‘ Amfibyumlar ’ Kategorisi Altındaki Tüm Yazılar...

Amfibianlar Google

6 Şubat 2010

Amfibianlar yaşamın sudan karaya geçişindeki ilk halkadır…
Amfibianlar arasında evimizde veya bahçemizde pet olarak baktığımız hayvanlar ise genellikle semenderler ve kurbağalardır.
Beslenme
 
Beslenme yumurta döneminde yumurtanın besin kesesi ile başlar. Bu evre kanatlı hayvanlardaki ile temel olarak aynıdır. Larva döneminde suda hayatta kalabilen yavrular yemek için çevrelerini keşfetmek ve avlanmak durumundadırlar.
Ancak bazı türler vardırki bu evreyi otçul olarak geçirirler. Ergin dönemde ise tüm amfibiyanlar etçildir ve kendilerinden küçük canlıları avlayarak beslenirler.
Genellikle avlanırken uzun ve yapışkan dillerini kullanırlar. Bu gibi bir dil yapısına sahip olmayan bazı türler (Caudata türleri gibi) çene yapılarını kullanırlar.
Beslenme yaşam evresine, hayvanın türü ve mevsime göre değişmektedir. Larva döneminde neredeyse sürekli beslenme ihtiyacı duyarken, ergin dönemde avı beklerken ya da mevsim koşulları uygun değilken uzun süre aç kalabilmektedirler

aae2e3bbd5d44f6a930b6745b0963ed8 Amfibianlar

 
Tarihçe
 
Amfibiyanlar yaşamın sudan karaya geçişteki ilk halkasını oluşturmaktadırlar. Dolayısıyla ilk dört bacaklı canlılar olduklarını söyleyebiliriz.
Yaşamlarını temel olarak iki evrede geçirirler. Birincisi yumurtadan çıktıktan sonra suda geçen larva dönemi, ikincisi ise karaya geçiş yapan ergin dönemdir.
Üreme
 
Üreme bir iki tür dışında iç döllenme yolu ile olur. Sezon olarak, bölgenin iklim koşullarına göre yılda bir veya birçok kez çiftleşirler. Bu dönemde genellikle erkeklerin derilerinde renk değişimleri meydana gelir ve dişileri etkilemek için davranışları değişir. Bu değişikliklere hareketler ve kurbağalarda sıkça gördüğümüz şarkı söyleme tarzındaki sürekli ses çıkarma da dahildir. 
Amfibianların yumurtaları yavru için oldukça besleyici niteliktedir ve türe göre yavruyu 24 saatten bir kaç haftaya kadar değişebilen sürelerde içerisinde barındırır. Bu süreçte diğer hayvanlar tarafından korunmak için, doğa maksimum sayıda yumurta yapmak ile bu duruma çözüm getirmiştir.
 

1cc7c12c6fd54087b99080cb33bb8658 Amfibianlar

Yaşam Alanları
 
Yaşam alanları Antarktika kıtası dışında tüm dünyaya yayılmış vaziyettedir. Tuzlu su dışında tüm sulak ve nemli alanlarda yaşayabilirler. Kış aylarında vücut fizyolojileri gereği kış uykusu benzeri dinlenme durumuna geçerler ve kendilerini toprağın altına ya da göllerin diplerine gömerek korunurlar. Çok sıcak havalarda ise metabolizmalarını yavaşlatarak susuzlukla mücadele ederler.
Sulak alanların yok olması ile birlikte pek çok amfibianın da nesli tükenmektedir. Bu durum karşısında devletler özellikle hassasiyet göstermeli ve bu sulak alanların kaybedilmemesi için yerel yönetimlere destek olmalıdırlar.
Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yumurtlayan Semender Google

7 Temmuz 2009

yumurtlayan semender

YUMURTLAYAN SEMENDERLER

«Kırmızı – sırtlı semender» ve «çamurlu semender», tıpkı Birleşik Amerika Pasifik kıyısının «solucan semenderi» (Batrachoseps) gibi yumurtalarını kayaların ve çürümüş kütüklerin altındaki rutubetli köşelere yumurtlar. Yavrular yumurtanın içinde solungaçlı bir devre geçirirler, yumurtadan çıktıkları vakit ise tamamen şekillenmişlerdir. Kırmızı – sırtlı semender çok kere ufak yumurta kümesinin etrafında çöreklenmiş vaziyette bulunur. Ağaç semenderi, yumurtalarını çok kere yerden iki, üç metre yüksekteki meşe ağacı kovuklarına yumurtlar.
Su semenderleri, yumurtalarını genellikle suya yumurtlarlar. «İki-yonlü semender» (Eurycea bislineata) yaklaşık olarak otuz yumurta yumurtlar. Bunları yurdu olan dağ derelerindeki bir kayanın alt yüzüne tek tek yapıştırır. Dağ kaynaklarında ve derelerinde yasayan başka bazı semenderler de bu usule baş vururlar. Kuzey Amerika semenderleri arasında en iri yumurtaları yumurtlayan gizli – solungaçlı semenderlerin dişisi yumurtalarını uzun iki dizi halinde yumurtlar. Erkek bu arada başında durur ve bazı balıklarda olduğu gibi, yumurtaları yumurtlandıkça döller. Her yumurtanın  oldukça   iri  ve   açık   sarı renkteki 0,65 santim çaplı sarısı, hemen hemen üç misli irilikte şeffaf bir zarfla çevrilidir.

 hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , ,

Amerika Öküz Kurbağası Google

7 Temmuz 2009

AMERİKA ÖKÜZ KURBAĞASI
(Rana catesbyana)

Bu kurbağa daha ufak çeşitlerden farklı olarak geç yumurtlar. Birleşik Amerika’nın kuzeyinde yumurtlama devresi haziran veya temmuza rastlar. Bu geç tarihte suyun yüzeyinin ısısı 21 dereceyi bulmuş olur. Aynı kurbağalar memleketin güneyinde daha erken ürerler. Muazzam yumurta kümesindeki yumurtaları sayan tabiat bilgini Wright, yumurta sayısının 20 000′den aşağı olmadığını söylemektedir. Bu yumurtalar suyun, yüzeyine tabaka halinde yayılırlar. Bilhassa iri kitlelerin 4 645 santimetre karelik bir alan kapladığı görülmüştür.
Öküz kurbağaları eskiden Kuzey Amerika’nın doğusunda, Kanada’dan Meksika’nın Tehuantepec berzahına kadar olan bölgelerde bulunurdu. Fakat bacakları çok rağbette olduğundan bu iri kurbağa şimdi Birleşık Amerika’nın batısına olduğu gibi, dünyanın birçok yerlerine de yayılmıştır. Erkekten daha iri olan dişi öküz kurbağası’mn yalnız vücut uzunluğu güneyde 20 santimi bulur. Arka bacakları ayrıca 25 santim uzunluğundadır. Kuzeyde bu kurbağanın erişebildiği en büyük uzunluk 17-18 santimdir. Öküz kurbağası, Birleşik Amerika’nın en iri kuyruksuz amfibyumu’dur. Esasen dünya yüzünde yalnız Golyat kurbağası ondan iridir.
Bu kurbağanın vücut uzunluğu 30 santimi geçen ve evcil bir kedi ağırlığında olabilen bu dev kurbağa, Afrika’nın Kamerun ve Gabon bölgelerindeki derin orman akarsularlnda yaşar. Ancak su yüzeyinin alçaldığı kuru mevsimde yakalanılması mümkündür.
Öküz kurbağaları, tetarFlerinin üç yıla yakın zamanda gelişmesi yüzünden suyu çekilmeyen gölcüklerde yaşamak zorundadırlar. Hayatının birinci yılında tetari’nin pek ender olarak bacakları meydana çıkar, ideal şartlar altında ikinci yılın başında belirirler. Olağanüstü irilikteki tetari, daha kuyruğu kaybolmadan 15 santim uzunluğunda olabilir. Fakat tetarilikten çıkıp da suyu terketmeye hazırlanırken sadece 5-6 santim uzunluğundadır.

Öküz kurbağası nelerle beslenir:

Öküz kurbağası karada iki, üç yıl yaşadıktan sonra erginleşmiş olur. Yavru öküz kurbağaları’mn başlıca yiyeceği böceklerse de, yeteri kadar ufak herhangi bir hayvan erginlerine yem olabilir. Bir çok küçük göllerde kerevidesler öküz kurbağalarının yiyeceğinin büyük bir kısmını meydana getirir. Öküz kurbağası bu dipte yaşayan Kabukluları suyun altındayken yakalar. Karada semenderleri, kara kurbağalarım, başka kurbaağları, küçük kaplumbağaları, yılanları, sıçanları, hatta kuşları yer.
Öküz    kurbağası’nın    düşmanları:
Beri yandan başka bazı hayvanlar da öküz kurbağasını avlar. Tetari halindeyken dev bir su böceğinin saldırısına uğrar. Bu böcek, iğneye benzer borumsu burnundan tetari’ nin vücut sıvılarım emmekte yararnır. Balıklar da öküz kurbağası yumurtalanyle larvalarını ve yavru kurbağaları yerler. Tetarilerin, balık yiyen kuşlara da yem oldukları ileri sürülebilir. İri öküz kurbağaları yamyam olabilirler. Arada kendi cinslerinden daha ufak kurbağalara saldırıp onları yerler.
İnsanoğlu da öküz kurbağası’nın başlıca düşmanları arasına girmiştir. Bu değerli amfibyum tükenme tehlikesinde olduğu için, Amerika’nın birçok yerlerinde korunması için tedbirler alınmaktadır. Buna rağmen yalnız Louisiana eyaletinde bir yılda 375 ton kurbağa bacağı çıkarılmıştır. Bunların hepsinin öküz kurbağasına ait olduğu şüphelidir. «Güney öküz kurbağası» (Rana grylio) gibi başka iri türlerin de araya karıştırılmış olduğu muhakkaktır.
İnsanoğlu da öküz kurbağası’nm bağlıca düşmanları arasına girmiştir. Bu değerli amfibyum tükenme tehlikesinde olduğu için, Amerika’ nın birçok yerlerinde korunması için tedbirler alınmaktadır. Buna rağmen yalnız Louisiana eyaletinde bir yılda 375 ton kurbağa bacağı piyasaya çıkarılmıştır. Bunların hepsinin öküz kurbağasına ait olduğu şüphelidir. «Güney öküz kurbağası» (Rana grylio) gibi başka iri türlerin de araya karıştırılmış olduğu muhakkaktır.

 Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , , , , , ,

Taraklı Semender Google

7 Temmuz 2009

taraklı semender

BÜYÜK TARAKLI SEMENDER
(Triturus cristaîus)

«Büyük taraklı semender» şubat sonlarında veya mart başlarında hendeklerle havuzların diplerinden ve kütüklerin ılık kovuklarıyle altlarından çıkmaya başlar. Ekim ayından beri buralarda kış donlarından emniyette olarak kış uykusunu uyumuş ve ancak kışm tek tük ılık günlerinde başını kısa bir süre için dışarı uzatmıştır. Üreyebilecek çağdaysa, nisanda flört ve çiftleşme için suya dönecektir.
Dişi taraklı semender 15 santim uzunluğunda veya biraz daha uzun olup erkeğinden biraz iridir. Gerek erkeğin, gerek dişinin sırt bölgelerinin rengi, lekeli bir morumsu siyah ile koyu kahverengi arasında oynar ye üzerinde bazen siyah benekler bulunur. Ergin erkeğin sırtındaki dişli çıkıntı veya tarak, kuyruğundaki aynı tip bir tarağa bağlı değildir. Bu etli çıkıntı, dişinin sırtında yoktur. Dişinin kuyruğunda erkeğinkinden ufak yüzgeçler veya yassılmış deri çıkıntıları göze çarpar.
Taraklı semender nasıl ürer: Erkekler ve dişiler genel olarak nisanda küçük göllerde ve sakin derelerde toplaşırlar. Erkek bu~ devrede heyecanlı görünüp devamlı kuyruğunu sallar ve bu hareketiyle dişinin yanındaki suları çırpmdırır. Sonunda dişinin önüne koni biçiminde bir jelatinimsi madde bırakır. İçinde spermaların gizli bulunduğu bu paketi dişi döl yoluna çeker. Spermalar, dişinin döl yolunun tavanındaki parmağunsı ceplerde muhafaza olunurlar. Buradan vücudun içerlerine girerek yumurtaları döllerler.
Yassılmış jelatin topuyla sarılı yumurtalar tek tek yumurtalanır. dişi, yumurtaladığı her yumurtanın . etrafına bir yaprak sarar ve bu emniyet tertibatı için herhangi bir su birikintisinden yararlanır. Yaklaşık olarak yirmi gün sonra kısmen şeffaf ve balığımsı bir larva yumurtadan çıkar. Gelişme için gerekli zaman, bir dereceye kadar suyun ısısına bağlıdır. Tüye benzer solungaçları bulunan iri kafalı larva, sudaki minik hayvanlarla beslenir. Önce ön bacakları belirir, arkadan arka bacakları meydana çıkmaya başlar. Gelişme ağustos sonlarında tamamlanır. Solungaçlar bu devrede içeri çekilmiş, şeffaf deri, yerini, anne ile babanınkine daha çok benzeyen daha kalın bir deriye bırakmıştır. Taraklı semender artık sudan çıkmaya hazırdır.
Taraklı semender tekrar suya dönmeden önce karada iki, üç yıl geçirir. Döner dönmez ürer ve beşinci hayat yılının sonuna kadar büyümeye devam edebilir.
Taraklı semender, akrabaları «adi semender» (Triturus vulgaris) ile »perdeli semender» e (Triturus helr veticus) kıyasla suya daha düşkündür. Her üçü bazen aynı gölcüğün içinde bulunabilir. Burada tetariler, solucanlar ve böcek lârvalanyle beslenirler. Hareket halindeki herhangi bir ufak cisim dikkatlerini çeker. Çocuklar bir sicim ucuna solucan bağlayıp suya daldırmak suretiyle bu semenderleri yakalarlar.
Taraklı semender kendini nasıl savunur: Taraklı semender kendinden biraz ufak akrabası adi semenderi, hatta kendi cinsinin yavrularını avlamaktan çekinmez. Kendisi, minik siğillerle kaplı derisi  sayesinde daha iri hayvanlardan korunmuştur. Bu siğiller aslında,  yılanları ve başka hayvanları kaçırtan. zehirli bir madde salgılayan minik bezlerdir. Diğer taraftan «Gözlüklü Semender» lerde ayaklar hep dört parmaklıdır. Uzun ve yapışkan dil uzayıp böcek yakalamaya elverişlidir. Semendergillerin . bu «Salamandrına» grubunun tek türü «gözlüklü semender» dir ÎSalamandrina  perspicillata). Sırtı mat bir siyah, gerdanı gene siyah ve bir tek beyaz süslü, daha açık renkli karnı düzensiz siyah lekelerle beneklidir. Gözlerinin etrafındaki sarımsı kızıl halka gözlüğe benzer. Kaba etleri, bacaklarının içyüzü ve kuyruğunun alt yarısı tatlı bir kırmızıdır. Bu tür 8 -10 santim uzunluğundadır. Yurdu olan Kuzey ve Orta İtalya’nın Akdeniz kıyılarında tepelik arazinin serin ve gölgeli köşelerine rağbet eder.

 hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Kurbağalar ve Kara Kurbağalar Google

7 Temmuz 2009

kurbağa1 Kurbağalar ve Kara Kurbağalar

KURBAĞALAR VE KARA KURBAĞALARI

KURBAĞALAR dünyamızda o kadar yaygındırlar ki çoğumuz onları küçük yaşımızdan beri tanırız. Ender yaratıklardan olsalardı, ya da dünyanın yalnız uzak bölgelerinde bulunsalardı, onlara tabiatın bir harikası gözüyle   bakabilirdik.   Onlara   harika demek  birçok   bakımlardan   uygun düşer.
Ayakları dışa ve öne doğru hareket ederken, vüeudunu iki yana kıvıran semender’in oldukça acemi bir yürüyüşü vardır. Daha becerikli kara kurbağası hoplaya hoplaya çok daha hızlı yol alır. Hele kurbağa, bir düşmanının yaklaştığını farkedince, şimşek gibi kıyıdan suya atılır. Bu yolculuk tarzı ve düşmandan kaçma usulü, kuyruksuz amfibyumların soylarının tükenmemesinin başlıca sebeplerinden biridir. Üyesi bulundukları takımın bilimsel adı «Salientia» yani «atlayan hayvanlar» anlamına gelir.

 Hayvan Ansiklopedisi

Etiketler: , , , , , ,

Forum

Forum Yardim

Reklam Alanı

Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Reklam Alani
Resimler

Takip Secenekleri

twitter friendfeed facebook feed
Ana Sayfa | Klinkler | Pet Shoplar | Pansiyonlar | Medikaller | Mama Firmaları

Google Adsense Program Politikaları