‘ At Ailesi ve Tapirler ’ Kategorisi Altındaki Tüm Yazılar...

ATLAR HAKKINDA TEMEL BİLGİLER Google

11 Şubat 2010

ATLAR HAKKINDA TEMEL BİLGİLER  
 Köpeklerden sonra en sadık dostlarımızın atlar olduğunu biliyor muydunuz? Evcil atlar, sahiplerini hiçbir zaman terk etmezler.

25 ‘ten fazla türü olan bu sadık dostlarımız atlar hiç yorulmadan bizi kilometrelerce uzağa taşıyabilirler. Atlar, tarih boyunca insana en çok yardımcı olmuş hayvanlardır.
Bugün sokaklarda binlerce araba ve bu arabalar için yapılmış yollar var. Oysa, bu arabalar ancak son yüzyılda insanlara hizmet etmeye başlamışlardır. Sizin dedenizin dedesinin doğduğu yıllarda hiç kimse araba diye bir şeyin varlığını bilmiyordu. O tarihte ulaşım ve taşıma işleri hayvanlar, özellikle de atlar sayesinde yapılıyordu.

Peki, atların yaşının kesici dişlerinin aşınıp yıpranmasına göre anlaşıldığını biliyor muydunuz? Atların yediği ot, kumlu ve tozlu olduğu için dişleri zamanla aşınır. Ancak Allah atların dişlerini çok uzun yaratmıştır. Bu dişler çene kemiğinin çok derinlerine kadar gömülen uzun şeritler halindedir. Yani dişlerin kök kısmı bizimkilere göre çok daha derinlerdedir. Diş aşındıkça kemiğin içindeki bölüm dışarı çıkar. Hatta yaşlı atlarda dişlerin kökü diş etinin yüzeyine gelir. Her bir diş, yemek yeme kabiliyetini yitirmeden 2.5-5 cm aşınabilir. İşte biz de bu aşınmanın miktarına göre atların yaşını tahmin edebiliriz. Düşünsenize; eğer Rabbimiz atlara böyle bir özellik vermeseydi, bu hayvanlar kısa sürede dişlerini kaybedip açlıktan ölürlerdi..

Rabbimiz, atın tüylerine de çok önemli bir özellik vermiştir. Atların tüyleri vücut ısılarının ayarlanması için termostat, yani ısı ayarlayıcısı görevi görür. Vücutları her zaman 38 derece sıcaklıkta olmalıdır. Bu ısının korunması için soğuk kış günlerinde atın tüyleri uzar, sıcak mevsimlerde ise dökülür ve vücut ısısının sabit kalmasını sağlar.

İşte size ilginç bir özellik daha: Atlar ayakta uyurlar! Peki nasıl olur da uyurken yere hiç düşmezler biliyor musunuz? Çünkü bacak kemiklerinin kilitlenebilme özelliği vardır. Rabbimizin verdiği bu özellik sayesinde atlar hem ayakta uyuyabilir hem de çok ağır yükleri taşıyabilirler. Oysa insanlar, oturdukları yerde uyuya kaldıkları zaman bile başlarının yana düşmesini engelleyemezler. Atların bacakları yalnız ağır yükleri taşıyabilmeleri için değil, aynı zamanda da hızlı koşabilmeleri için özel yaratılmıştır. Atlarda, diğer hayvanlarda olduğu gibi köprücük kemiği yoktur. Bu da onların daha büyük adım atabilmelerini sağlar. Ayrıca atların bacaklarında hızlandıkça harcadıkları kuvveti düşüren buna karşın hareket edebilme yeteneklerini artıran bir kemik-kas mekanizması vardır. Bu mekanizmanın çalışmasını otomobillerdeki vites sistemine benzetebiliriz. Hızlanan bir arabanın vitesini büyütmesi gibi atlar da hızlandıkça adeta vites büyütürler. Bu sayede itme için harcanan güç azaltılırken, hareket yeteneği artar.

Atlar genetik özellikleri bakımından farklı cinslerden oluşurlar.
Taylar dış görünüş olarak anne ve babalarına benzerler. İnsanlar o cinsin sürekliliğini sağlamak ve en iyi özelliklerini belirginleştirmek için; Cinsin seçilmiş damızlıklarını kendi Tayları ile çiftleştirmişlerdir. Buna seçici üretim denir. Bu sayede türün özellikleri standardize edilir, türün sürekliliği devam ettirilir.
Atlar, kullanım amaçlarına uygun fiziksel özelliklere sahip olmalıdırlar. Ağır işler için gücünden faydalanılan atlara Soğuk Kan’lı , hız ve çevikliğinden faydalanılan sportif amaçlı atlara da Ilık Kan’lı adı verilir.

Binek atlarının tamamı ılık kanlıdır. Dünyada 150’nin üzerinde Temel At cinsi mevcuttur.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

KISRAKLARDA GEBELİK TEŞHİSİ Google

26 Kasım 2009

Rektal Palpasyon:
    Kısraklarda gebeliğin en erken ve en tipik teşhisi Rektal palpasyonla yapılır. Gebelik teşhisi için kısrakları palpe etmenin en elverişli zamanı tohumlamadan sonraki 35. gündür. Kısraklarda Rektal muayene yöntemleri ineklerdekine çok benzemesine rağmen bazı farklılıklar vardır.
    Rektal Palpasyon Esnasında Kısrakların Zapt edilmesi:
    Bazı kısraklar zapturapta gerek kalmaksızın Rektal muayene yapılabilir. Fakat bir kısrağın tepmesi ölüme neden olabileceği gibi çok ciddi yaralanmalara da sebep olabilir. Bu yüzden kısraklar Rektal Palpasyona tabi tutulmadan önce uygun şekilde zapt edilmelidir. Uygun şekilde planlanıp yapılmış bir tramvay muayene eden kişiyi korumak için kullanılabilir. Tohumlamada kullanılmak üzere hazırlanmış kösteklerden yararlanılabilir. Muayene edecek kişiyi korumak üzere kullanılan teçhizat kısrağın korkup heyecanlanmasına neden olmamalı , emniyeti sağlamalı , kolay uygulanmalı ve kısrağa zarar vermeden rahatça uzaklaştırılabilmelidir. Yavaşa takmak bazı kısraklarda etkili olsa da bazılarında da daha fazla azgınlaşmaya neden olabilir. Çok huysuz kısraklar   , zaptedici alet veya malzemeler uygulanmadan önce yatıştırılıp sakinleştirilmelidir. Kısrağın zapt edilmesi muayeneyi kolaylaştırıldığı gibi aynı zamanda hayvanın bir yandan diğer bir yana hareket etmesini ve çeşitli şekilde yaralanmasını önlemektedir.
    Kısrağın Rektal mukozası ineğin Rektal mukozasından çok daha kurudur. Başarılı bir muayene için uygun bir yağlama gereklidir. Böylece rektumun hasar görmesi engellenmiş olur. Kısrağın rektumunda genelde ölümle sonuçlanan yırtılmalara sıkça rastlanır.
    Rektal Palpasyonda Muayene Edilecek Oluşumlar:
    Kısraklarda cervix`ten ziyade ovaryumlar genital organların yerini belirleyen bir işaret olarak kullanılır. Sistematik bir muayene ovaryumlar’dan birinin konumunun belirlenmesiyle başlar. Muayene eden şahız sol elini kullandığı zaman sağ ovaryuma ulaşmak ve yerini tespit etmek daha kolaydır. Gebe olmayan veya gebeliğin erken dönemlerinde olan olan kısraklar da ovaryumlar belirgin halde oval , düzensiz şekilli ve oldukça katı kıvamlı olmaları ile fark edilebilir. Ovaryumların daha ayrıntılı bir şekilde muayene edilmesi , gebeliğin teşhis edilmesine katkıda bulunmaz.
    Uterus Muhteviyatı:
    Kısraklarda gebelik teşhisi ile ilgili karar vermek , hemen hemen tam olarak uterusun büyüklüğü ve onun muhteviyatına bağlıdır. Kısrakların uterusu cornu uterilerin corpus uteriye hemen hemen dikey olarak birleşmesi sonucu T şeklinde 2 parçalı bir yapıya sahiptir. Cornu uteriler biraz huniye benzer ve 10-16 cm uzunluktadır. Corpus uteri ise 4-6 cm genişliğinde ve 15-20 cm uzunluğundadır. Ovaryumun yeri tam olarak tayin edildikten sonra broad ligament uterus cornusunun uc bölgesine doğru takip edilir.Corpus uteri ve cornu uterilerin sistematik bir muayenesi gebelik teşhisi için zorunludur. Gebe olmayan veya erken gebelikte olan kısrakların uterusu pelvis bölgesine yerleşmiş durumdadır. Gebelik ilerledikçe uterus ve muhteviyatı abdominal boşluğa doğru çekilmektedir.
    İneklerde gebeliğin kesim belirtisi olan pilacentomlar ve fetal membranlar, kısrak plesantasının yaygın bağlantısı yüzünden gebelik teşhisi için kriter olarak kullanılmazlar. Tohumlamadan sonraki 30-50 gün arasında amnion kesesi tarafından uterusda oluşturulan çıkıntı hemence hissedilebilir. Bu zamandan sonra fötus bizzat palpe edilebilir.
    Gebelikle ilgili nabız artışı:
    Gebelikte uterusun artan kan ihtiyacı , ineklerde olduğu gibi uterus arterlerinin genişlemesine ve dolayısıyla uterusa doğru kan akışının artmasına neden olmaktadır. Hem utero-ovarian arteri hemde orta uterinarterleri palpe edilebilir. Bunlardaki değişiklikler gebeliğin 150. günden sonra fark edilebilir.
    Ovaryumların pozisyonu:
    Gebelik esnasında uterusun durumunda oluşan değişiklikler broad ligament ve ovaryumlarıda işe karıştırır. Gebelik ilerledikçe , uterus karın boşluğu içerisine sarkarken uterusun ağırlığı broad ligamenti, oda ovaryumları aşağıya ve ileriye doğru çeker. Gebeliğin 6.ayından 7. ayına kadar ovaryumlar pelvis kenarı ile aynı hizada olabilir.

 

    Gebeliğin 35-40. günlerinde rektal palpasyon bulguları:
    Cornu uterilerden  birinde,  yaklaşık golf topu büyüklüğündeki amnion kesesinin ortaya çıkması bu devrenin en tipik özelliğidir.Bu devrede uterusun geriye kalan kısmı ineklerde olduğu gibi sıvı ile dolu olarak hissedilmez. Uterus kaslarının tonusu yani gücü iyidir.
    Gebeliğin 42-45. günlerinde rektal palpasyon bulguları:
    Bu devrede amnion kesesi biraz oval şekle ulaşır.Uzunluğu 5-7 cm ve çapında yaklaşık olarak 5cm kadardır. Amnion kesesi corpus uteri ile cornu uterilerin birleşme yerine kadar ulaşmaktadır.
    Gebeliğin 60.gününde raktal palpasyon bulguları:
    Amnion kesesinin yaklaşık olarak yarısı corpus uteriye yerleşmiş durumdadır. Oval durumda olan bu kese 12-15 cm uzunluğunda 8-10 cm çapındadır.
    Gebeliğin 90. gününde rektal palpasyon bulguları:
    Bu devrede corpus uterinin tümü işgal edilmiştir. Genişlemiş olan bölge yaklaşık olarak 20-25 cm uzunluğunda ve 12-16 cm çapındadır.Aşağı yukarı corpus uterinin yarısı pelvis kenarı üzerine çekilmiş durumdadır. Bu aşamada fetus kolayca palpe edilebilir.
    Gebeliğin 3-5. aylarında rektal palpasyon bulguları:
    Uterusun tümü karın boşluğu içerisine çekilirken ovaryumlardan aşağı ve ileri doğru çekilir. Fetus hala palpe edilebilir.
    Gebeliğin 5-7. aylarında rektal palpasyon bulguları:
    Uterusun karın boşluğuna inişi devam ederek ve bu devrenin sonuna doğru tamamlanmış olur. Ovaryumlar aşağıya ve ileriye doğru çekilmeye devam eder ve bu devrenin sonuna doğru hemen hemen pelvis tabanı ile aynı hizaya erişmiş olur.Kısrakların çoğunda fetus palpe edilebilir. Ayrıca uterus arterleride elle muayene edilebilir.
    Gebeliğin 7.ayından doğuma kadar olan rektal palpasyon bulguları:
    Bu devrede fetus kolayca palpe edilebilir.

 

    Kısraklarda gebelik teşhisi ile karışabilecek vakalar:
    Gebelikte karışabilecek patolojik vakalar kısraklarda çok nadirdir. Pek az raslanan piyometrayı gebelikten ayırmak nispeten kolaydır. Uterus geri çekilerek fetusun yokluğu tespit edilebilir. Mumifikasyon halindeki ölü bir fetusun uterusta tutunmasına kısraklarda rastlanmamıştır.

 

    Hormon Tayini:
    Kısrakların tohumlanmasından aşağı yukarı 40 gün sonra kanda pregnant mareserum gonadotropin ( PMSG ) `lere rastlanır.Maksimum düzeyleri ise 50-120. günler arasında görülür. Sonra kademe kademe bir azalma başlar.PMSG nin varlığını tespit etmek için henüz tamamen büyümemiş 25-40 günlük dişi ratlarda kullanılan biyoassay test geliştirilmiştir. Bu ratlar, kısrak kan serumu enjekte edildikten 72 saat sonra öldürülür. Bunların ovaryumları foliküler büyüme yönünden muayene edilir.Aynı zamanda piyasada bulunan immunolojik bir test kiti satın alınılarak kullanılabilir. Her iki testte de gebeliğin 50-100 günleri arasında uygulandığı zaman iyi sonuçlar vermektedir.
    Progesteron tayini:
    Gebeliği teşhis etmek maksadıyla son zamanlarda yapılan araştırmalar kısrak sütünde progesteron tayini yapılabileceğini göstermektedir. Kısraklar çiftleşme zamanında genellikle emzirme durumunda oldukları için süt örnekleri elde edilebilir.

   KAYNAK   :  DEMİRCİ Eşref

Etiketler: , ,

Westphalien Atları – At Irkları Google

18 Kasım 2009

TÜRÜN TARİHÇESİ ve ORİJİNİ : Westphalien binicilikte ve müsabakalarda kullanılan bir çok ılık kan türünde olduğu gibi resmi hara kayıtları olmadığından bir safkan değildir. Almanya’daki Warrendorf Eyalet Harası’nda Thoroughbred ve Hanoverian atlarının yanısıra Westphalien aygırları da bulunmaktadır. Bu bölgede doğan ve kayıtlı bir kısraktan olan atlara Westphalien denir. 1970′li yıllarda dünyadaki en iyi yarışma atlarından biri olarak tanınmaya başlandı. Türün oldukça uzak bir geçmişi vardır. Westphalien yetiştiricileri birliği 1826′da kuruldu. Bu yüzyılda Westphalien stoku başarılı komşusu Hanoverian ile çiftleştirildi. Bu iki tür birbirlerine oldukça benzer özellikler taşısa da Westphalien daha ağır ve iri bir cinstir. Batı Almanya Tarım Bakanlığı’nın sahip olduğu harada türü iyileştirmek için çalışmalar yapıldı. Aygırlar pedigree, anatomi, karakter ve biniş testlerinden geçtikten sonra çekilebilirdi. Potansiyel Westphalien aygırları 3,5 yaşında kuvvet testine, 4 yaşında ise biniş yetenekleri ve binicisiz engel atlama testine, 4,5 yaşında ise binicili engel atlama, dresaj ve veteriner testine tabi tutulmaktadır. Bu testler esnasında mizaç, karakter, yapılanma, çalışma hevesi, binicilik yetenekleri, atlama yetenekleri, çalışma stili ve genel verimlilik puanlanmakta ve her ata eğitim puanı verilmektedir. Çoğunlukla 152-162 cm. uzunluğunda olup ayrık gözleri, vücuda uyumlu güzel biçimli boynu vardır. Sağrıları kuvvetlidir, bazıları inanılmaz birer engel atlama ve dresaj atıdır. Biniciliğin diğer alanlarında da kullanılmaktadır.

Kaynak : atkolik

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Uzunyayla – At Irkları Google

18 Kasım 2009

Uzunyayla - At Irkları

Genel ve Morfolojik Özellikleri: Uzunyayla Atları, 1854 yılında Kafkasya?dan Anadolu?ya gelen Kafkas Türklerinin beraberinde getirdikleri atlar ile meydana çıkmıştır ve bu atlar Türk at toplulukları arasında önemli bir yer tutmaktadırlar. Bu atların esasını Kafkasya?daki Terek ve Koban eyaletlerindeki Çerkez atları teşkil eder. Bu atlarda soğuk kanlı Macar atlarının etkisi olduğu söylenir. Uzun yayla atlarının uzun mesafe koşularında Urfa yöresinden gelen saf ve yarım kan Arap atlarını geçtikleri, güçlü ve dayanıklı olduğu ifade edilmiştir.

Uzunyayla Atlarının başları büyük olup, göz bölgesi az belirgindir. Gözleri küçük ve parlaktır. Profilleri genel olarak burun üzerinde bombeli olup, yarım ve tam koç burunludurlar. Boyun oldukça adeleli ve orta uzunluktadır. Boyunun göğüsle birleştiği yer boğumludur. Cidago belirli, sırt kafesi derin ve genişçedir. Tırnaklar kuvvetli ve siyah olup, tırnaklar yaygın olmayıp toplu ve çok sağlamdır. Derileri kalın, kılları sert, yele ve kuyruk kıllan sık, sert, kalın ve uzun olur. Cidago yükseklikleri oldukça fazla olup 1.56 m.?yi geçen numuneler vardır. Ortalama yükseklikleri 1.40 – 1.55 m. arasındadır. İncikleri kuvvetli olup, 18-20 cm. civarında ve genellikle uzundur. Uzun yayla atlarında renk büyük çoğunlukla dorudur. Bunun dışında yağız, kır ve az da olsa al renkler mevcuttur.

Dağılım Alanı: Sivas, Kayseri, Uzunyayla
Diğer Açıklamalar: Binek ve araba çekici at olarak kullanılmaktadır.

Kaynak : turkhaygen

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , ,

Trakehner Atları – At Irkları Google

18 Kasım 2009

Trakehner Atları - At Irkları

TÜRÜN TARİHÇESİ : Trakehner Almanya’nın en eski ılıkkan cinslerinden biridir. Arkadaş canlısı, akıllı ve atletik yeteneği yüksek bir cinstir. Prusya kralı Frederick Wilhelm I askerlerinin daha hızlı, sağlam ve dayanıklı bir şekilde sevkiyatını sağlamak üzere bu cinsi 1732 yılında oluşturmuştur. Bu amaçla Doğu Prusya’da Trakehnen Kraliyet Harası kurulmuştur. Schwaike denilen küçük yerli kısraklar ile İngiliz Thoroughbred atlarının ve safkan Arap atlarının aygırlarını çiftleştirmiştir. Yıllar boyu kraliyet harası yöneticileri bir çok farklı cinsi denemişlerse de Thoroughbred ve Arap atlarında karar kılmışlardır. Bu çiftleştirmelerin sonucu kralı tatmin etmiştir. Sadece en iyi at çiftleştirmede kullanılırken diğerleri binek atı olarak satılmıştır. Bir süre sonra ayrıcalıklı yeni bir cins ortaya çıkmıştır. Trakehnen Harası’nda doğan atlara Trakehner adı verildi. Bunun yanısıra Doğu Prusya adıyla bilinen bir diğer at türü de özel yetiştiriciler tarafından Trakehnen’den alınan kısrakların Trakehner cinsi aygırlarla çiftleştirilmesi sonucu oluşturulmuştur. 2. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar hem Trakehner kanı atlara hem de Doğu Prusya kanı atlara Trakehner denildi. 1945′de Doğu Prusya’nın bazı atları oldukça ağır işlere koşuldu. Sovyet ordusunun batıya göç etmeye zorladığı dönemlerde bu atlar sahiplerinin ve tüm eşyalarının içinde bulunduğu vagonları çektiler. Tek kaçış rotaları ise Baltık Denizi’nin bir körfezi olan Kurische Haff idi. Bu bölgede deniz tamamen donardı. Bir çok at bu zorlu koşullara dayanamadı ve kırılan buzların arasında can verdi. Atların %10′undan azı Batı Almanya’ya kadar ulaşabildi. Birçoğu ise Sovyet ordusu ve Polonya Hükümeti tarafından savaş ganimeti olarak ele geçirildi. Bu atlar yerli ılıkkan türlerinin oluşumunu etkilediler. Batı Almanya’da bulunan Doğu Prusya atları Dr. Fritz Schlike tarafından bir araya toplandı ve yetiştirilmeye devam edildi. Birçok Batı Alman jenerasyonu Trakehner atının üretilmesinden sonra iklimin ve doğal koşulların değişimine rağmen cinsin özelliklerinin aynı kaldığı görüşmüştür.

Atların bu özellikleri günümüz için de geçerliliklerini korumakta ve Trakehner atları halen dünyanın farklı bölgelerinde yetiştirilmektedir. 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki yıllarda Trakehner aygırları diğer Alman ılıkkan türlerine çekilerek farklı cinsler ortaya çıkmıştır. Örneğin; Abglanz isimli bir Trakehner aygırı Hanoverian cinsinin oluşturulmasında kullanılmıştır. 1950′li yıllarda Kuzey Amerika’da bulunan Gerda Friedrichs 3 aygır ve bir düzine kadar kısrak ithal ederek Amerikan Trakehnerlerinin oluşumlarını sağlamıştır.

TÜRÜN KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ :

160-170cm. boylarında iri bir attır. İyi bir kemik yapısı mevcuttur ancak; buna rağmen bir çok diğer Avrupa ılıkkan atlarına göre daha zariftir. Doğal zarafeti ve dengesi ile süper bir performans atıdır. Derin, kavisli omuz yapısı ve uzun sırtının imkan sağladığı yumuşak, dengeli dörtnalı; hafif, esnek süratlisiyle dresajda başarılı olmasının yanısıra, karakteristik kuvvetli sağrısı, güçlü eklem ve kas yapısı ile mükemmel bir atlama atıdır. En çarpıcı özelliği ise dikkatli, akıllı, yetenekli, sakin, itaatkar mizacıdır.

Kaynak : atkolik

Etiketler: , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları