaz avaz haykırıyor, bu sinirlilik ise sıhhatine ve iştahına fena dokunuyordu. John, evvelâ lâmbasını yakmadan katiyen karanlık bir odaya girmezdi. Yüksek yerlerdeki kimseler hesabına korkar, meselâ yüksekte açık bir pencerenin yanında duran kimseyi geriye çekerdi.
Gene Bayan Cunningham’a bakılırsa, John oynak bir delikanlıydı. Bir karyolanın yaylarının üzerinde sıçramaya bayılırdı. Çocuklara da bayılır ve Bayan Cunningham’ra yeğeniyle saatlerce oynardı. Bu goril saklambaç oyununu pek sever kovalanınca kıkırdar ve tatlı tatlı gülerdi.
Bir gün muhakeme yürütebildiğini de ispat etmişti. Bayan Cunningham ona bir biftekten kesilmiş sert bir et parçası verince, maymun, hanımının elini yakalamış ve parmağım etia yumuşak kısmının üzerine bastırmıştı. Bundan sonra etin o kısmından kendisi için kesilen parçayı afiyetle yemişti.
Esrarengiz goril:
Filimlerde ve sirklerde o kadar reklâm edilmesine rağmen, goril hakkında babalarımızın zamanına kadar pek az şey bilinmesi, hele bu maymunun yüz sene önce hemen hemen tanınmaması gerçekten şaşılacak bir şeydir. Eski edebiyatta bu maymundan bahsedilmesine edilirdi, ama Birleşik Amerika’da ilk goril kafatası ancak 1847′de incelendi. Epey zaman sonra mütehassıslar gorilleri hâlâ tanımıyorlar, hayvanat bahçelerinde bulunan numuneler, yanlışlıkla şempanze diye tanıtılıyordu. İlk goril Londra Hayvanat Bahçesi’ne 1887de geldi. Birkaç kuşak öncesinin yazarı Paul du Chaillu’nun goril öldüren ilk beyaz adam olduğu, fakat onun bile, bu hayvanı şempanze ile karıştırdığı rivayet ‘olunur. Goril’in geniş bir ağzı ve geriye kaçan bir çenesi vardır. Dudakları ince, kulakları şempanzeninkilere göre ufaktır. Boynu da kısa oldu ğundan, iri kafası geniş omuzlarının
üzerinde oturuyor hissini uyandırır. Başparmağının durumu dolayısıyla eliyle öteberi tutabilir. Dişi, erkekten belirli derecede daha küçüktür. Gorillerin başlıca iki tipi vardır. Siyah renkte olan »dağ gorili», Afrika’da Kivu Gölü çevresindeki ormanlık dağlar bölgesinde ve Belçika Kongosu’ndan, doğuda Uganda sınırına kadar uzanan sıradağlarda yaşar. «Sahil gorili» gri renktedir. Bu hayvanın yurdu, Ekvator Afrikası’nın batı kıyısındaki yağmur ormanlarıdır. İhtiyar, gorillerin rengi griye döner. Gorillerde yirmi iki yaşın, insanlardaki yetmiş yaşa eşit olduğu söylenir. Öyle olduğu halde bu büyük insansı maymunlar’ın bazıları yirmi sekiz yaşma kadar, hatta daha bEe fazla yaşadıkları görülmüştür.
















